MENU
  • Haberler
  • Video Galeri
  • Foto Galeri
  • Müzik
  • Sesli Köşe Yazıları
  • medya
  • Sinema
  • news
  • Aktüel
  • Para Kazanma
  • Tanıtım
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • Gizlilik Politikası
  • Haber Kaldırma talebi
  • Reklam ve Tanıtım
  • İLETİŞİM
  • Nöbetçi Eczaneler
Yeni İstiklal - Kıbrıs Haber- Kıbrıs Haberleri
DOLAR32.2053
EURO35.1156
GR ALTIN2500.6
ÇEYREK4111.0
Ankara
Yeni İstiklal - Kıbrıs Haber- Kıbrıs Haberleri
Yeni İstiklal - Kıbrıs Haber- Kıbrıs Haberleri
  • Ekonomi
  • Gündem
  • Magazin
  • Spor
  • Teknoloji
  • Sağlık
  • Eğitim
  • Dünya
  • Yemek Tarifleri
Kapat

EÜ’de biyolojik istilalar ve küresel tehditler konuşuldu

Ana SayfaHaberlerEÜ’de biyolojik istilalar ve küresel tehditler konuşuldu
EÜ’de biyolojik istilalar ve küresel tehditler konuşuldu

Ege Üniversitesi Fen Fakültesi ve Biyoloji Topluluğu iş birliğiyle  “2. Su ve İklim Krizinde Genç Fikirler Çalıştayı” kapsamında, Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü ikinci sınıf öğrencisi Kadir Çimen, “İklim Değişikliği ve Küreselleşmenin Güdümünde: Biyolojik İstilalar” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi.

02 December, 2025, Tuesday 11:39
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt
Abone ol

 EÜ Fen Fakültesi Konferans Salonunda düzenlenen etkinliğe; Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Esin Sipahi Kılıç, Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Kerim Çiçek, Biyoloji Topluluğu Danışmanı Prof. Dr. Serdar Gökhan Şenol, Biyoloji Topluluğu Başkanı Furkan Ali Akyol, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Çalıştay da öğrenciler, su ve iklim krizi üzerine hazırladıkları araştırmaları paylaştı.

Sunumunda biyolojik istilalardan bahseden Kadir Çimen, “Biyolojik istilalar, iklim değişikliği ve küreselleşmenin en yıkıcı sonuçlarından biri olarak su ve iklim kriziyle doğrudan ilişkilidir. Bir türün kendi yaşam alanı dışına taşınarak zarar vermesine “biyolojik istila”, bu türlere ise “istilacı tür” diyoruz. Türler çoğunlukla insan eliyle; kasten, ticaret yoluyla ya da farkında olmadan yeni bölgelere taşınıyor. Taraklı medüzün balast sularıyla Karadeniz’e gelmesi ya da aslan balığının ısınan Akdeniz’e yerleşmesi bunun çarpıcı örnekleridir. Aynı şekilde tarım alanlarını tehdit eden agresif istilacı bitki türleri de bu krizi derinleştiriyor. İklim değişikliği, bu türlerin yayılımını kolaylaştırarak etkilerini artırıyor; sıcaklık artışı, orman yangınları ve yüksek karbon oranı istilacıların avantajına çalışıyor. Bu türler yerli türlerle rekabet ederek popülasyonları çökertiyor, biyolojik çeşitliliği azaltıyor ve ekosistemlerin fiziksel yapısını bile değiştirebiliyor. Bugün biliyoruz ki biyolojik istilalar, habitat yıkımından sonra biyolojik çeşitlilik kaybının en büyük ikinci nedeni ve bazı bölgelerde birinci sıraya kadar yükselmiş durumda. Üstelik ekonomik maliyetleri de devasa boyutta; yıllık maliyetin dünya genelinde 423 milyar dolar olduğu ve her on yılda bir dört kat arttığı tespit edildi. Kısacası, istilacı türleri tanımadan ve önlemler geliştirmeden ekosistemlerimizi korumamız mümkün değil” dedi.

“İstilacı türlerle mücadele, su ve iklim krizinin bir parçasıdır”

Türkiye’de tespit edilen istilacı türün sucul ve denizel ekosistemlerimizde yarattığı tahribata dikkat çeken Kadir Çimen, “Türkiye’de 261 istilacı, toplamda 1319 yabancı türün tespit edildiğini biliyoruz ve Akdeniz Havzası’nın bu türlerin yerleşimi için en hassas bölgelerden biri olması, gelecekte daha fazla istilacı türle karşılaşacağımızı gösteriyor. Özellikle sucul ekosistemlerde bu türlerin yarattığı tahribat çok ciddi; örneğin sivrisineklerle mücadele amacıyla ülkemize getirilen doğu sivrisinek balığı, zooplanktonları tüketerek ötrofikasyona ve balık ölümlerine yol açıyor. Yabancı sazan türleri ise yerli sazanlarla çiftleşip kısır yavrular oluşturduğu için genetik çeşitliliği tehdit ediyor. Denizel ekosistemlerde ‘katil yosun’ gibi türler, iklim değişimiyle mücadelede kritik öneme sahip deniz çayırlarını yok olma noktasına getiriyor. Haritalar bize, Türkiye’nin bu türlerin yerleşimi açısından dünyanın en kırılgan bölgelerinden biri olduğunu açıkça gösteriyor. Tropikalleşme ile birlikte hem iklimimiz hem de bölgemizdeki türler değişiyor; habitatlar giderek birbirine benzediği için istilacı türlerin yayılışı kolaylaşıyor. Ancak biyogüvenlik önlemleri, sıkı denetimler, erken teşhis ve vatandaş bilimi ile bu zararları azaltabiliriz. Çünkü biyolojik istilacılarla mücadele, su ve iklim kriziyle mücadelemizin ayrılmaz bir parçasıdır” diye konuştu.

Etkinlikte, Zeynep Baykara, “Su ve İklim Krizinin Model Organizma Olarak Kullanılan Arabidopsis Thaliana Üretimine Etkisi”; Ahmet Yağız Ertürk, “Deniz Çayırları ve İklim Değişikliğindeki Rolleri” başlıklı sunumuyla deniz çayırlarının önemini aktardı.  Öykü Erol, “Sulak Alan Kayıpları ve Yanlış Tarım Uygulamaları”; Arda Köroğlu, “Tatlı Su Kaynakları Tahribatı Sonucu Ekolojik Denge Bozulması”; Melike Ceylan, “Körfez Sorunu ve Deniz Yaşamı: Biyoçeşitliliğin Tehlikede Olan Dengesi”; Kutay Durukan, “Su ve İklim Krizinin Kuşlara Etkisi”; Ömer Faruk Arslan, “Su ve İklim Krizinin Kemirgenler Üzerine Etkisi”; Taylan Ali Ardunç, “Su Kaynakları Tahribatının Kuş Göçleri ve Yaşam Alanlarına Etkisi”; Muhammet Yıldırım ise “Su ve İklim Krizinde Genç Fikirlerin Mücadelesi” başlıklı sunumlar yapıldı.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Haberler

Alanya İş İlanları ile Kariyer Fırsatları Giderek Artıyor

İzmir Avukat Hizmetleri Neden Önemlidir?

Sms Onay Hizmetleri ile SMS Onay ve Sanal

Prof. Dr. Kürşat Şahin Yıldırımer: “Sosyal medya çağında gençler kimlik baskısı altında”

Bizi Takip Edin
Facebook
Twitter
Instagram
Yeni İstiklal - Kıbrıs Haber- Kıbrıs Haberleri
Gizlilik PolitikasıHaber Kaldırma talebiReklam ve TanıtımRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

Kıbrıs Haber | Yazılım: Onemsoft

Haber GönderFirma Ekleİlan Ekle