Yaşam
Engelsizler ...
Ak Partili Ayva, YSK'ya başvurdu
AK Parti İstanbul Milletvekili Lokman Ayva, özürlülerin daha uygun şartlarda oy kullanabilmeleri için Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanlığına başvurdu. Ayva, dilekçesinde, özürlü vatandaşların en tabii demokratik hakkı olan oy kullanabilmelerini sağlamak amacıyla yaptığı girişimlerden bir sonuç alamayınca bu başvuruyu yapmak zorunda kaldığını bildirdi.Hareket zorunluluğu olan özürlülerin evlerinden oy mahalline taşınmasını, körlerin kimsenin tesiri altında kalmadan ve gizli olarak oy kullanabilmelerini istediğini kaydeden Ayva, 'Ne yazık ki Anayasa ve kanunlar tarafından bu vazife YSK'ya verilmesine rağmen yerine getirilmedi' dedi.Lokman Ayva, konuyla ilgili verdiği soru önergesine, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek'in, 'Özürlü vatandaşların demokratik oy haklarını sağlıklı bir kullanabilmeleri noktasında YSK tarafından ilave tedbirler istenilmesi halinde, maddi ve manevi hiç bir fedakarlıktan...
Devamını oku...
AK Parti İstanbul Milletvekili Lokman Ayva, özürlülerin daha uygun şartlarda oy kullanabilmeleri için Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanlığına başvurdu. Ayva, dilekçesinde, özürlü vatandaşların en tabii demokratik hakkı olan oy kullanabilmelerini sağlamak amacıyla yaptığı girişimlerden bir sonuç alamayınca bu başvuruyu yapmak zorunda kaldığını bildirdi.Hareket zorunluluğu olan özürlülerin evlerinden oy mahalline taşınmasını, körlerin kimsenin tesiri altında kalmadan ve gizli olarak oy kullanabilmelerini istediğini kaydeden Ayva, 'Ne yazık ki Anayasa ve kanunlar tarafından bu vazife YSK'ya verilmesine rağmen yerine getirilmedi' dedi.Lokman Ayva, konuyla ilgili verdiği soru önergesine, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek'in, 'Özürlü vatandaşların demokratik oy haklarını sağlıklı bir kullanabilmeleri noktasında YSK tarafından ilave tedbirler istenilmesi halinde, maddi ve manevi hiç bir fedakarlıktan...
Devamını oku...

Dünya Engelliler Vakfı Türkiye kurucusu ve başkanı olan şarkıcı Metin Şentürk, BM'deki engelliler sözleşmesi toplantılarına katılmak için geldiği New York'ta, "Biz buraya Türkiye'de Dünya Engelliler Birliğini kurmaya, aday olduğumuzu duyurmaya ve BM'deki ülkeleri davet etmeye geldik" dedi. BM'de engelliler sözleşmesinin uygulanmasına yönelik düzenlenen toplantılara katılan Şentürk, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Dünya Engelliler Vakfını Türkiye'de kurmalarının en önemli sebeplerinden birinin 'Dünya Engelliler Birliği'ni Türkiye'de kurmak olduğunu söyledi. Metin Şentürk, bu fikri öncelikle Türkiye'deki sivil toplum kurumlarıyla birlikte olgunlaştırdıklarını, bu amaçla bir platform oluşturduklarını bildirdi.BM'deki toplantılara sivil toplum örgütü temsilcisi olarak katıldığını belirten Şentürk, bu toplantılara katılım amaçlarının, Türkiye'de kurmak istedikleri Dünya Engelliler...
Devamını oku...

Türkiye Bedensel Engelliler Federasyonu ile Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen Ampute Ligi'ni, namağlup şampiyon tamamlayan Ankara Engelliler Gençlik ve Spor Kulübü, Rusya'daki Şampiyon Kulüpler Şampiyonası'nda kupayı Türkiye'ye getirmeyi hedefliyor. Rusya'nın Volgograd kentinde 8-15 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek Şampiyon Kulüpler Şampiyonası'nda Türkiye'yi temsil edecek Ankara Engelliler Gençlik ve Spor Kulübü, Samsun'da kampa girdi.Antrenör Eyüp Yıldırım yönetimindeki ampute takımı, günde çift antrenman yaparak hazırlıklarını sürdürüyor. Eyüp Yıldırım, şampiyonaya ilk kez katılacaklarını belirterek, Türkiye'den Karagücü'nün daha önce 2 kez şampiyonada yer aldığını hatırlattı. Şampiyonanın aynı zamanında bir uluslararası sınav niteliği taşıdığını anlatan Yıldırım, "Bu bizim ilk deneyimimiz olacak. Tek hedefimiz şampiyon kulüpler kupasını...
Devamını oku...

Kaybolan zihinsel engelli çocuk 4. günde dere yatağında bulundu. Öldü sanılırken, gözlerini açtı, ekipler sevince boğuldu. Annenin haykırışları, sevenlerin ürkek dokunuşları yürek burktu Mersin Silifke'de mucize kurtuluş. Ormanda kaybolan zihinsel engelli çocuk, 4. günde dere yatağında bulundu. Yenisu Köyü'nde, 14 Temmuz günü arkadaşlarıyla oynayan 9 yaşındaki Emir Şahin Avcı, ortadan kayboldu. Jandarma, Orman İşletme Müdürlüğü ve köylüler harekete geçti. TRAKTÖRLE GETİRDİKKöy ve çevresi karış karış arandı, sonuç çıkmadı. Umutlar yavaş yavaş tükenirken, sevindirici haber 4. gün geldi. Emir, 7 kilometre uzakta, bir dere yatağında bulundu. Gözleri kapalıydı, 'öldü' sanıldı. Bir anda gözlerini açınca, ekipler sevince boğuldu. Aramalara katılan köylüler, o anı şöyle anlattı: Ümitlerimiz tükenmeye başlamıştı. Çalışmalarımıza devam ederken, dere yatağında sessiz bir...
Devamını oku...

Hayat her zaman istediğimiz gibi gitmiyor yazık ki. Öyle engeller çıkarıyor ki insanın karşısına ya tökezliyorsunuz ya da direnip başınızı dik tutmayı öğreniyorsunuz. İşte size bir direncin hikayesi... Özge Uzun… ‘En uzun bacaklı spiker’ ya da ‘balata’ gafının mimarı olarak tanıyoruz birçoğumuz onu. Aslında bütün o söylenenlerin arkasında hayatın sillesini fazlasıyla yemiş; fakat hep ayakta durmayı başarmış çok güçlü bir kadın ve çok derin bir anne yüreği var.Daha 3 yaşındayken anne babası ayrılmış Özge Uzun’un; abladan çok anne olmuş kardeşlerine. Çok erken yaşta yüklenmiş sırtına yükleri, çalışmaya koyulmuş; öyle ki okulun takdirlik öğrencisi olduğu halde hayat ona üniversite yolunu açmamış bir türlü.Yetmemiş; çoklarımızın ‘vah vah’ diyeceği; kendimiz ve sevdiklerimiz için ‘’Allah korusun, Allah saklasın’’ diye içten içe dua edeceği çok özel bir de çocuk...
Devamını oku...

Turhan, prova amacıyla Niğde Aladağlar’daki 3 bin 461 metre yükseklikteki zirveye tırmanacağını söyledi. Görme engelli milli atlet ve dağcı Necdet Turhan, gazeteci Ayşe Arman’ın maddi destekleriyle 2-11 Ağustosta Alp Dağları’na tırmanacak. 53 yaşındaki Turhan, engellilerin hayatta neleri başarabileceğini dünyaya göstermek istediğini, bu amaçla 2002 yılında “Beş Kıtada Beş Maraton, Beş Zirve” adıyla bir proje başlattığını anlattı. Projede 2002’de New York, 2004’te Atina Klasik, 2005’te Japonya Dünya Körler, 2006‘da Sidney, 2007’de Mısır-Luxor maratonlarını koştuğunu belirten Turhan, dağlar bölümünde ise Ağrı Dağı ve Kilimanjaro’nun zirvesine çıktığını kaydetti. Turhan, hedefinin Alp Dağları’nın en yüksek noktası olan 4 bin 792 metre yüksekliğindeki Mont Blanc’a tırmanmak olduğunu bildirdi. TÜRKİYE
4 yaşında elektrik çarpması sonucu iki bacağıyla bir kolunu kaybeden 15 yaşındaki Kübra, ruhunu sporla tedavi etti. Kübra'nın masa tenisinde Avrupa derecesi var. ANKARA-"Masa tenisi benim ilacım. Benim için su demek. Bir insan nasıl susuz yaşayamazsa, ben de masa tenisi olmadan yaşayamam" diye anlatıyor Kübra Öçsoy masa tenisinin yaşamındaki önemini.Yozgat’ın Sorgun ilçesine bağlı bir köyde dünyaya gelen, 4 yaşında elektrik çarpması sonucu bir koluyla 2 bacağını kaybeden Kübra Öçsoy (16), yaşama azmini ve hayata bağlılığını hiçbir zaman yitirmedi.Tedavisi ve eğitimi için ailesinin başkente taşınmasının ardından Doğan Çağlar Özel Eğitim Okuluna başlayan ve 9. sınıf öğrencisi Kübra, 3 yıl önce masa tenisi ile tanıştı.Diyanetspor’a bağlı olarak sürdürdüğü masa tenisi kariyerinde kısa sürede önemli başarılara imza atan Kübra, 2007 ve 2009 Avrupa şampiyonalarında takımlarda Avrupa...
Devamını oku...

Görme engellilere otomobil müjdesi! Mühendisler en geç 2011'de yüzde yüz görme engellilerin direksiyon başına geçmesini sağlayacak teknolojinin hazır olcağını açıkladı Görme engelli sanatçı Metin Şentürk geçtiğimiz Nisan ayında, saatte 292 kilometre hız yaparak, 'Dünya Görme Engelliler Sürat Rekoru'nu kırmış ve Guinness Rekorlar Kitabı'na girmişti.SÜRÜCÜNÜN REHBERİ OTOMOBİLABD'deki Virginia Teknoloji Enstitüsü ile Milli Körler Federasyonu, görmeyenlerin direksiyon başına geçmesini sağlayacak teknolojiyle üretilen otomobilin prototipinin 2011'de tamamlanacağını açıkladı. Otomobilde, yakındaki arabalar ve objeler hakkında bilgi vererek sürücüye rehberlik eden "görsel olmayan arabağ" adlı bir teknoloji kullanılıyor.GERÇEKLEŞECEĞİNE İNANMADILARKörler Federasyonu Başkanı Mark Maurer, "Bu fikre ilk kapıldığımda bazıları deli olduğumu düşündü" derken mühendis Dr. Dennis Hong bu teknolojinin...
Devamını oku...

Sosyal Güvenlik Kurumu, yüzde 40 ve üzeri engelli hastaların diş sağlığı giderlerinin tamamını karşılıyor. Engelli hastalarının diş tedavisi hizmetleri konusunda haklarından haberdar olmadığı ortaya çıktı. Hospitadent Dental Group Çamlıca Şubesi Başhekimi Dr. Selçuk Özbölük, "Engelli vatandaşlarımız, sağlık hizmetlerini alabilecekleri kurumlar hakkında çok fazla bilgiye sahip değil. Oysa Sosyal Güvenlik Kurumu yüzde 40 ve üzeri engelli olan vatandaşlarımızın diş tedavi hizmetlerinin asgari ücret tarifesi üzerinden tamamını karşılıyor" dedi.KENDİLERİ SEÇEBİLECEKDr. Özbölük, engellivatandaşların istedikleri ağız ve diş sağlığı merkezinde ya da polikliniklerde bu fiyatlar üzerinden diş tedavilerini yaptırabileceklerini vurguladı. Türkiye'de engelli vatandaşların diş sağlığı hizmeti alma konusunda yaşadığı zorluklara dikkat çeken Dr. Özbölük, şunları söyledi:HAREKETLİ KOLTUK"Hastanın...
Devamını oku...
Okuduğu şiir ile hayaline kavuştu
Kayseri'nin Develi ilçesinde, bir törende okuduğu şiir ile dikkati çeken engelli çocuğa, belediye tarafından bilgisayar hediye edildi. Develi ilçesine bağlı Yazıbaşı köyünde yaşayan bedensel engelli Seyit Ağca (14), evleri okula yakın olduğu için annesinin yardımıyla ilköğretimi tamamladı. Ancak, imkansızlıklar nedeniyle daha sonraki eğitimini sürdüremedi.Okulunu bırakınca eve hapsolan Seyit Ağca, bilgisayarlara ilgi duymaya başladı. Komşuları ve arkadaşlarının bilgisayarlarını kullanan Ağca'nın kendisine ait bir bilgisayara sahip olma hayali, Engelliler Haftası'nda okuduğu bir şiirle gerçekleşti.Kutlama programında oldukça duygulu şekilde şiir okuyan Seyit Ağca, protokolün dikkatini çekti. Develi Kaymakamı Enver Ünlü ve Belediye Başkanı Recep Özkan, okuduğu şiirden etkilendikleri Ağca'yı evinde ziyaret etti.Ünlü ve Özkan'ın bir ihtiyacı olup olmadığını sormaları üzerine Seyit Ağca, dünya ile...
Devamını oku...
Kayseri'nin Develi ilçesinde, bir törende okuduğu şiir ile dikkati çeken engelli çocuğa, belediye tarafından bilgisayar hediye edildi. Develi ilçesine bağlı Yazıbaşı köyünde yaşayan bedensel engelli Seyit Ağca (14), evleri okula yakın olduğu için annesinin yardımıyla ilköğretimi tamamladı. Ancak, imkansızlıklar nedeniyle daha sonraki eğitimini sürdüremedi.Okulunu bırakınca eve hapsolan Seyit Ağca, bilgisayarlara ilgi duymaya başladı. Komşuları ve arkadaşlarının bilgisayarlarını kullanan Ağca'nın kendisine ait bir bilgisayara sahip olma hayali, Engelliler Haftası'nda okuduğu bir şiirle gerçekleşti.Kutlama programında oldukça duygulu şekilde şiir okuyan Seyit Ağca, protokolün dikkatini çekti. Develi Kaymakamı Enver Ünlü ve Belediye Başkanı Recep Özkan, okuduğu şiirden etkilendikleri Ağca'yı evinde ziyaret etti.Ünlü ve Özkan'ın bir ihtiyacı olup olmadığını sormaları üzerine Seyit Ağca, dünya ile...
Devamını oku...
Engel!Siz TV şubat sonunda yayına başlıyor
Engelliler Yaşam Merkezi Derneği, dünyada bir ilke imza atarak, “Engel! Siz TV”yi kurdu. Tüm engelliler ile yakınlarına yönelik olarak kurulan kanal, “Engel Olma” sloganıyla şubat ayı sonunda yayın hayatına merhaba diyecek. Kanalın, TURKSAT 12015 frekanstan ve çok yakında D-Smart, Digiturk ayrıca internetten de canlı izlenebileceğini dile getiren Engelliler Yaşam Merkezi Derneği Basın Sözcüsü Burcu Yağış, Engel!siz TV’nin ana hedeflerini şöyle sıraladı: “Engellilerin ve engelli yakınlarının yenilik ve gelişmelerle ilgili bilgi sahibi olmalarını sağlamak, yerel yönetimlere engelliler için yaptıkları mimari ve kentsel düzenleme ve faaliyetlerle ilgili destek sağlamak, yeni girişimleri teşvik etmek, sivil toplum kuruluşları arasında etkileşimi güçlendirerek, sosyal sorumluluk bilincinin gelişmesine destek sağlamak.”MİLLİYET
Engelliler Yaşam Merkezi Derneği, dünyada bir ilke imza atarak, “Engel! Siz TV”yi kurdu. Tüm engelliler ile yakınlarına yönelik olarak kurulan kanal, “Engel Olma” sloganıyla şubat ayı sonunda yayın hayatına merhaba diyecek. Kanalın, TURKSAT 12015 frekanstan ve çok yakında D-Smart, Digiturk ayrıca internetten de canlı izlenebileceğini dile getiren Engelliler Yaşam Merkezi Derneği Basın Sözcüsü Burcu Yağış, Engel!siz TV’nin ana hedeflerini şöyle sıraladı: “Engellilerin ve engelli yakınlarının yenilik ve gelişmelerle ilgili bilgi sahibi olmalarını sağlamak, yerel yönetimlere engelliler için yaptıkları mimari ve kentsel düzenleme ve faaliyetlerle ilgili destek sağlamak, yeni girişimleri teşvik etmek, sivil toplum kuruluşları arasında etkileşimi güçlendirerek, sosyal sorumluluk bilincinin gelişmesine destek sağlamak.”MİLLİYET
"CHP'den engelliler için yasa teklfi"
CHP İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız, engelli istihdamına ilişkin sınavın merkezi olarak yapılması ve kadro tahsis edildiği halde engelli çalıştırmayan kamu kurum ve kuruluşlarına her özürlü için aylık bin 500 TL ceza kesilmesini öngören yasa teklifini hükümetin desteklemesi gerektiğini söyledi. Ankara- CHP İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız, Parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, resmi verilere göre, kamu kurum ve kuruluşlarında yüzde 3 özürlü çalıştırma kuralına uyulmadığını, 48 bin 549 özürlü istihdam edilmesi gerekirken bu kadroların 38 bin 192'in boş olduğunu ifade etti.Bunun, özürlü kadrolarının yüzde 79'unun kullanılmadığı anlamına geldiğini belirten Yıldız, Adalet, İçişleri, Sanayi ve Ticaret, Dışişleri, Ulaştırma ve Sağlık bakanlıklarında hiç özürlü çalıştırılmadığını söyledi. Yıldız, 75 özürlü çalıştırması gereken Çalışma ve Sosyal Güvenlik...
Devamını oku...
CHP İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız, engelli istihdamına ilişkin sınavın merkezi olarak yapılması ve kadro tahsis edildiği halde engelli çalıştırmayan kamu kurum ve kuruluşlarına her özürlü için aylık bin 500 TL ceza kesilmesini öngören yasa teklifini hükümetin desteklemesi gerektiğini söyledi. Ankara- CHP İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız, Parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, resmi verilere göre, kamu kurum ve kuruluşlarında yüzde 3 özürlü çalıştırma kuralına uyulmadığını, 48 bin 549 özürlü istihdam edilmesi gerekirken bu kadroların 38 bin 192'in boş olduğunu ifade etti.Bunun, özürlü kadrolarının yüzde 79'unun kullanılmadığı anlamına geldiğini belirten Yıldız, Adalet, İçişleri, Sanayi ve Ticaret, Dışişleri, Ulaştırma ve Sağlık bakanlıklarında hiç özürlü çalıştırılmadığını söyledi. Yıldız, 75 özürlü çalıştırması gereken Çalışma ve Sosyal Güvenlik...
Devamını oku...

Güler yüzüyle tanıdığımız Özge Uzun ve minik oğlu Dağhan'ın hüzünlü ama örnek bir hikayesi var... Uzun yaşadıklarını Posta'ya anlattı. Dağhan doğunca neler yaşadınız?Doğumdan sonra kendime gelmeye başladığımda durumu bana söylediler. Annemle eşim doğar doğmaz öğrenmişler. Annem emekli hemşire olduğundan Dağhan’ı yoğun bakımda görünce terslik olduğunu anlamış. Dağhan’ın hastalığı milyonda 1 görülen FG sendromuna benziyor ama değil.Kalça çıkığı var, parmakları yapışık. Bir de kalp problemi yaşıyor. Ayrıca eklem gevşekliği ve gelişim geriliği de var. Yakında da parmaklarından ameliyat olacak. Her doktora gittiğimizde önümüze başka bir sorun çıktı. Kabullenmek zordu ve benim kendime gelecek vaktim bile olmadı. Dağhan 2 aylıkken işe başladım.Annelik size ne öğretti?Gözyaşımı içime akıtmayı öğrendim. Çok zor bir durum ve çok üzülüyorum. Bunlar bende sivilce olarak patlıyor....
Devamını oku...

ZİÇEV Şubeler arası Koordinasyon Toplantısı Yapıldı. Vakfımızın Şube Yönetim Kurulu Başkanları ve bazı üyeleriyle, ZİÇEV kuruluşu olan Makbule Ölçen Özel Eğitim Kurumları Müdürleri, 18-20 Ocak 2009 günlerinde Ankara-Genel Merkezde buluştular. Toplantının ana gündemi, Vakfımızın kurumlaşma çalışmaları çerçevesinde yürütülen yeniden yapılanma çalışmalarının tartışmaya açılması, bu yeni gelişmeler doğrultusunda, Vakfın bütünüyle ve şubelerin tek tek masaya yatırılarak mali ve eğitim yönlerinden incelenmeleri, sorunlara çözüm getirilmesi idi. Toplantı Genel Başkan Ülay Karakoç’un, kısa bir açıklaması ve Toplantının verimli geçmesi dileğiyle başladı. ZİÇEV Genel Koordinatörü ve Kurucu Temsilcisi Hasan İffet Cengiz mali ve idari yönden, Makbule Ölçen Özel Eğitim Kurumları Genel Müdürü N. Tomris Miser ise, eğitim ve sorunları açısından katılımcıları ayrıntılı olarak...
Devamını oku...
Özürlü İsdihdamı Yerine Ceza
Özürlü personel çalıştırmak zorunda olan özel sektörün istihdam yerine ceza ödemeyi tercih ettiği bildirildi. Tüm Engelliler Derneği Başkanı Boztaş, bu yüzden İş-Kur'da biriken paranın 14 milyon TL'yi bulduğu söylediTürkiye'de kanun gereği özürlü çalıştırmak zorunda olan özel sektörün istihdam yerine ceza ödemeyi tercih ettiği öne sürüldü. Tüm Engelliler ve Aileleri Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı İlimdar Boztaş, pek çok şirketin özürlü çalıştırmak yerine ceza ödediği için İş-Kur'da biriken paranın 14 milyon TL'yi bulduğu söyledi. SADECE SİGORTAYI YATIRIYORLARKalanların önemli bir kısmının da cezai müeyyideden kurtulmak için özürlülerin sadece sigortasını yatırıp çalışıyor gösterdiklerini öne sürdü. 1475 sayılı İş Kanunu'na göre 50 ve daha fazla işçi çalıştıran işverenlerin işletmelerinde yüzde 3 oranında sakat kimseyi mesleki beden ve ruhi durumuna uygun işlerde...
Devamını oku...
Özürlü personel çalıştırmak zorunda olan özel sektörün istihdam yerine ceza ödemeyi tercih ettiği bildirildi. Tüm Engelliler Derneği Başkanı Boztaş, bu yüzden İş-Kur'da biriken paranın 14 milyon TL'yi bulduğu söylediTürkiye'de kanun gereği özürlü çalıştırmak zorunda olan özel sektörün istihdam yerine ceza ödemeyi tercih ettiği öne sürüldü. Tüm Engelliler ve Aileleri Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı İlimdar Boztaş, pek çok şirketin özürlü çalıştırmak yerine ceza ödediği için İş-Kur'da biriken paranın 14 milyon TL'yi bulduğu söyledi. SADECE SİGORTAYI YATIRIYORLARKalanların önemli bir kısmının da cezai müeyyideden kurtulmak için özürlülerin sadece sigortasını yatırıp çalışıyor gösterdiklerini öne sürdü. 1475 sayılı İş Kanunu'na göre 50 ve daha fazla işçi çalıştıran işverenlerin işletmelerinde yüzde 3 oranında sakat kimseyi mesleki beden ve ruhi durumuna uygun işlerde...
Devamını oku...
Sağlık ...

Yalnızca Türkiye'de değil ABD'de de büyük bir üne sahip olan Türk asıllı Dr. Mehmet Öz'de kolon kanseri riski bulunduğu bildirildi. People dergisi, sağlıklı yaşam gurusu olarak tanınan Öz'ün 50'nci yaşgününde check-up yaptırdığını ve bunun neticesinde bağırsağında bir kitleye rastlandığını duyurdu. Dergi, Öz'ün büyük bir olasılıkla kanser olduğunu ancak kesin teşhisin yapılacak detaylı tetkikler neticesinde konulacağını duyurdu.People dergisine konuşan Öz, "Benim için sarsıcı oldu. Herşeyi doğru yaptım. Ailemde kanser geçmişi yok. Ama yine de risk altındayım" dedi.Öz ayrıca, çok gergin olduğunu belirterek, neden böyle birşeyin başına geldiğini sorguladığını da ifade etti.Sağlıklı yaşamla ilgili çok sayıda kitap yazan Öz, bir süre ünlü talk-showcu Oprah Winfrey ile program yapmıştı ve bir süredir de kendi televizyon programını sunuyor.Hürriyet

Amerikalı uzmanların yaptıkları araştırmaya göre sarımsak kokusunu bir tek o yok ediyor... Amerikalı uzmanların yaptığı araştırma sarımsak kokusunu, bir bardak süt içmenin giderdiğini tespit ettiUzmanlar, “Sarımsakta bulunan ‘AMS’ adlı bileşen, sindirim sırasında parçalanmadığı için ağız ve vücutta kokuya neden oluyor. Bir bardak süt ise sarımsağın içindeki bu bileşenin parçalanmasını sağlıyor ve kokuyu yüzde 50 azaltıyor” diye konuştu. Uzmanlar diş fırçalayınca bile gitmeyen kokunun süt tarafından giderildiğini savundu.SARIMSAĞIN FAYDALARI* Savunma sistemini kuvvetlendirmesi en çok bilinen sarımsak faydası olarak belirtilebilir.* Beyaz kan hücrelerinin sayısını artırarak bağışıklığı kuvvetlendirir.* Antiseptik ve antibiyotik özellik taşır. Bakteri ve mantarın üremesini önler. Doğal bir antibiyotik olarak bakteri ve virüslere karşı direnç kazandırır.* Sarımsak kullanımı kalp...
Devamını oku...

Dünya Sağlık Örgütü'nün yaşam kalitesini en çok düşüren 20 hastalıktan biri olarak gösterdiği migren, yakın gelecekte tarihe karışabilir. Uzun süreden beri migren üzerinde çalışan bir grup bilim adamı, bu hastalığa neden olan geni buldu. Araştırmaya göre, migrene 8. kromozom üzerindeki belirli bir gen varyasyonu neden oluyor. Modern tıp açısından devrim niteliğinde olan bu keşif, halen migren yüzünden baş ağrısı çeken milyonlarca insan için umut ışığı oldu. Ateşle yanar gibi bir baş ağrısı, görmede bozukluklar, bulantı, kusma, ışığa veya sese karşı hassaslık ve benzeri birçok şikayet. Bunlar günümüzde halen kesin bir tedavi yöntemi bulunamayan migren hastalığının başlıca özellikleri. Her yıl 3 milyar dolardan fazla para, migren hastalıklarının tedavisi için harcanıyor. Buna rağmen bugüne kadar kesin bir tedavi yöntemi bulunmuş değil.Almanya, Hollanda, Finlandiya ve İngiltere'den bilim...
Devamını oku...

Dünya Sağlık Örgütü, tüm dünyayı etkisi altına alan domuz gribi salgınının sona erdiğini duyurdu. CENEVRE - DSÖ Başkanı Margaret Chan, salgının ''büyük oranda normal seyrini izlediğini'', dünyada artık ''salgın sonrası'' aşamaya geçildiğini söyledi. Stoklarda bulunan H1N1 grip aşılarının salgına yol açan eski virüse karşı halen etkili olduğunu vurgulayan Chan, bu aşıların risk grubundaki kişileri hastalıktan korumak için kullanılması gerektiğine dikkati çekti. Chan, salgının bitmiş olmasına karşın virüsün, tıpkı mevsimsel grip gibi yıllarca zaman zaman ortaya çıkmaya devam edeceğinin altını çizdi. DSÖ'den geçen hafta yapılan açıklamada, salgının başladığı Nisan 2009'dan beri tüm dünyada en az 18 bin 849 kişinin bu hastalıktan hayatını kaybettiği duyurulmuştu. ntv

Sağlık Bakanlığı, yurt genelinde mevsim normallerinin üzerinde devam eden hava sıcaklığında yaklaşık 16 saat aç ve susuz kalacak olan oruç tutanlara dengeli beslenme uyarısında bulundu. Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada Bakanlık uzmanları, bu yıl aşırı sıcaklara denk gelen ramazan nedeniyle vücutta terle birlikte su ve mineral kaybının oluşacağını bunun sonucunda da bayılma hissi, bulantı, baş dönmesi gibi sağlık problemlerinin görülebileceği bildirdi. Bunların yaşanmaması için iftar ile sahur arasında 2.5 litre sıvı tüketilmesinin hayati önem taşıdığını belirten uzmanlar, yeterli ve dengeli beslenmenin ramazan ayında da sürdürülebilmesi için günün oruç tutulmayan bölümünde en az üç öğünü tamamlamak ve sahur öğününü atlamak gerektiğini hatırlattı. Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan ve önümüzdeki günlerde açıklanacak genelgeye göre beslenme ve diyet uzmanları,...
Devamını oku...

Ramazan ayındaki vakaların çoğunun secdede kalp sıkışmasıyla geldiğini söyleyen Prof. Dr. Dayıoğlu, hastalara namazlarını yarı dolu mideyle kılmalarını ve iftarlarını uzun bir yemek periyotuyla yapmalarını önerdi. İSTANBUL - İstanbul Üniversitesi (İÜ) İstanbul Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Enver Dayıoğlu, düzenli tansiyona sahip olan hastalar ile diyetlerine dikkat eden stentli hastalar ve kan değerlerinin kontrolü sağlanabilecek by-pass koroner hastalarının oruç tutabileceğini, hem kalp hastası, hem de tip 1 diyabeti olan ve gündüz insülin alması gereken hastalar ile 4. dereceden kalp yetersizliği olan ve kalp nakli bekleyen hastaların ise kesinlikle oruç tutmamaları gerektiğini söyledi. Dayıoğlu, hastaların, ramazan ayında iftar ve sahurda bol sulu yemekler yemelerini ve su kaybını azaltıcı ortamlarda bulunmalarını önererek, vücudun ihtiyacı olan tuzun...
Devamını oku...

Uzun yaz günlerinde kolay oruç tutmak için uzmanlar önemli tavsiyelerde bulunuyor: "Bol bol meyve, yoğurt ve tahıllı ekmek tüketin. Sahura mutlaka kalkın. Yağlı ve ağır yemeklerden kaçının" Kayseri Erciyes Üniversitesi Hastanesi Diyet Uzmanı Zeynep Caferoğlu, Ramazan ayında bireylerin beslenme alışkanlıklarının önemli ölçüde değiştiğini belirterek "Üç ana öğünden oluşan günlük beslenme düzeni, iftar ve sahur olmak üzere iki öğüne düşüyor. Bu nedenle insanlar uzun süre aç kalacakları için daha çok besin tüketimine, özellikle de yağlı ve kalorili yiyeceklere yöneliyor" diye konuştu.SAHURA MUTLAKA KALKINDiyetisyen Caferoğlu, uzun yaz günlerine denk gelen Ramazan ayının rahat geçirilebilmesi için sahura mutlaka kalkılması gerektiğini dile getirdi. "Sahur öğünü, bireyleri oruca hazırlayan en önemli öğündür" diye konuşan Caferoğlu, sahurda çok yemek yerine daha yavaş sindirilen ve daha uzun süre tokluk...
Devamını oku...

Hava sıcaklığı ve yüksek nemden en fazla kalp hastaları etkileniyor. Ani kalp ölümlerinin 4 belirti verdiğini belirten Prof. Cem Alhan, "Bunlar göğüs ve sırt ağrısı, çarpıntı hissi, bası hissi ve bilinç değişikliği" dedi.Kalp sorunu ve kalpten ölümlerin en çok görüldüğü ülkelerden biri de Türkiye. Acıbadem Maslak Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü Sorumlusu Prof. Dr. Cem Alhan, her bin kişiden birinde ani kalp ölümü görüldüğünün altını çizdi. Prof. Dr. Cem Alhan, "Bilinen kalp damar rahatsızlığı olanlarda ise bu oran 7-8 kat daha fazla görülüyor. Bu risk özellikle önceden kalp krizi geçirmiş olan, kalp kasılmasında yetersizlik bulunan veya daha önceden ciddi ritm düzensizlikleri atlatmış olan hastalarda daha belirgin artıyor" açıklamasını yaptı.SORUMLUSU DAMAR TIKANIKLIĞIAni kalp nedenli ölümlerin toplumumuzdaki en sık nedeni yine kalp damarlarındaki tıkanıklıklar. Bu tıkanıklıkların...
Devamını oku...

Doktorlar baş ve boyun bölgesinde kanser tümorü bulunan hastaları, genetik değişimden geçirilmiş bir herpes virüsü ile tedavi etmeyi başardıklarını söylüyor. Londra'da bir hastanede, 17 hastaya kemoterapi ve radyoterapi yanında bu virüsün de verilmesi, hastaların büyük bölümünde tümörlerin yokolması ile sonuçlandı.Virüsün kanser hücrelerinin içine girerek onları içeriden öldürdüğü, bu arada da hastanın bağışıklık sistemini güçlendirdiği belirlendi.Bu konuda yıl içinde başka denemeler de yapılması düşünülüyor.Her yıl binlerce kişi ağız, dil ve gırtlakta kendisini gösteren baş ve boyun kanserine yakalanıyor. Sadece İngiltere'de, bunların sayısı 8 bini buluyor.Araştırmayı yürüten Londra Kanser Araştırmaları Enstitüsü'nden Dr Kevin Harrington, şu anki tedavilerin kanser erken safhada belirlenirse etkili göründüğünü söylüyor ancak pek çok hastanın ileri safhalara kadar teşhis edilmediğini...
Devamını oku...

Bilimsel Komite, GDO’ lu 25 ürünün ithalatına izin verdi. Daha önce sadece GDO’lu mısır ve soyaya izin veren Bilimsel Komite, aldığı son kararla GDO’lu şekerpancarı, maya, patates, pamuk, bakteri biyokütlesi ve kolzanın da ithalatına izin verdi. Böylece bugüne kadar Türkiye’ye genetiği değiştirilmiş 9 çeşit mısır, 3 çeşit soya, 3 çeşit kanola, 6 çeşit pamuk, 1 çeşit şekerpancarı, 1 çeşit maya, 1 çeşit patates, 1 çeşit bakteri biyokütlesi olmak üzere toplam 25 çeşit genetiği değiştirilmiş ürün ithalatına izin verildi. Genetiği değiştirilmiş (GDO) 25 çeşit tarımsal ürünün ithalatına izin verildi. GDO Bilimsel Komite kararlarına göre bugüne kadar genetiği değiştirilmiş mısır, soya şekerpancarı, maya, patates, pamuk, bakteri biyokütlesi ve kolza(kanola)’nın toplam 25 çeşidine ithalat izni verildi.Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, 26 Ekim 2009’da Resmi Gazete’de yayınlanan “Gıda ve Yem...
Devamını oku...

Önümüzdeki 15 yıl içinde dünya nüfusunun yüzde 60'ı obez olacak. Obezite ile diyabet arasında sıkı bağ var. Karın yağlarının artması insülün direncini ve diyabeti, diyabet de obeziteyi tetikliyor ve ortaya elma tipli kadınlarla balon erkek modelleri çıkıyor. Sağlıkta en riskli grubu da bu iki tip oluşturuyor Obezite gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde hızla artıyor. Dünyada 1 milyardan fazla kişi aşırı kilolu, en az 300 milyon kişinin ise obez olduğu biliniyor. 2025 yılından sonra dünya nüfusunun en az yüzde 60'ının obez olacağı öngörülüyor.Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Endokrinoloji ve Metabolizma Diyabet Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Ahmet Kaya, obezite ile diyabet arasında sıkı bir ilişki olduğuna, karın yağları arttıkça, bel çevresi genişledikçe, serbest yağ asitlerinin karaciğere geçtiğnei ve insülin direncine yol açtığına dikkati çekti. Kaya,...
Devamını oku...

Kan bağışı ile kan bekleyen kişilerin hayatlarını kurtarmanın yanısı sıra vücudumuz için de sayısız faydaları olduğunu biliyoruz. Kan verince, kan yapan organlar uyarılır ve kan yapmaya sevk edilir, kan hücreleri yenilenir ve verdiğimiz kan, acil bir şekilde kana ihtiyacı olan insanların hayatlarının kurtulması açısından büyük önem taşır.Fakat kan verdikten sonra vücudumuzun bu kanı geri koymak için ne kadar kalori harcadığını hiç düşündünüz mü?İşte bu sorunun cevabı:Red Cross ve Mayo Clinic'te yer alan habere göre, vücudumuz verdiğimiz kanı geri kazanmak için 600-650 kilokalori (1 kilokalori= 1000 kalori) enerji kullanıyor. Bu enerjinin büyük çoğunluğu kırmızı kan hücrelerinin üretiminde kullanılıyor. Eritropoiez olarak isimlendiriler bu üretim süreci, geniş kemiklerin içindeki ilikte gerçekleşiyor. (Kaynak: www.populergazete.com)

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, bebek mamalarında kurşun kalıntısı bulunmadığını açıkladı. Koruma Kontrol Genel Müdürlüğü'nün web sitesindeki "bebek mamalarında ağır metal olarak kurşun tespitinin" yer aldığı tabloda olumsuz numune sayısının sehven 3 yazıldığını ileri süren Tarım Bakanlığı, 2009'da analize yapılan 122 bebek mamasından tamamında kurşun kalıntısı tespit edilmediğini vurguladı. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, gıda denetimleriyle ilgili olarak, basın ve yayın organlarında yer alan haberlerdeki yanlış bilgilerin düzeltilmesi amacıyla yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, bebek mamalarında kurşun kalıntısı bulunmadığını iddia etti. Haberlere konu olan Koruma Kontrol Genel Müdürlüğü'nün web sitesindeki "bebek mamalarında ağır metal olarak kurşun tespitinin" yer aldığı tabloda olumsuz numune sayısının "0" olması gerekirken, sehven "3" olarak yer aldığı ileri sürülerek,...
Devamını oku...
Güney Kore'deki Gachon Üniversitesi Gil Hastanesi doktorlarının 40 yaş üstü 366 erkekle yaptığı araştırmaya göre, sağ eldeki yüzük parmağının işaret parmağından önemli ölçüde uzun olması, prostat kanserine yakalanma riskinin yüksek olduğunun işareti. LONDRA - Çalışmada kan testleri, sağ el yüzük parmağı daha uzun erkeklerde prostat spesifik antijeninin (PSA) daha yüksek seviyelerde olduğunu gösterdi.Yüzük parmağı işaret parmağından sadece biraz uzun ya da aynı uzunlukta olanlarınsa hastalığa yakalanmaya daha az meyilli oldukları ortaya çıktı. Daha önceki araştırmalarda da uzun yüzük parmağının kalp rahatsızlıklarını azalttığı, sınavlarda başarı şansını artırdığı gibi olumlu yanlarından söz ediliyordu.Prostat kanseri Türkiye’de de yaygın görülüyor. Üroonkoloji Derneği’nin geçen yıl sonuçlanan ‘Prostat Kanseri İnsidans (Görülme sıklığı) Çalışması’nın ilk sonuçlarına...
Devamını oku...

Göbekte toplanan yağları eritmek hem kadınların hem de erkeklerin en büyük sorunu. Beslenme uzmanları, bu bölgede toplanan yağları eritmek için özel bir beslenme şeklinin geliştirilmesi gerektiğini ve egzersiz yapılmasını öneriyor. İşte göbeğinizdeki yağlardan kurtulmak için birkaç egzersiz örneği ve beslenme şekilleri...Birçoğumuzun korkulu rüyası olan fazla kilolar, kiminin basen, kiminin bel çevresinde toplanırken kiminin de göbek bölgesinde yoğunlaşıyor. Bu bölgelerde toplanan yağları eritmek ise hiç kolay olmuyor. Aylarca süren diyetler, her gün yapılan sporlar kilo vermeyi kolaylaştırıyor; ancak basen, bel, göbek çevresindeki yağların erimesinde etkili olmuyor. Hem erkeklerin hem de kadınların problemi olan göbek çevresi ise uzmanlara göre kilo artışının en çok, kilo kaybının en az gözlendiği bölge. Bu yüzden fizyoterapistler ve beslenme uzmanları göbek bölgesinde incelmenin özel diyet ve...
Devamını oku...
Mutfak ...

Sivil toplum örgütleri et fiyatlarındaki aşırı artış nedeniyle boykot çağrısı yaptı. Kırmızı et fiyatları füze ile yarışıyor. Son 1 yılda yüzde 60 artan et fiyatlarındaki yükseliş sivil toplum örgütlerini harekete geçirdi. Örgütler vatandaşa “Et boykotu yapın” çağrısında bulundu. Tüketiciler Birliği Onursal Başkanı Bülent Deniz, et fiyatlarındaki artışın spekülatif olduğunu söyledi. Fiyatları düşürmek için vatandaşa tüketimi azaltma çağrısında bulunan Deniz, “Fiyatlar spekülatörler yüzünden yükseliyor. Fiyatlar düşene kadar vatandaş et almasın” dedi.DENETİM ARTSINDenetimle spekülatörlerin önüne geçilmesini isteyen Deniz, canlı hayvan ithalatının da serbest bırakılması gerektiğini kaydetti. Deniz, gıda denetimlerinin artırılarak, hileli ürünlerin önüne geçilmesini istedi. Tüketicileri Birliği Başkanı Nazım Kaya da, et fiyatlarının artmasına neden olarak gösterilen hayvan...
Devamını oku...

Malzemeler: * yarım kg. buğday * 1 su bardağı nohut * 1 su bardağı kurufasulye * 1 çay bardağı pirinç * 100 gr kuru kayısı, yıkanmış ve ufak ufak doğranmış * 50 gr. kuş üzümü * 100 gr. çekirdeksiz kuru üzüm * dilerseniz ufak ufak doğranmış kuru incir (incir aşurenin rengini koyulaştırdığı için biz pek kullanmıyoruz) * 1 kg. toz şeker hazırlanması:1. aşureyi pişirmeye başlamadan 8-9 saat önce buğdayı büyükçe bir tencereye alıp üzerini 4-5 parmak geçecek kadar kireçsiz su ile doldurun ve bir taşım kaynatın.2. nohut ve kurufasulyeyi birlikte yıkayıp bir tencereye alın ve buğdaydaki işlemi tekrarlayın.3. her iki tencere de kaynadıktan sonra altını kapatın ve 8-9 saat dinlendirin.4. 8 saat sonra tencerelerin altını tekrar açın, kısık ateşte (buğdayları arasıra karıştırarak) buğdaylar iyice ezilinceye, nohut ve kurufasulyeler de yumuşayıncaya kadar (yaklaşık 2,5-3 saat) pişirin. eğer tencerelerdeki...
Devamını oku...
Aile & Çocuk ...

Üç yıl önce sınavların yayılarak öğrencilerin strese girmesinin önlenmesi amacıyla uygulanmaya başlayan Seviye Belirleme Sınavı (SBS), şimdi özel okullara girecek öğrencileri de seçecek. Bazı veliler bundan memnun. Çocuğunu özel okullara gönderecek olanlardan bazıları ise mutsuz. Kendini özel okulların ayrı sınavına göre ayarlayan ilköğretim 6 ve 7’deki sınavları önemsemeyen aileler telaş içinde. Çocuklarını bu yıl sınava sokacak velilere düşüncelerini sorduk. İşte onlardan bazıları:Niye üç sınav yapılıyor- Çiğdem Beşer - Ayrı sınav olsa daha iyi olur. Çünkü çocuğumun iki ayrı şansı olacaktı. İlköğretim 6’ncı sınıftaki çocuğum ilk yıl SBS’de 493.5 puan aldı. Daha sonraki sınavda, sınava iki gün kala dizanteri oldu, o halde girdi. Puanı 470’e düştü. Bunu görünce iki ayrı sınav olursa en azından şansımız artacak, belki ikiye katlanacak. Madem Milli Eğitim Bakanlığı sınavın...
Devamını oku...

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün eşi Hayrünnisa Gül, İstanbul Yakacık Hatice Abbas Halim Çocuk Yuvası'nı ziyaret etti. 6-12 yaş grubu 58 çocuğa hizmet veren yuvada, erkeklerin ve kızların yaşam alanlarını gezen Hayrünnisa Gül, çocuklarla sohbet etti. Öğrencilere karnelerini soran Gül, ilk dönem karnesinde zayıf notu olan çocuklardan üzülmemelerini istedi. Öğrenimlerini sürdürüp başarılı olmaları için söz alan Gül, "Bana söz verin. Çıtanızı hep yüksek tutun. Bana başarılarınızı yazın. Başarılarınızı bana elektronik posta ile ileteceksiniz. Yazdıklarınızı hep saklıyorum. Hepiniz benim çocuğumsunuz" dedi. Çocuklarla odalarını da gezen Hayrünnisa Gül, yetkililerden çalışmalar hakkında bilgi aldı. Çocuklar, ziyaretin sonunda kendi yaptıkları kolyeyi hediye etti. İstanbul Valisi Muammer Güler'in eşi Neval Güler'in de eşlik ettiği ziyaret, 3 saat sürdü. YENİ ŞAFAK

Kekemelik, iletişimi olumsuz etkileyen bir konuşma bozukluğu. Çok çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilen kekemelik, iyileşmemesi durumunda çocukların sosyal ilişkilerinin bozulmasına hatta akademik kariyerlerinde başarısızlıklara dahi yol açabiliyor. Uzmanlar, kekemelik sorunu yaşayan çocuğun sabırla ve dikkatle dinlenmesinin iyileşme için ilk adım olduğunu belirtiyor. Peki kekemelik nasıl ortaya çıkıyor, tedavi yöntemleri ve anne babalara düşen görevler neler? Anadolu Sağlık Merkezi (ASM) Psikiyatri Uzmanı Dr. Zafer Atasoy, çocuklarda görülen kekemelik ve tedavi yöntemler hakkında bilgi verdi.12 Ocak 2010 Salı, Konuşma iletişim kurmak, duygu ve düşüncelerimizi aktarmak için kullandığımız etkili araçlarımızın başında geliyor. Konuşmanın bozulduğu her durumda iletişimimiz de kurulması aksıyor. Özürlü konuşma, aile içi ve dışında büyük güçlüklere yol açıyor, çok çeşitli uyum sorunları ortaya...
Devamını oku...
14 yaşında hamile fakat bakire
Aydın'da karnı ağrıdığı ve büyüdüğü için doktora götürülen 14 yaşındaki kız, bakire olmasına rağmen 5 aylık hamile çıktı. Aydın'da 14 yaşındaki E.T. birkaç gün önce annesine karnın şişmeye başladığını ve sürekli ağrıdığını söyledi. Bunun üzerine E.T'yi Aydın'daki özel bir hastaneye götüren ailesi 14 yaşındaki kızlarının 5 aylık hamile olduğunu öğrendi. Bu arada E. T.'nin bakire olduğu da ortaya çıktı. Aile büyük bir şok yaşarken, doktor durumu hastane yönetimine, hastane yönetimi de jandarmaya bildirdi. Jandarma tarafından ifadesi alınan E.T'nin babası S.T, "Kızımın hamile kaldığı söylenen tarihlerde eşimle ilişkiye girmiştik. İlişki sonrasında da spermleri sildiğim bezi banyoya atmıştık. Kızım o bezi vajinasına sürmüş olabilir. Başka bir erkekle ilişkiye girmesine ihtimal vermiyoruz" dedi.Bu arada bu arada bakire olmasına rağmen beş aylık hamile çıkan E.T psikolog...
Devamını oku...
Aydın'da karnı ağrıdığı ve büyüdüğü için doktora götürülen 14 yaşındaki kız, bakire olmasına rağmen 5 aylık hamile çıktı. Aydın'da 14 yaşındaki E.T. birkaç gün önce annesine karnın şişmeye başladığını ve sürekli ağrıdığını söyledi. Bunun üzerine E.T'yi Aydın'daki özel bir hastaneye götüren ailesi 14 yaşındaki kızlarının 5 aylık hamile olduğunu öğrendi. Bu arada E. T.'nin bakire olduğu da ortaya çıktı. Aile büyük bir şok yaşarken, doktor durumu hastane yönetimine, hastane yönetimi de jandarmaya bildirdi. Jandarma tarafından ifadesi alınan E.T'nin babası S.T, "Kızımın hamile kaldığı söylenen tarihlerde eşimle ilişkiye girmiştik. İlişki sonrasında da spermleri sildiğim bezi banyoya atmıştık. Kızım o bezi vajinasına sürmüş olabilir. Başka bir erkekle ilişkiye girmesine ihtimal vermiyoruz" dedi.Bu arada bu arada bakire olmasına rağmen beş aylık hamile çıkan E.T psikolog...
Devamını oku...
Çocuk hangi yaşta hangi yalanı söyler
Çocuğunuzun yalan söylediğini fark ettiğinizde hayal kırıklığı, öfke, endişe ve çaresizlik gibi duygular yaşayabilirsiniz. Önce kendinize biraz zaman tanıyın ve sakinleşin. Çünkü ne yapacağınızı bilmeniz buna bağlı Çocuğunuzun yalan söylediğini farkettiğinizde öncelikle sakinleşin. Öfke, endişe ve çaresizlik duygularının sizi esir almasına izin vermeyin. Unutmayın ki tüm çocuklar yalan söyler. Yalanlar, yaşa bağlı olarak değişebiliyor. Çocuklar yalan söylediğinde anne-babalar çok kaygılanır. Bunun bir alışkanlık haline gelmesinden korkar ve ne yapacaklarını şaşırabilirler. Ceza mı verilmeli? Bu seferlik görmezden mi gelmeli? Oturup konuşmalı ve öğüt mü verilmeli?Psikoloji İstanbul'dan çocuk ve ergen uzmanı psikolog Sevilay Kahveci, "Çocuklar ve Yalan Söyleme Alışkanlıkları" konusunda anne-babalara yol göstermek amacıyla çeşitli bilgiler verdi.0-3 Yaş: Çok küçük çocuklar için hayal ile...
Devamını oku...
Çocuğunuzun yalan söylediğini fark ettiğinizde hayal kırıklığı, öfke, endişe ve çaresizlik gibi duygular yaşayabilirsiniz. Önce kendinize biraz zaman tanıyın ve sakinleşin. Çünkü ne yapacağınızı bilmeniz buna bağlı Çocuğunuzun yalan söylediğini farkettiğinizde öncelikle sakinleşin. Öfke, endişe ve çaresizlik duygularının sizi esir almasına izin vermeyin. Unutmayın ki tüm çocuklar yalan söyler. Yalanlar, yaşa bağlı olarak değişebiliyor. Çocuklar yalan söylediğinde anne-babalar çok kaygılanır. Bunun bir alışkanlık haline gelmesinden korkar ve ne yapacaklarını şaşırabilirler. Ceza mı verilmeli? Bu seferlik görmezden mi gelmeli? Oturup konuşmalı ve öğüt mü verilmeli?Psikoloji İstanbul'dan çocuk ve ergen uzmanı psikolog Sevilay Kahveci, "Çocuklar ve Yalan Söyleme Alışkanlıkları" konusunda anne-babalara yol göstermek amacıyla çeşitli bilgiler verdi.0-3 Yaş: Çok küçük çocuklar için hayal ile...
Devamını oku...
Hem annesi, hem babası çalışan çocukların, sadece babası çalışanlara kıyasla daha başarılı olduğu tespit edildi Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2006 sonuçlarına göre, hem annesi, hem babası çalışan bir öğrenci, sadece babası çalışan bir öğrenciye kıyasla daha başarılı oluyor.Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) Direktör Yardımcısı Yard. Doç. Dr. Gökçe Kolaşin ve araştırmacı Mehmet Alper Dinçer, OECD'nin, 2000'den beri 3 senede bir OECD ülkeleri ve diğer katılımcı ülkelerde yürüttüğü ''PISA 2006'' sonuçlarını değerlendirdi.Okuma, matematik ve fen alanlarında 15 yaşındaki öğrencilerin başarılarını ölçen PISA, öğrenciler, ebeveynler ve okul yöneticilerinin yanıtladığı ek anketlerle, öğrenme ortamı, süreci ve aile altyapısı üzerine ayrıntılı veri toplanmasını sağlıyor. Buna göre, PISA 2003 uygulamasına katılan 40 ülke...
Devamını oku...
İnanç Dünyası ...

Kur’ân-ı Kerîm’de medhedilen en kıymetli gecedir. Kadir gecesinin fazîleti, üstünlüğü (bin aydan daha fazîletli, kıymetli, hayırlı olduğu), bizzât Allahü teâlâ tarafından, Kadir sûresinde açıkça bildirilmiştir.Kur'an-ı Kerim'de Cenab-ı Hak, bu mübarek gecenin kıymet ve faziletini şöyle beyan buyurmaktadır: "Biz onu (Kur'an'ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir gecesi, bin aydan hayırlıdır.. O gecede, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh (Cebrail), her iş için iner dururlar. O gece, esenlik doludur. Tâ fecrin doğuşuna kadar."(Kadir Suresi ) Resul-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz buyuruyor:"Kim Kadir Gecesi'nde inanarak, ihlas ile o geceyi ibadetle geçirirse, geçmiş günahları bağışlanır.""Kadir Gecesi yatsı namazında cemaatte hazır bulunan, ondan nasibini almıştır."Müminlerin annesi Hz.Aişe (r.a.) şöyle diyor :-Dedim ki: Ya Resullullah, Kadir Gecesi'ni bilirsem onda ne şekilde...
Devamını oku...

Ramazan Bayramı namazı Ankara'da 07.04, İstanbul'da 07.19 İzmir'de 07.27, Iğdır'da 06.19, Çanakkale'de ise 07.30'da kılınacak. Diyanet İşleri Başkanlığından alınan bilgiye göre, illerdeki bayram namazı saatleri şöyle:''Adana: 06.55, Adıyaman: 06.43, Afyonkarahisar: 07.14, Ağrı: 06.23, Aksaray: 07.00, Amasya: 06.52, Ankara: 07.04, Antalya: 07.14, Ardahan: 06.24, Artvin: 06.28, Aydın: 07.25, Balıkesir: 07.24, Bartın: 07.06, Batman: 06.32, Bayburt: 06.35, Bilecik: 07.15, Bingöl: 06.34, Bitlis: 06.27, Bolu: 07.09, Burdur: 07.15, Bursa: 07.19, Çanakkale: 07.30, Çankırı: 07.01, Çorum: 06.56, Denizli: 07.20, Diyarbakır: 06.35, Düzce: 07.11, Edirne: 07.29, Elazığ: 06.39, Erzincan: 06.38, Erzurum: 06.30, Eskişehir: 07.13, Gaziantep: 06.47, Giresun: 06.42, Gümüşhane: 06.37, Hakkari: 06.21, Hatay: 06.52, Iğdır: 06.19, Isparta: 07.14, İstanbul: 07.19, İzmir: 07.27, Kahramanmaraş: 06.48, Karabük: 07.05, Karaman: 07.03, Kars: 06.23, Kastamonu:...
Devamını oku...

Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, İslam aleminin bu akşam kutlanacak mübarek Kadir Gecesi için bir mesaj yayınladı. Mesaj şöyle: Bir manevi iklim ve rahmet çeşmesi olan Ramazan ayının sonuna yaklaşırken, önümüzdeki 5 Eylül Pazar gününü Pazartesiye bağlayan gece, Kadir Gecesine ulaşmanın sevinç ve mutluluğunu yaşayacağız. Gelişiyle birlikte oluşturduğu mana iklimiyle gönül dünyamızı mamur eden, iç âlemimizi zenginleştiren Kadir gecesi, yaratılış bilgisinin ders kitabı ve bütün kâinatın ve varoluşun özeti olan Kur'an'ın indirildiği gecedir.Kadir gecesi, Kur'an'ın övdüğü, esenlik ve güvenliğin her tarafa yayıldığı, sema kapılarının açıldığı, dua ve tövbelerin kabul edildiği kutlu bir gecedir. Değeri Kur'an’a dayanan bu gecenin kadir ve kıymetinin bilinmesi ve bu kutlu geceden istifade edilmesi, ancak Kur'an'a yönelmekle, onun eşsiz mesajını anlamak ve onun mana ikliminde yol almakla,...
Devamını oku...

Kur'an-ı Kerim'in yazıldığı günden bugüne kadar hiçbir şekilde değişikliğe uğramadığı birkez daha ispatlandı. 10 yıl süren bir çalışmayla orijinal 4 mushaf ile günümüz Kur'an-ı Kerim'ini kelime kelime ve harf harf kontrol ederek, aralarında herhangi bir değişikliğin olmadığını kanıtlayan Dr. Tayyar Altıkulaç, "Bu çok muhteşem ve huzur verici" ifadelerini kullandı. Kur'an-ı Kerim'in hiç değişmediği, tahrife uğramadığı her zaman ifade edilir. Bu gerçek bilimsel olarak da bir kez daha ispatlandı. Eski Diyanet İşleri Başkanı Dr. Tayyar Altıkulaç, 10 yıllık çalışma sonucunda orijinal 4 mushaf ile günümüz Kur'an-ı Kerim'ini kelime kelime ve harf harf kontrol ederek, aralarında herhangi bir değişikliğin olmadığını kanıtladı.Yıllardır "Kur'an-ı Kerim'in hiç değişmediği, tahrife uğramadığı''nın ifade edildiğini ancak kanıtlanamadığını dile getiren Altıkulaç, IRCICA ve Türkiye Diyanet...
Devamını oku...

Kuran'ın ilk nüshaları, indirilişinin 1400. yılında ilk kez İstanbul'da sergilenecek. Kadir Gecesi açılacak olan sergi, 3 ay boyunca gezilebilir. İSTANBUL - Türk İslam Eserleri Müzesi’nin envanterine kayıtlı elyazması Kur'an-ı Kerim ve cüzlerin büyük bölümü, indirilişinin 1400. yılında ilk defa sergilenecek. 5 Eylül - 1 Aralık 2010 tarihleri arasında görülebilecek sergi, Türkiye'de ilk ve dünyada da sayılı sergiler arasında yer alacak.Açılış tarihi, Kuran’ın indirilmeye başlandığı Kadir Gecesi'ne denk gelmesi nedeniyle sabah kadar açık kalacak.Yıldız Holding’in eserlerin restorasyon ve konservasyon çalışmalarına da destek verdiği sergi, Antik A.Ş.'nin organizasyonu ve Türk ve İslam Eserleri Müzesi'nin kadrosunun çalışmalarıyla hazırlandı.Küratörlüğünü Türk ve İslam Eserleri Müzesi'nden Sevgi Kutluay ve Ali Serkander Demirkol yürüttü.ŞAM EVRAKI KOLEKSİYONU NEDİR? "1400. Yılında Kuran...
Devamını oku...

Tüm İslam Aleminin ve Siz, değerli okurlarımızın Ramazan-ı Şerifini kutluyor, bu rahmet ayını sağlık, huzur ve bol sevap içinde geçirmenizi diliyoruz. Peygamber efendimiz (s.a.v.), Ramazan-ı şerifin fazileti hakkında buyuruyor ki:(Ramazan ayı mübarek bir aydır. Allahü teâlâ, size Ramazan orucunu farz kıldı. O ayda rahmet kapıları açılır, Cehennem kapıları kapanır, şeytanlar bağlanır. O ayda bir gece vardır ki, bin aydan daha kıymetlidir. O gecenin [Kadir gecesinin] hayrından mahrum kalan, her hayırdan mahrum kalmış sayılır.) [Nesai](Ramazan ayı gelince, "Hayır ehli, hayra koş, şer ehli, kötülüklerden el çek" denir.) [Nesai](Ramazan bereket ayıdır. Allah bu ayda, günahları bağışlar, duaları kabul eder.) [Taberani](Ramazan gelince, Allahü teâlâ meleklere, müminlere istiğfar etmelerini emreder.) [Deylemi](Farz namaz, sonraki namaza kadar; Cuma, sonraki Cumaya kadar; Ramazan ayı, sonraki Ramazana kadar olan...
Devamını oku...

Peygamber Efendimiz'in Hırka-i Şerif'i önümüzdeki Cuma gününden itibaren ziyarete açık olacak. Hırka-i Şerif ve Veysel Karani Hazretleri'ne ait bazı eşyalar, özel bir vitrinde sergilenecek. Hırka-i Şerif'in muhafaza edildiği mekânın restorasyonu için 3 ay önce başlatılan çalışmalar sona erdi. Aynı zamanda konservasyonu da yapılan Hırka-i Şerif ile birlikte Veysel Karani Hazretlerine ait başlık ve kemer Ramazan'ın ilk Cuma günü ziyarete açılacak. Hırka-i Şerif, Ramazan'ın ilk Cuma günü Fatih'teki Hırka-i Şerif Camii'nde ziyarete açılacak. Fatih Hırka-i Şerif Camii'nde bulunan Hırka-i Şerif'in konservasyonu için Marmara Üniversitesi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi ve Kültür ve Turizm Bakanlığının ilgili birimlerinden bilimsel bir kurul oluşturulmuştu. Hem Hırka-i Şerif'in konservasyonu hem de Hırka-i Şerif'in muhafaza edildiği mekânın restorasyonu için 3 ay önce başlatılan çalışmalar sona erdi....
Devamını oku...
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Kurulu, yaşlılık ve kronik hastalık nedeniyle oruç tutamayacakların ne kadar fidye ödemesi gerektiğini açıkladı. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Kurulu, yaşlılık ve kronik hastalık nedeniyle oruç tutamayacakların her gün için enaz 7 TL ‘fidye' ödemeleri gerektiğine dair karar verdiği belirtildi.Kayseri Müftüsü Şaban İşlek, Din İşleri Kurulu'nun aldığı kararın tüm illerde geçerli olduğunu, verilen fetvaya göre, orucunu tutamayan bir kişinin en az 7 TL tutarında parayı fakire ‘fidye' olarak vermesi gerektiğini söyledi. Müftü İşlek, şöyle dedi:“İyileşme ihtimali olmayan, kalp, tansiyon, şeker gibi kronik hastalığı bulunanlar, ramazan ayı boyunca her gün için en az 7 TL olmak üzere fidye ödemek zorundadır. Hamile, emzikli kadınlar, adet gören kadınlar ve yolcular fidye veremez. Oruçlarını kaza eder, daha sonra tutarlar.”RADİKAL

İradelerin merhametle eğitildiği ve özgürleştiği, ferdi hayatta dindarlığın, sosyal hayatta kaynaşma ve paylaşmanın yoğun olarak yaşandığı, Kur'an-ı Kerim'in evrensel mesajını anlamak ve içselleştirmek için daha çok okunduğu müstesna bir zaman dilimi olan Ramazan ayını 10 Ağustos Salı akşamı ilk teravih namazı kılarak idrak edeceğiz. Bu ay, dünyanın sayısız nimetleri içinde Allah'ın lütfuna mazhar olan insanın belli bir süre zarfında bunlardan kendini uzak tutarak, bir bakıma nimetin kadrini daha yakından bildiği, muhtaçların halini anladığı ve paylaşmayı öğrendiği, rahmet ve bağışlanma mevsimidir.Günümüzde, inanç ve ahlak değerlerimizin korunması, sağlıklı bir din anlayışının muhafaza edilerek geliştirilmesi ve kalıcı mutluluğun yakalanması açısından; nüzulünün 1400. yılını idrak ettiğimiz Kur'an-ı Kerim ve onun hayata tatbikinin en güzel örneği olan Sevgili Peygamberimizin sünneti...
Devamını oku...

'Apaçık kitaba yemin olsun ki, Biz Kur'an-ı mübarek bir gecede indirdik. Biz, gerçekten uyarıcıyız. O mübarek gecede, her hikmetli iş katımızdan bir emirle ayırt edilir...'(Duhan, 44/1-4) Ayette geçen, 'mübarek gece'den maksat; Berat gecesidir. Kur'ânın bu gecede, Yedinci semadan dünya semasına indirildiKadir gecesinde ise ilk kez Peygamber Efendimize indirilmeye başlandı."Mübarek gece", "Berae gecesi" "Sakk gecesi", "Rahmet gecesi". Ve denildi ki bununla Kadir Gecesi arasında kırk gün vardır. Berae ve Sakk gecesi denilmesi hakkında da denilmiştir ki, haraç tamamen alındığı zaman beraetlerini (temize çıkmalarını) dile getiren bir sened yazıldığı gibi, Allah Teâlâ da bu gece mümin kullarına beraet yazar. Ve denilmiştir ki bu gecede beş özellik vardır: Bu beş özellik: 1) Bu gecede önemli işlerin seçimi ve ayırımı yapılır. 2) Bu geceyi ibadetle geçirenlere yardımcı olması amacıyla Allah tarafından melekler...
Devamını oku...

Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, Berat Kandili dolayısıyla yayımladığı mesajda, bu gecenin, ''Bilerek veya bilmeyerek işlenen hata ve günahlardan tövbe ederek, günahların kalplerde bıraktığı kirlilikten arınma, sıkılan ve bunalan ruhların Yüce Rabbimizin rahmetine ve mağfiretine ulaşması adına Müslümanların önüne açılmış bir fırsat kapısı olduğunu'' belirtti. Bardakoğlu mesajında, 26 Temmuz Pazartesi gününü salıya bağlayan gecenin af, merhamet ve mağfiret gecesi olarak kabul edilen Berat Kandili olduğunu ifade ederek, Hz. Muhammed'in bu gecede Cenab-ı Allah'ın kendisinden bağışlanma dileyenleri affedeceğini, içtenlikle yapılan duaları kabul edeceğini müjdelediğini vurguladı. Bardakoğlu, Ramazan ayının müjdecisi olan bu gecenin, inananların kulluk bilinci ve hesap verme şuuruyla suç ve yanlışlardan kaçınmaları, günahlardan arınmaları ve Yüce Yaratıcı'nın sonsuz rahmet ve merhametine...
Devamını oku...

Kur'an-ı Kerim, 15 asır önce nazil olmasına rağmen bazı ayetlerinde günümüzde yeni keşfedilen hakikatlerden bahsetmektedir. Kur'an-ı Kerim, daha ilk emri olan "Okuyla insanları okumaya, ilmî araştırma yapmaya, tefekkür etmeye ve kâinat kitabını okumaya teşvik etmiş, ayrıca pek çok ayetiyle de varlığın sırlarının anlaşılması mevzuunda anahtarlar sunmuştur...Kur'an-ı Kerim, 15 asır önce nazil olmasına rağmen bazı ayetlerinde günümüzde yeni keşfedilen hakikatlerden bahsetmektedir. Böylelikle 0, diğer yönleriyle olduğu gibi bu yönüyle de kendi hakkaniyetini göstermekte, Allah'ın kelamı olduğunu ispat etmektedir. Birkaç örnek vererek konuyu zihinlere yaklaştırmaya çalışalım:TOPRAKTAKİ ELEMENTLER"Ey insanlar! Eğer siz öldükten sonra dirilmekten şüphe ediyorsanız, bilin ki: Biz sizi ilkin topraktan, sonra bir nutfeden, sonra (rahim cidarına) yapışan bir hücreden, sonra esas unsurlarıyla hilkati tamamlanmış ama...
Devamını oku...

ATİB’in üyesi olduğu ve kısa adı ZMD (Zetralrat der Muslime in Deutschland) olan “Almanya Müslümanları Merkez Konseyi”, Mainz’de (Rheinland-Pfalz) genişletilmiş bir iştişare toplantısı gerçekleştirdi. Mainz Hotel Hyatt’da yapılan ve iki gün süren toplantıya ZMD’ye bağlı üst kuruluş, cami, kurum yetkilileri ve uzmanlar katıldılar.Kur’an-ı Kerim okunması ile başlayan toplantının açılış konuşması ZMD Genel Başkanı Dr. Eyüp Köhler tarafından yapıldı. Köhler, Almanya’da müslümanların içerisinde bulunduğu meselelere değinerek, yapılan çalışmalar hakkında bilgiler verdi. Daha sonra kürsüye gelen Dr. Nedim İlyas (ZMD E. Başkanı) ise, ZMD’nin 15 yıllık yaptığı çalışmaların bir bilançosunu çıkardı. Aiman Mazyek (ZMD Gn. Sekr.) ve Burhanettin Dağ (ZMD Gn. Muh.) da yaptıkları konuşmalarda, Almanya’daki aktüel duruma ve özellikle de İslam Din Dersleri (IRU) konusuna dikkat...
Devamını oku...
Mirac Kandili’ni hûşûyla idrak ettik
Mirac Kandili, bütün İslam âleminde hûşû içinde idrak edildi. Camilerin dolup taştığı, gözyaşlarının sel olup aktığı bu gece müminler için bir fırsat. Receb ayının 27. gecesi Peygamber efendimizin göklere çıkarıldığı, bilinmeyen yerlere götürüldüğü gece olarak idrak ediliyor. Namazın 5 vakit olarak farz kılındığı bu mübarek gecede dünyanın her yerindeki müslümanlar camileri doldurdu. İstanbul’da da camilere akın eden mü’minler bu geceyi hûşû içinde geçirdi.
Mirac Kandili, bütün İslam âleminde hûşû içinde idrak edildi. Camilerin dolup taştığı, gözyaşlarının sel olup aktığı bu gece müminler için bir fırsat. Receb ayının 27. gecesi Peygamber efendimizin göklere çıkarıldığı, bilinmeyen yerlere götürüldüğü gece olarak idrak ediliyor. Namazın 5 vakit olarak farz kılındığı bu mübarek gecede dünyanın her yerindeki müslümanlar camileri doldurdu. İstanbul’da da camilere akın eden mü’minler bu geceyi hûşû içinde geçirdi.
İslam alemi Miraç heyacanını yaşıyor
İslam alemi tövbe kapılarının ardına kadar açıldığı Miraç Kandilini idrak edecek. İ Hz. Muhammed'in semaya yükselmesinin kutlandığı Miraç Kandili bugün kutlanacak.Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, "Miraç hadisesi, bizlere insanın, ilahi rızaya ulaştığında idraki zorlayan nice üst derecelere yükselebileceğini, dünyevi ortamdan sıyrılarak, mana aleminde yükselmenin, ilahi rahmet ve huzura erişmenin, ancak gönül ve ruh temizliğinden her şeyin sahibi olan Yüce Allah'a bağlılık ve boyun eğmeden geçeceğini hatırlatır" dedi.Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, Miraç Kandili dolayısıyla yayımladığı mesajında, bu geceyi cuma gününe bağlayan gecenin, mukaddes bir yolculuğun ve manevi bir yükselişin ifadesi olan ve pek çok ilahi lütuf ve ihsanla dolu Miraç Kandili olduğunu belirtti.Hz. Muhammed'in insanlığı İslam'a davet sürecinin en zor yıllarında bir gece Mescid-i Aksa'ya,...
Devamını oku...
İslam alemi tövbe kapılarının ardına kadar açıldığı Miraç Kandilini idrak edecek. İ Hz. Muhammed'in semaya yükselmesinin kutlandığı Miraç Kandili bugün kutlanacak.Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, "Miraç hadisesi, bizlere insanın, ilahi rızaya ulaştığında idraki zorlayan nice üst derecelere yükselebileceğini, dünyevi ortamdan sıyrılarak, mana aleminde yükselmenin, ilahi rahmet ve huzura erişmenin, ancak gönül ve ruh temizliğinden her şeyin sahibi olan Yüce Allah'a bağlılık ve boyun eğmeden geçeceğini hatırlatır" dedi.Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, Miraç Kandili dolayısıyla yayımladığı mesajında, bu geceyi cuma gününe bağlayan gecenin, mukaddes bir yolculuğun ve manevi bir yükselişin ifadesi olan ve pek çok ilahi lütuf ve ihsanla dolu Miraç Kandili olduğunu belirtti.Hz. Muhammed'in insanlığı İslam'a davet sürecinin en zor yıllarında bir gece Mescid-i Aksa'ya,...
Devamını oku...
Bilim & Teknoloji

Google'ın e-posta servisi, gelen mektuplar arasında önemli gördüklerini 'Öncelikli Gelen Kutusu'nda toplayacak. Google’ın hızla yayılan e-posta servisi Gmail, binlerce mektup alan kullanıcıları rahatlatacağını düşündüğü yeni bir uygulamaya imza attı. Şimdilik sadece İngilizce versiyonunda devreye sokulan düzenlemede, e-postalar önem ve öncelik sırasına dizilecek, ‘en önemli’ görülenler otomatik olarak ‘’Priority Inbox’ta (öncelikli gelen kutusu) toplanacak.Google’dan yapılan açıklamada yeni düzenleme, “mektuplarınızı öncelik sırasına göre düzenleyip size getiren kişisel asistan’ olarak nitelendiriliyor.Öncelikli gelen kutusu da kendi içinde ‘Önemli ve okunmamışlar’, ‘yıldızla işaretlenenler’ ve ‘diğer herşey’ olarak ayrılıyor.Gmail algoritmaları öncelik değerlendirmesini, kullanıcının yanıt verdiği ve sık mail attığı adresler, favoriler, okunma sıklığı ve mektup içinde...
Devamını oku...

Mars'a inen Mars Express Orbiter uydusunun çektiği kareler bilimadamlarını şaşırttı. Geçtiğimiz ay çekilen görüntülerden birinde büyükbir ayak izi görülüyor. "Orcus Patera" ismi verilen bu ayakizi şeklindeki çukurun "Mars'taki yüz" resminden bile daha şaşırtıcı olduğu söyleniyor. Zira, Kızıl Gezegen'deki büyük yüz şeklinin doğal erozyonla oluştuğu ve sadece uygun Güneş ışığı düştüğünde "yüz"e dönüştüğü doğrulanmıştı. Ancak bilimadamları bu yeni "ayakkabı izi" şekline hiçbir anlam veremedi."Patera"nın derin, karmaşık ve şekilsiz volkanik kraterleri tanımlamak için kullanıldığı biliniyor; ancak, Orcus Patera'nın ayak şeklini volkanik patlamalar sonucu alıp almadığı bilinmiyor.385 kilometre uzunluğundaki bu ayak izinin sağında ve solunda da 2.5 kilometre genişliğinde vadiler bulunuyor. "Ayak izi"nin Mars'ı sıyırıp geçen bir göktaşı sonucu da oluşmuş olabileceği düşünülüyor.BUGÜN

Windows Live Messenger, Skype, Paltalk Messenger, ICQ, Google Talk ve XFire; hepsi tehlikede! Kaspersky Lab, anlık mesajlaşma (IM) kullanıcıları yoluyla yayılan yeni birbilgisayarsolucanı ailesini tespit etti. Yeni bulunan solucanları bu kadar farklı ve alışılmadık yapan, birçok dilde var olmaları ve sayısız IM kullanıcısına eşzamanlı olarak bulaşma kapasiteleri. Dolayısıyla, Yahoo!Messengerde dahil olmak üzere Skype, Paltalk Messenger, ICQ, Windows Live Messenger,GoogleTalk ve XFire kullanıcıları yoğun risk altında bulunuyor.Solucanlar girdikleri bilgisayarın IM kontakt listesine yerleşiyor ve kendisini diğer kullanıcı adreslerine yolluyor. Kullanıcılar, karşılarına çıkan ilginç bir resmin linkine tıkladıklarında, zararlı bir dosyaya yönlendiriliyorlar ve böylece bilgisayara virüs bulaşıyor. Söz konusu link kullanıcılara virüsün bulaşmış olduğu başka bir bilgisayardan gönderiliyor.IM-Worm.Win32.Zeroll'un arka...
Devamını oku...

120 megapiksele merhaba PaylaşHaberi Paylaş Benim Sayfam Delicious Facebook Google MySpace Twitter E-posta Friend Feed Benimsayfam'da Paylaş Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş 10, 12, 14 tamam ama 120 megapiksellik bir kamerayı da pek beklemiyorduk doğrusu... Canon yeni algılayıcısının detaylarını duyurarak bütün dünyayı şaşkınlık içerisinde bıraktı. Gelecek nesil cihazlarda kullanılması planlanan bu dijital kamera algılayıcısı tam 120 megapiksel ile dudak uçuklatıyor.Dünyada türünün ilk örneği olan bu algılayıcı 13.280x9184 piksel çözünürlük sunuyor. Mevcut alanının çok küçük bir kısmını kullanarak, kolayca Full HD video çekebiliyor.CMOS sensörlerde paralel işlem sayesinde yüksek hızda, yüksek piksel sayısının mümkün olduğunu ve bu gelişme sayesinde gecikmelerin önüne geçildiğini belirten Canon yetkilileri, başarılarından gurur duyuyorlar.Saniyede 9.5 karelik...
Devamını oku...

Türk Telekom tarafından BTK’nın onayına sunulan yeni tarifeler ile internette hız ve kotalar artıyor. Böylece son 5 yılda dört katına çıkan ADSL abone sayısı ile dünya sıralamalarına giren Türkiye maksimum hızlar ile de tanışıyor. Toptan olarak tüm pazara sunulacak yeni paketler ile 50 – 100 Mbps’e kadar hızlar sunmak mümkün olacak. Geçtiğimiz hafta şirket tarafından BTK’nın onayına sunulan yeni düzenleme kabul edilirse internette hız ve kotalar artacak. “Adil Kullanım Limitli” internet kullanıcıları, limitlerini aştığında ekstra ücret ödemeden 1 Mbps hızla internet kullanmaya devam edebilecek. Kullanıcılar, ihtiyaçları ve kullanım alışkanlıklarına doğrultusunda 1 Mbps’den, 100 Mbps’e varan hızlarda, değişik adil kullanım limiti olan paketlerden kendilerine en uygununu seçebilecek. Ayrıca, 8 Mbps kadar hızda sunulan 15 GB’lık paketin limiti de 25 GB'a çıkarılacak.Mart 2009 yılından itibaren...
Devamını oku...
Amerikalı araştırmacılar farelerde omurilik zedelenmesi ardından ihtiyari hareketleri kontrol eden sinirleri önemli ölçüde yeniden canlandırma konusunda başarı elde etti. Farelerin omurilik sinirlerindeki hücreler yenilenebiliyor! Nature Neuroscience dergisinde yer alan habere göre, fareler üzerinde yapılan araştırmada, hücre büyümesini sağlayan enzimler verilerek omurilikteki sinirler canlandırıldı. Bu teknik, görme yetisinin yeniden kazandırılabilmesi için göz sinirlerini onarmada yürütülen çalışmanın bir benzeri.İngiliz uzmanlar, fareler üzerindeki deneylerden sonra sırada insanlara uygun bir tedavi yöntemi geliştirilmenin bulunduğunu belirtiyorlar. İnsan vücudu, doğuşta yeni sinir hücreleri yaratabiliyor ama bu yaşla birlikte ortadan kalkıyor. Dolayısıyla, bir hastalık ya da kazadan sonra, 'axon' adıyla bilinen omurilik hücreleri yeniden canlandırılamıyor.Bu son çalışmada, araştırmacılar genç memelilerde...
Devamını oku...

Astronomlar, bir yıldızı patlaması ve sonrasında, yani süpernova ardından ilk kez üç boyutlu olarak görüntülemeyi başardı. Araştırma ekibi 168 bin ışık yılı uzaktaki 1987A adı verilen süpernovayı incelemek için Avrupa Güney Gözlemevi ESO'ya bağlı ve Şili'de kurulu, dünyanın en gelişmiş optik teleskoplarının bulunduğu VLT'yi kullandı.Tetkikler, bu gözlemevindeki SINFONI adı verilen araçla yapıldı. Üç boyutlu görüntüler, yıldızın ilk patlamasının çok kuvvetli olduğunu ortaya koyuyor. Bu görüntülerde dikkat çeken nokta, patlamanın bazı yönlere doğru daha güçlü ve daha hızlı ilerlemesi; bazı kısımlarının uzaya doğru daha fazla yayılıp düzensiz bir şekil alması.1987 yılında keşfedilen patlama, 383 yıldan bu yana çıplak gözle ve dünyanın güney yarıküresinden gözlemlenebilen ilk süpernovaydı. 1987A, Samanyolu'na en yakın galaksi olan Büyük Macellan Bulutu içinde yer alıyordu. Patlama...
Devamını oku...

Dünyanın yaşayan en büyük fizikçisi sayılan Stephen Hawking, “Big Think” adlı web sitesine, “Bu dünyadan kaçmazsak, sonumuz pek hayırlı değil” mesajı verdi. Hawking’e göre, doğal kaynakları hızla tüketen insanoğlunun tek çaresi, ilk fırsatta uzaya yayılmak. DÜNYA son günlerde çeşitli felaketlerle boğuşurken, yaşayan en büyük fizikçi olarak kabul edilen Stephen Hawking, uzaya yayılmadığı takdirde insan neslinin yok olacağını söyledi. “Big Think” adlı web sitesine konuşan Hawking, şunları söyledi:‘Genlerimiz saldırgan’“Tarihimizde giderek artan şekilde tehlikeli bir döneme giriyoruz. 1963’teki Küba füze krizi gibi, yok olmamızın an meselesi olduğu zamanlar geçmişte oldu. Bu tür olaylar gelecekte daha sık olacak. Çünkü dünyanın sağladığı doğal kaynakları hızla tüketiyoruz. Genetik kodlarımız bencil ve saldırgan içgüdüleri taşıyor. Uzun vadede var olmak için tek şansımız uzaya...
Devamını oku...
Dünyanın en yaşlı mumyasının DNA şifresi çözüldü, şimdi hayattaki akrabaları aranıyor! 20 yıl önce Avusturya ve İtalya sınırında, eriyen bir Alp buzulunda bulunan buz adam Ötzi'nin pelvis bölgesindeki bir kemikten alınan DNA örneğinin şifresini çözen uzmanlar, mumyanın gen haritasını çıkarmayı ve akrabalarını bulmayı planlıyor.5 bin 300 yıl önce ölmüş olan Ötzi'nin kalıntıları İtalya Bolzano'da bir müzede sergileniyor. Bolzano'daki Iceman Enstitüsü'nün yöneticisi Dr. Albert Zink, Ötzi'nin DNA'sından elde edilen bilginin diyabet, hipertansiyon ve kanser gibi hastalıkların kalıtsal yönleri konusuna da ışık tutacağını söylüyor.Gazeteport'un haberine göre, Zink, "Kanser ve diyabet gibi hastalıklarla bağlantılı olduğunu bildiğimiz temel gen mutasyonları var ve Oetzi'nin bunları taşıyıp taşımadığını ya da bunların yakın dönemde mi ortaya çıktığını görmek istiyoruz" diyor. Uzmanlar büyük...
Devamını oku...

Bilim adamları tüm dünyayı korkutan bir açıklama yaptı: Dev asteroit Dünya'ya çarpabilir!... Peki ne zaman? İşte o açıklama... Elde edilen bulgulara göre, bilim adamları yaklaşık 180 yıl sonra Dünya'ya bir asteroit çarpabileceği uyarısında bulundu. Eğer çarpma gerçekleşirse, gezegenimizdeki canlıların yok olma ihtimalinin çok yüksek olduğu belirtildi.Bilim insanları, 1999 RQ36 adını verdikleri dev asteroitin 2182 yılında Dünya'ya çarpabileceğini açıkladı. Yapılan hesaplamalara göre, Dünya'ya çarpma olasılığı 1000'de bir olarak gösterilen meteor, 24 Eylül 2182 yılında atmosfere girecek.Gökbilimcilerin 1999 yılında keşfettiği dev asteroitin 550 metre çapında olduğu belirtildi. Bilim insanları, bu büyüklükteki bir asteroitin Dünya'ya çarpması halinde çok büyük bir yıkım yaşanacağını ve tüm canlı türlerinin yok olma tehlikesiyle karşılaşabileceğini belirtti.2011'DE GÖZLENEBİLECEKİspanya'nın...
Devamını oku...

TTnet Genel Müdürü Tahsin Yılmaz: Tahmin ediyorum yıl sonuna geldiğimizde artık tek fatura ile bütün iletişim ihtiyaçlarının tek elden karşılandığı bir şirket Türkiye’de var olacak. Bu da TTnet olacak TTnet Genel Müdürü Tahsin Yılmaz, Ipsos KMG ile gerçekleştirdikleri “PC ve İnternet Penetrasyon Çalışması”nda toplam hane nüfusunun yalnızca yüzde 41’nin bilgisayar sahibi olduğunu, yüzde 32’sinin de internet bağlantısına sahip olduğunu gösterdiğini söyledi. Yılmaz, TTnet’in yeni uygulamaları ve internet kullanımına ilişkin Ipsos KMG ile gerçekleştirdikleri “PC ve İnternet Penetrasyon Çalışması”na ilişkin düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, Şu anda 6 milyon aboneye sahip olduklarını ifade etti. TTNET’in, sabit genişbant erişim teknolojilerinden DSL bazında yüzü aşkın ülkeden 317 internet servis sağlayıcının değerlendirildiği listede, abone sayısı sahipliğinde 2010 birinci...
Devamını oku...

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), sabit ücret bedelini ortadan kaldıran Yalın ADSL hizmeti için fiyat belirlemesini yaptı. BTK'nın ''2010/DK-07/417'' numaralı kararında, 2007 yılı Temmuz ayından itibaren yürürlükte olan ve toptan genişbant erişim modelleri içerisinde alternatif işletmeciler tarafından en çok tercih edilen model olan IP Seviyesinde Veri Akış Erişimi hüküm, koşul ve ücretlerinin, ''son kullanıcılara sunulacak yenilikçi ve rekabetçi hizmetlerin yaygınlaştırılması, yatırımların özendirilmesi, yatırım merdiveninde işletmecilerin daha üst basamaklara çıkması, piyasada etkin ve sürdürülebilir bir rekabet ortamının tesisi açısından büyük önem arz ettiği'' belirtildi.Kararda, yüksek bant genişliği gerektiren servislerin yaygınlaşması, bilgi toplumuna dönüşüm sürecinde genişbant internet erişim hizmetlerinin kullanımının artması ve mevcut genişbant abonelerinin büyük...
Devamını oku...

İnternetin ve alan isimlerinin yönetiminden sorumlu Amerikan kuruluşu (Icann), siber korsanların kullanıcıları aldatmak için sahte siteler kullanmalarını engelleyecek yeni güvenlik önlemleri getirildiğini açıkladı. Icann'in internet güvenliğnide uzman bir kuruluş olan Verisign ve ABD Ticaret Bakanlığı ile ortaklaşa geliştirdiği sistem, internet sitelerine yasal olduklarını ispat edecek bir "şifreli kimlik" tahsis ediyor.Sistem, böylece bilinen ve meşru sitelere benzeyen sahte sitelere ve internet kullanıcılarının kişisel bilgilerini sağlayacak virüs ve kötü niyetli programları indirmelerine engel olacak.Icann Direktörü Rod Beckstrom, yeni güvenlik önleminin tanıtımı amacıyla Las Vegas'ta düzenlenen konferansta, bunun her açıdan tarihi bir gelişme olduğunu söyleyerek, "Bu güvenlik sistemi bilgisayar kullanan herkes için iyi bir şey ve bizim için de çok şey ifade ediyor" dedi."Domain Name System Security Extensions"...
Devamını oku...

1998 yılından bu yana oyunseverlerin sabırsızlıkla beklediği Starcraft'ın yeni sürümü nihayet dünyayla birlikte Türkiye'de üç farklı ilde satışa sunuldu. Pazartesi'yi Salı'ya bağlayan gece raflardaki yerini alan efsane oyuna Türk oyunseverlerin ilgisi de büyük oldu.İŞTE 12 YILDIR BEKLENEN O OYUNStarcraft'ın Türkiye Distribütörü olan Aral'ın Genel Müdürü Ömer Faruk Demir, oyunun standart ve koleksiyon olmak üzere iki farklı sürümünün bulunduğuna, içeriğinde oyunun kitapçığı, USB belleği ve müzik CD'sinin bulunduğu sınırlı sayıdaki koleksiyon paketinin (yaklaşık 2000 kadar) satışa sunulduğu gece tükendiğine dikkat çekti.Standart sürümün 139 TL üzerinden satışa sunulduğunu belirten Demir, fiyatların bu kadar yüksek olmasında Türkiye'deki ÖTV ve KDV gibi vergilerin doğrudan etkisi olduğunun altını çizdi.İlk sürümü 1998 yılında satışa sunulan Starcraft, o günden bu yana 12 milyon adet sattı. Starcraft...
Devamını oku...
Okyanuslardaki bezin zincirinin temel önemdeki halkası olan, yeryüzündeki yaşamın devamı açısından da kilit öneme sahip olan bitkisel planktonların (fitoplankton) hızla azaldığı belirlendi. Nature dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, dünya okyanuslarında yaşayan bitkisel plankton seviyesi 1950'li yıllara göre yüzde 40 oranında azaldı.Oldukça küçük, mikron boyutlarındaki planktonlar, denizlerdeki besin zincirinin en alt halkalarından birini oluşturuyor ve dolayısıyla, denizdeki birçok canlı türünün devamı açısından kilit öneme sahip. Bu canlılar, karadaki yaşam üzerinde de önemli bir etkiye sahip. Çünkü bu canlılar, atmosferdeki oksijenin üretiminin yarısının kaynağı. Bu canlılar, atmosferdeki karbondioksidin emilmesinde de önemli bir role sahip."KAYGI VERİCİ"Araştırmacılara göre, bu kritik azalmanın sebebi, küresel ısınma olabilir. Küresel ısınma, planktonların gıda bulmalarına engeller...
Devamını oku...
Tarihten Yapraklar ...

“Büyük Taarruz”un 88’inci yıl dönümünü ilk günkü gibi coşku heyecan ve gururla kutluyoruz. CUMHURBAŞKANI GÜL: 30 Ağustos büyük bir destandır Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, Türkiye tarihindeki çok önemli bir kilometre taşı olan 30 Ağustos Zaferi’nin 88. yıl dönümünü hep birlikte ve coşkuyla kutlamanın gururunun yaşandığını ifade etti. Gül, 30 Ağustos Zaferi’nin birlik, beraberlik ve dayanışma ruhuyla yazılmış büyük bir destan olduğunu belirterek, “Büyük Zafer ile hür, müstakil ve bir arada yaşama kararlılığımızın ebedi anıtı dikilmiş, Anadolu’nun sonsuza kadar Türk yurdu olduğu dünyaya ilan edilmiştir” dedi. Cumhurbaşkanı Gül, Türk milletinin, bugünlerini geçmişte kazanılan zaferlere ve verilen mücadelelere borçlu olduğunun bilincinde olduğunu da ifade ederek, ecdadın yaptığı gibi, Türkiye’yi yarınlara taşımak...
Devamını oku...

Suriye Kültür Bakanı Riyad Nasanağa, "Avrupa emperyalizmi, birleşik Arap devletini kurmayı isteyen Arap hayallerini avladı. Halbuki Haçlılara karşı İslam'ı Türkler korudu. Artık Arap ve Türkler tarihi yeniden yazmalılar" dedi. ABU DABİ - Bir asır boyunca Arap-Türk ilişkilerine dair birçok tarihi gerçek örtbas edildi. Bu saklamanın koyu gölgesi, iki taraftaki milliyetçi duygulara yansıdı. Bu kara bulutların gitmesi ile artık Arap ve Türklerin müşterek tarihlerini yeniden okumaları, olumsuz etkilerden soyutlarak yeni bir bakış açısıyla tekrar yazmaları zaruret oldu.Bu olumsuz etkiler Osmanlı döneminin son yıllarında başladı. Osmanlı devleti zayıfladı ve Batılı güçler üzerine üşüştü. Ayrımcılığı yayan, etnik ve mezhepçi çatışmaları körükleyen yeni güçler belirdi. Böylelikle devletin gücü tükendi ve ‘hasta adam’ adı verildi. Bu devletin mirası, Arapların göbeğine İsrail devletinin kurulması...
Devamını oku...

Osmanlı döneminde hudut birlikleri düşmana korku veren ve durdurulamayan efsanevi akıncılardı Sınırlarımızı korumak için özel birlikler kuruluyor. Osmanlı döneminde hudut birliklerimiz efsanevi akıncılardı. Ancak bunların günümüzden en önemli farkları şimdi kurulması düşünülen birlikler müdafaaya yönelikken, akıncıların taarruz kuvvetleri olmalarıydı.ÖNCÜ BİRLİKLERAkıncılar, Rumeli'de serhat boylarına yakın yerlerde otururlar ve zaman zaman düşman topraklarına akınlar yaparlardı. Akıncılar güçlü ve genç yiğitlerden seçilirdi. Akıncı adayı ocağa girebilmek için kendine güvenilir birini kefil göstermek mecburiyetinde idi.Mihaloğulları, Evrenosoğulları, Turahanoğulları ve Malkoçoğulları gibi meşhur akıncı aileleri vardı. Mihaloğulları Sofya'da, Evrenosoğulları Arnavutluk ve Yunanistan'da, Malkoçoğulları Silistre civarında, Turahanoğulları ise Mora'da bulunurlardı. Akıncılar da bu akıncı...
Devamını oku...
Dünya; Evliya Çelebi'nin doğumunu kutlayacak
Dünyanın çeşitli bölgelerini 17'inci yüzyılda yarım asır at sırtında gezerek dünya tarihinin en önemli gezi eserlerinden Seyahatname'yi yazan ünlü gezgin Evliya Çelebi'nin doğumunun 400'ncü yılı, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilâtı (UNESCO) tarafından anma yılı takvimine alındı. Anma etkinlikleri gelecek yıl yapılacak. Evliya Çelebi, 1611 yılında İstanbul Unkapanı'nda doğdu. Kültür ve Turizm Bakanlığının resmi internet sitesinde yer verilen bu bilgiye karşı bazı kaynaklarda onun, Kütahya'nın günümüzde Saray Mahallesi diye bilinen Zeryen Mahallesi'nde doğduğundan bahsediliyor.Evliya Çelebi'nin ailesi, İstanbul'un fethinden sonra Kütahya'dan buraya gelip Unkapanı yöresine yerleşti. İlköğrenimini özel olarak gördükten sonra bir süre medresede okudu, babasından tezhip, hat ve nakış öğrendi, musikiyle ilgilendi. Kuran'ı ezberleyerek hafız oldu. Enderun'a alındı, dayısı Melek Ahmed...
Devamını oku...
Dünyanın çeşitli bölgelerini 17'inci yüzyılda yarım asır at sırtında gezerek dünya tarihinin en önemli gezi eserlerinden Seyahatname'yi yazan ünlü gezgin Evliya Çelebi'nin doğumunun 400'ncü yılı, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilâtı (UNESCO) tarafından anma yılı takvimine alındı. Anma etkinlikleri gelecek yıl yapılacak. Evliya Çelebi, 1611 yılında İstanbul Unkapanı'nda doğdu. Kültür ve Turizm Bakanlığının resmi internet sitesinde yer verilen bu bilgiye karşı bazı kaynaklarda onun, Kütahya'nın günümüzde Saray Mahallesi diye bilinen Zeryen Mahallesi'nde doğduğundan bahsediliyor.Evliya Çelebi'nin ailesi, İstanbul'un fethinden sonra Kütahya'dan buraya gelip Unkapanı yöresine yerleşti. İlköğrenimini özel olarak gördükten sonra bir süre medresede okudu, babasından tezhip, hat ve nakış öğrendi, musikiyle ilgilendi. Kuran'ı ezberleyerek hafız oldu. Enderun'a alındı, dayısı Melek Ahmed...
Devamını oku...

Çinli arkeologlar ülkenin doğusundaki Şandong eyaletinde 100 milyon yıl önce yaşamış dinozorların ayak izlerini buldu.Şinhua ajansının haberine göre, 2600 metre karelik bir alanda yapılan ve üç ay süren kazıların sonunda, bilim adamlarının 3000 adet dinozor ayak izini buldukları bildirildi.Çin Bilimler Akademisi Omurgalılar Paleontoloji ve Paleoantropoloji Enstitüsünden Vang Haycün, bulunan izlerin 100 milyon yıl öncesindeki Mesozoik dönemin sonlarına ait olduğunu kaydetti.İzlerin 10 santimetre ila 80 santimetre olduğunu belirten Vang, aralarında Tyrannosaurus, Coelurosaurs ve Hadrosaurs türlerinin de bulunduğu altı türün ayak izlerine rastlandığını söyledi.Wang, ayak izlerinin hepsinin aynı yönde olduğuna işaret ederek, "Bu durum ya büyük bir göçü, ya da etçil dinozorla karşılaşmış otçul emsallerinin panik halinde kaçışının sonucudur" dedi.Kazıların yapıldığı Cuçıng şehrinde söz konusu keşiften önce 30...
Devamını oku...

Erhan Afyoncu, Osmanlı elçilerini ve onların ülke onuru adına yaptıklarını yazdı Ah nerede eli sopalı o eski diplomatlarımız! İsrail'in, Büyükelçimizi küçük düşürme girişimi Osmanlı dönemindeki cabbar-cevval elçileri gündeme getirdi.Yabancı diplomatların Osmanlı Devleti'nin gururu ve onuruna karşı yaptıkları teşebbüsler, Osmanlı diplomatlarının tavizsiz tavırları karşısında başarılı olamamıştı.Üçüncü Selim dönemine kadar yurtdışında daimi Osmanlı elçilikleri yoktu. Herhangi bir mesele olduğunda Osmanlı elçileri ilgili devlete gider ve işleri bittikten sonra geri dönerlerdi.Osmanlı elçileri, yabancı ülke topraklarına girdikten sonra belirlenen güzergâh üzerinden yollarına devam ederlerdi. Her ne kadar gittikleri ülke tarafından kendilerinin emniyeti için asker, mihmandar ve tercüman tayin olunmuşsa da davranışlarında son derece bağımsız idiler. Maiyetlerine verilen tercümanların nasıl...
Devamını oku...



