|
Pazar, 24 Ocak 2010 01:02 |
|
Biliyorsunuz milletçe yeni tartışma konumuz “Balyoz darbesi”.
Sahneye koyan, yine bu konuyu kendine görev edinmiş TARAF gazetesi.
Şunu peşinen söyleyeyim; eğer bu iddia doğruysa, yani bazı komutanlar cunta kurup bu seçilmiş hükumeti “nasıl deviririz” hesabı yapmışsa …
Derhal hepsi gözaltına alınıp yargılanmalıdır.
****
Ancak, malum misyoner gazetenin yazdıklarında öyle ipe sapa gelmez iddialar var ki, tam insan zekasıyla alay cinsinden.
Sırayla şöyle bir göz atalım:
İlk önce bu konuşmalar yani “darbe planlaması” ne zaman olmuş yazılana göre 2002 sonu.
Seçimler ne zaman oldu? 2002 Kasım sonu.
Başbakan ne zaman görevi devraldı? 2003 Mart ayında.
Yani Başbakan ve AKP henüz icraat yapmamış, ne yapıp ne yapmayacağı belli değil.
Bir cunta oluşturuluyor ve hemen hükumeti devirmenin hesabı yapılıyor!
****
Hesabın içinde neler var: Camiler bombalanacak, huzur bozulacak iç karışıklık isyan çıkarılacak. İlaveten, ekonomik istikrarsızlık da oluşturulacak. Ve de müdahaleye zemin hazırlanacak!
İçeriyi böyle allak bullak ederken de ayni anda Yunanistan’la çatışma çıkarılacak!
Kendi uçağımız vurulacak Yunanistan suçlanacak.
Ayni zamanda Amerika Irak’a müdahale etmek üzere, ya da etmiş. (Orası tam belli değil.) Yani Güneydoğu sınırımızda Irak’ta savaş tehlikesi var!
Böyle bir ortamda Genareller kendi ülkelerinin altını oyacak, kendi ayaklarına değil kafalarına kurşun sıkacaklar!
****
Bu zırvaları haber diye yazmak, iddia etmek gazetecilik değil şerefsizliktir.
Her türlü ihtimal göz önünde bulundurularak hazırlanan bir askeri tatbikat senaryosu...
İstediğin gibi kes biç montaj yap. Al sana ''darbe senaryosu''…
Sonra “asker dostu” veya düşmanı olarak ilan edilen gazeteciler.
Tutuklanacak gazetecilerin içinde asker dostu, asker dostu diye ilan edilenlerin içinde asker düşmanı gazeteciler var.
Mesela Emre Aköz, o zamanlar irtica düşmanı olarak tanınıyor, askere yeri geldiğinde çiçek atıyor konumda.
AKP’yi yağlamaya başlamamış henüz. Peki “tutuklanacaklar” listesine nasıl girmiş?
Darbeden sonra kurulacağı söylenen hükümet kabinesi de ayrı bir alem.
Kabinede(!) ''Başbakan'' Hisarcıklıoğlu dahil 28 Şubat mağdurları var.
****
Kısacası, muhteşem bir malzemeden tam bir darbe senaryosu yazılmış.
CD’ye atılmış ve malum gazetenin malum muhabirine takdim edilmiş.
Bu “ haberin” çoğu fiyasko çıkar. Çıkar ama o arada TSK’nın canına okunur.
Zaten üretilen haberin doğru olması gerekmiyor ki.
Yandaş medyaya pas atıp askere saldırı fırsatının yaratılması önemli.
Ve kabul etmek lazım ki ”görevlerini” de iyi yapıyorlar.
Görevlerini iyi yapmayanlar düşünsün. Şu hale bakın, kevgire dönmüş bir Genelkurmay!
Hemen her ay belge servisi yapılıyor. Yapılan açıklamalar, yapılan yasal girişimler tatmin edici değil.
Genelkurmay’ınki tam bir istihbarat ve halkla ilişkiler faciası.
Bazı emeklilerin konuşmaları ise ayrı bir felaket.
****
Sonuç: Bir darbe hazırlanmış ama hangi tarafa belli değil.
Benim gördüğüm, asıl balyoz darbesini TSK yiyor çünkü!
Tuncer BAHÇİVAN
|