“7 KASIM 2010’DAN SONRA ERKEN SEÇİM OLUR” Yazdır e-Posta
Pazartesi, 08 Şubat 2010 01:40

DSP Genel Başkanı Masum Türker, Seçim Kanunu’nda yapılan değişikliğin yürürlüğe giriş süresinin 7 Kasım 2010’da dolacağına işaret etti ve “Olağanüstü bir hal olmazsa 7 Kasım 2010’dan sonra erken seçim olur. Erken seçim Nisan 2011’e kadar muhakkak olur'' dedi.

İSTANBUL- DSP Genel Başkanı Masum Türker, olağanüstü bir durum olmazsa, 7 Kasım 2010’dan sonra erken seçim olacağını söyledi.
Türker, Bahçeşehir Üniversitesi Hükümet ve Liderlik Okulu tarafından düzenlenen Siyaset Okulu programında ''Siyasetin Gündemi ve Erken Seçim'' konulu bir konuşma yaptı. Ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Türker, öncelikle Meclis Genel Kurulu’nda yaşanan kavgayla ilgili görüşlerini açıkladı. DSP lideri, herkesin kavgaya genel olarak baktığını, ayrıntıları görmediğini belirterek yaşananların siyaseten ‘stratejik’ olarak kullanıldığını şu sözlerle anlattı:
“Bu, AKP'nin, Başbakan'ın siyasi başarısıdır. Başbakan'ın gözüyle anlatacağım olayı. Başbakan, 'Nejat Uygur'u ziyaret etmek isteyen eşim GATA'ya alınmadı' dedi. 'Lütfen gelmeyin' diyen bir subay mı var? Hayır. Bunu Nejat Uygur'un eşi dedi. Ama hiçbir haberde bu unsur kullanılmadı. Sonradan, Nejat Uygur'un 2005'te değil, 2007'de hastanede yattığı ortaya çıktı. Sayın Osman Durmuş, Başbakan'ın bir AKP’li  tarafından peygamber olarak nitelendirilmesini örnek verip 'Ayıp etmişler' dedi. Bunun üzerine Başbakan'ın söz alması kavgayı tetikledi. Peygamber’e hiç dokunmadı, bundan hoşnuttu. 'Eşime laf söyleyemezsiniz' diye kadınlara yönelik çok başarılı bir politika yaptı. Bunun planlı olduğunu dün yapılan AKP Kadın Kolları Kongresi’nden anlıyoruz. Bunlar siyasette stratejidir.”

TEKEL İŞÇİLERİ HAKLARINI ALIRSA, ÖRGÜTLENMENİN ÖNEMİ ANLAŞILACAK
Türker, Tekel işçilerinin eylemlerinde haklı olduklarını, Hükümet’in herkesi sindirmeye çalıştığını ve Tekel işçilerinin direnişinin, örgütlenmenin önemini ortaya koyduğunu söyledi. DSP’nin her zaman emekçilerin yanında olduğunu vurgulayan Türker, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Tekel işçileri, örgütlenmeye karşı olan baskının yıkılabilmesi için gelmiş son şanstır. Eğer işçiler haklı oldukları bu yolda başarılı olur, haklarını alabilirlerse, toplum bu baskıya isyan edecek, örgütlenmekten korkmayacaktır. Örgütlenmenin şimdiki siyasal sistem için ne kadar önemli olduğunu iktidar da anlayacaktır” dedi.

AKP’DEN TÜRKER’E 25 BİN LİRALIK TAZMİNAT DAVASI
Türker, AKP’nin sivil toplum örgütlerinin, sendikaların yanı sıra, siyasi partilere de baskı yapmaya başladığını anlattı ve “AKP eleştirilere, yaptığı yanlışlıkların dile getirilmesine tahammül edemiyor. Siyasi partilere de bu yüzden baskı yapmaya başladılar. Buna bir örnek vermek istiyorum. Örneğin dün benim hakkımda, 25 bin liralık tazminat davası açtılar. En ufak bir söylemden nem kapıp, kendilerine pay çıkarmaya çalışıyorlar ve dava açıyorlar. Oysa siyaset risk almaktır” diye konuştu.

ANAYASA UZLAŞMAYLA ÇIKMALI
Türkiye'nin diğer önemli bir gündem maddesini de anayasa değişikliği çalışmalarının oluşturduğunu kaydeden Türker, bu konuda da şunları söyledi:
“Biz DSP olarak, Türkiye'nin ciddi bir anayasa değişikliğine ihtiyacı olduğunu ve bunun yapılması gerektiğini söylüyoruz. Türkiye'de anayasa değişikliği hep askeri darbelerden sonra mı yapılmalı? Bu yanlış. Peki sivil ortamda halk anayasasını nasıl hazırlayabiliriz? Biz bunu 2001'de hazırladık, en kapsamlı ve en ciddi anayasa değişikliği yapıldı. Bu AB'ye uyum için yapılan anayasa değişiklikleriydi. Anayasa değişikliğinin, sivil, yani siyasi partiler tarafından uzlaşılarak hazırlanması gerekir. Biz öyle yaptık. Şimdi ‘anayasa değişikliği’ dendiği zaman hep uzlaşmayan tarafın AKP olduğu görülmektedir.”

SEÇİM BARAJI KALKARSA SİYASETE PKK KATILAMAZ
Türker, DSP’nin demokratik açılımdan yana olduğuna da dikkat çektiği konuşmasında, “Sorun sadece tek başına Kürt meselesi değildir” dedi. Çözümün, tüm toplumu kapsayacak hale getirilmesi gerektiği üzerinde duran Türker, “Bizim önerilerimiz var. Ekonomik özgürlük, örgütlenme ve ifade özgürlüğü ile seçim barajının kaldırılması. Baraj kalkarsa, oradaki siyasete PKK katılamaz. Baraj nedeniyle bağımsız olarak seçime katılan bazı milletvekili adayları, PKK’nın desteğine muhtaç kalıyor, onun tabanında oy almaya mecbur ediliyor. Baraj kalkarsa, çok daha fazla aday olur ve bağımsız adaylığa yönelinmez” diye konuştu.

ERKEN SEÇİM MUHAKKAK OLACAK
Seçim Kanunu'nda yapılan değişikliğin yürürlüğe giriş süresinin 7 Kasım 2010’da dolacağına işaret eden DSP Genel Başkanı, “Olağanüstü bir hal olmazsa 7 Kasım 2010’dan sonra erken seçim olur. Erken seçim Nisan 2011’e kadar muhakkak olur” dedi.

EMASYA PROTOKOLÜ’NÜN KALDIRILMASI HİÇ BİR ŞEYİ DEĞİŞTİRMEDİ
Türker, bir katılımcının Emasya Protokolü’nün kaldırılmasıyla ilgili değerlendirmesini sorması üzerine ''Emasya protokolünün kaldırılması hiç bir şeyi değiştirmedi. Protokol ister kalksın ister kalkmasın Hükümet’i yöneten aynı baş. Genelkurmay da İçişleri Bakanlığı da ona bağlı'' diye konuştu.
DSP Genel Başkanı Türker, Rahşan Ecevit'in yeni parti kurmasını nasıl değerlendirdiğini soran bir katılımcıya, “Rahşan Hanım'ın parti kurmasından çok memnunum, kendisini destekliyorum. Umarım Rahşan Hanım daha nice çalışmalar yapar. Demokratik Sol düşünceye birini daha katması beni memnun eder” yanıtını verdi.