| ÜSLUB-U BEYAN AYNİYLE İNSAN |
|
|
| Pazartesi, 08 Şubat 2010 23:18 |
|
İnsanoğlu'nun kullandığı dil, ifade etmek istediği şey, konuşurken kurduğu cümleler ve bu cümlelerin diziliş şekli ya da adına üslup dediğimiz ifade tarzı gerçek kişiliğin göstergesidir. Yani insanın kültürel durumu,ahlaki seviyesi, seciyesi, niyeti, olayları, gelişmeleri algılama biçimi ve bütün bunları değerlendirme ve dile getirme şekli doğrudan kendisi hakkında ip uçları verir. Anlayacağınız, kişinin konuşma biçimi, kullandığı dil,nasıl ve nice bir kişilik sahibi olduğunun en açık göstergesidir. Başkaları hakkında ağır hakaretler içeren konuşmalar, o konuşmayı yapanın küçülmesine sebep olur ve genellikle benimsenmeyen ve onaylanmayan bir kişilik örneği sayılır. Günümüzde politikacıların kullandığı dil, üslup, ifade şekil ve tarzı bu açıdan onları da değerlendirme terazisine çıkaran önemli bir unsur olmaktadır. Burada vurgulamak istediğimiz, günümüz siyasetçilerinin kullandığı üslubun toplumu sıkıntıya sokacak kadar ağır etki meydana getirdiğidir. Siyasetçilerin halkı ayrıştırıcı ve milli birlik ve beraberlik içinde ele alınması gereken konuları birbirine zıt ve elbette birisi tamamen olumsuz olacak şekilde ortaya koymaları ne topluma ve ne de ülkeye bir fayda sağlamadığı gibi zarar da vermektedir. Belden aşağı vuruşlar, olmayacak sözlerle sataşmalar ve kötü bir üslupla mücadele etmeler, tekmeli yumruklu kavgalar, hakaretli sözler, günümüzde artık sıradan insanlara, avama bile yakışmayacak tavır ve hareketler olarak değerlendirilirken, bu memleketi idare etmek üzere Millet Meclisi'ne gönderilen Zevata hiç mi hiç yakışmamaktadır. Ayıplamanın bile hafif kalacağı ifadelerle birbirini suçlayan, hakaret eden, olmayacak didişmeler ve kavgaya varan hakaret ve hareketlerle birbirine karşı hasmane tutum sergileyenler nasıl olur da birbirinin yüzüne bakabilir ve aynı çatı altında görev yapar anlaşılır gibi değildir. Politikacılar sorumluluk duygusuyla hareket etmek zorundadırlar.Topluma örnek olmak zorundadırlar.Kendi nefislerini aşmak zorundadırlar.Evet, onlar da etten kemikten ve sinirden ibarettirler.Ama öfke O insanlara asla yakışmamaktadır. Atalarımız boşuna dememişler "Öfkeyle kalkan zararla oturur " diye. "Üslub-u beyan ayniyle insan" dır. Biz böyle düşünürüz, halk böyle düşünür, vesselam..
HÜSEYİN TANRIKULU |


