MENU
  • Haberler
  • Video Galeri
  • Foto Galeri
  • Müzik
  • Sesli Köşe Yazıları
  • medya
  • Sinema
  • news
  • Aktüel
  • Para Kazanma
  • Tanıtım
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • Gizlilik Politikası
  • Haber Kaldırma talebi
  • Reklam ve Tanıtım
  • İLETİŞİM
  • Nöbetçi Eczaneler
Yeni İstiklal - Kıbrıs Haber- Kıbrıs Haberleri
DOLAR32.2053
EURO35.1156
GR ALTIN2500.6
ÇEYREK4111.0
Ankara
Yeni İstiklal - Kıbrıs Haber- Kıbrıs Haberleri
Yeni İstiklal - Kıbrıs Haber- Kıbrıs Haberleri
  • Ekonomi
  • Gündem
  • Magazin
  • Spor
  • Teknoloji
  • Sağlık
  • Eğitim
  • Dünya
  • Yemek Tarifleri
Kapat

Prof. Dr. Hakkı Uyar 102. yıldönümünde Misak-ı Milli’yi anlattı

Ana SayfaHaberlerProf. Dr. Hakkı Uyar 102. yıldönümünde Misak-ı Milli’yi anlattı
Prof. Dr. Hakkı Uyar 102. yıldönümünde Misak-ı Milli’yi anlattı

Tarihçi Prof. Dr. Uyar, 102. yıldönümünde Misakı Milli’nin tarihi önemini ve güncel tartışmaları Cumhuriyet’e değerlendirdi. Misakı Milli’nin ...

28 January, 2022, Friday 04:24
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt
Abone ol

Tarihçi Prof. Dr. Uyar, 102. yıldönümünde Misakı Milli’nin tarihi önemini ve güncel tartışmaları Cumhuriyet’e değerlendirdi. Misakı Milli’nin, imzalanmış olan Mondros ve kapıda olan Sevr’e bir tepki olarak ilan edildiğini vurgulayan Uyar, İstanbul’un işgaline dikkat çekerken “İngilizlerle iyi geçinerek imparatorluğu yaşatabileceklerine inananlar olduğunu” kaydetti. “Damat Ferit ve Padişah Vahdettin’i de bu gruba dahil etmek gerekir” diyen Uyar, “Misakı Milli yolundaki ilk adımları Erzurum ve Sivas kongrelerinde görmek mümkün. Hükümet ve padişah barış anlaşmasını imzalamaya hevesliyken, Anadolu’daki direniş hareketinin temel aldığı şey Misakı Milli’ydi” ifadelerini kullandı.

İstanbul’un ikinci işgalinin, hükümet ve padişahla işbirliği içinde yapılmasının, direnişin merkezinin Ankara’ya ve Anadolu’ya taşınmasına kapı açtığını aktaran Uyar, Misakı Milli’nin maddelerine işaret ederek “Misakı Milli, bizim için stratejik bir belge. Ancak Misakı Milli’yi sadece bir coğrafi sınır belgesi olarak görmemek gerek. Misakı Milli ve Kurtuluş Savaşı’nın temel hedefi, belirtilen sınırların içinde tam bağımsız yaşamak” dedi.

Görsel: Türk Tarih Kurumu

"TOPRAK PEŞİNDE DEĞİLDİ"

Misakı Milli’yi kabul ettikten sonra parlamentonun dağıtıldığını ve İstanbul Hükümeti’nin, Türk tarihinin belki de en ağır anlaşması olan Sevr’i imzaladığını belirten Uyar, şunları kaydetti: “Zaman zaman Sevr hakkında ‘ölü bir anlaşma’ deniyor. Evet, Sevr ölü bir anlaşma ama Osmanlı’nın parlamentosu tarafından imzalanmadığı için değil. Bu bir safsata. Sevr, padişah tarafından onaylanmış, Saltanat Şûrası’nda kabul edilmiş ve temsilciler tarafından imzalanmış bir anlaşma. Sevr’i geçersiz kılan şey, Kurtuluş Savaşı’nın başarıya ulaşması ve yerini Lozan’ın almasıdır. Lozan bizim tam bağımsızlık belgemizdir.”

Uyar, hedeflenen sınırlardan verilen tavizler için kabahatin Lozan’da değil, “Milli Mücadele’ye ihanet ederek tek blok olunmasını engelleyenlerde” aranması gerektiğini belirterek “Cumhuriyetle, cumhuriyetin kurucu değerleriyle, Milli Mücadele’yi yürüten kadrolarla çatışarak bir yere varılmaz. Milli Mücadele bu bağlamda bir turnusol görevi görüyor. Türk ordusu bütün enerjisini Büyük Taarruz’da harcamıştı ve daha fazlasını yapabilecek durumda değildi. Mustafa Kemal, eğer İzmir’e girdiğinde toprak kazanma peşinde olsaydı, Musul’dan önce Selanik’i almak isterdi. Doğduğu toprakları bile hayal etmedi, mevcut topraklar içerisinde tam bağımsız, müreffeh bir ülke yaratmak gibi gerçekçi bir amacı vardı” ifadelerini kullandı.

"85 YILDA NE YAPILDI?"

Hatay’ın anavatana katılmasına ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ne dikkat çeken Uyar, “Atatürk, ölene kadar coğrafi sınırlar itibarıyla da mücadele etmeye devam etti. Bu dönemlerden hesap sormak yerine son 85 yılda ne yapılmış ona bakmak lazım. Cumhuriyetle, cumhuriyetin kurucu değerleriyle, Milli Mücadele’yi yürüten kadrolarla çatışarak bir yere varılmaz” dedi.

"LOZAN İLE ALAKASI YOK"

Misakı Milli konuşulurken Lozan’a da değinilmesi gerektiğini vurgulayan Uyar, “Lozan’ın gizli maddeleri yok, 100 yıllık bir anlaşma da değil” dedi. On İki Ada’nın, 1912’de Trablusgarp’ın işgal edilmesinin ardından Uşi Antlaşması’yla İtalya’ya bırakıldığını anımsatan Uyar, “Bu adaların, Mısır’ın, Tunus’un ya da Kıbrıs’ın Lozan’la hiçbir alakası yok. Lozan’ın 8 ciltlik tutanağı mevcut, bağımsız olarak yazılmış pek çok kitabın yanı sıra ‘itilaf bloku’ tarafından da yazılanlar var. Lozan’ın belgeleri açık, gizli saklı bir tarafı yok, yeter ki okuyalım” değerlendirmesinde bulundu.

Haberi Kaynağından oku: Cumhuriyet

Not : Bu haber CUMHURİYET internet sitesinden, Yeniistiklal.com editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak geldiği şekliyle alınmıştır. Bu haberlerin hukuki muhatabı haber kaynaklarıdır. Haberlerle ilgili her tür şikayetinizi [email protected] adresimize gönderebilirsiniz.

Misakı MilliLozanAnlaşmaSevrTarafı
  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Bizi Takip Edin
Facebook
Twitter
Instagram
Haberler

Prof. Dr. Aytuğ Altundağ: KBB Alanında Bilimsel, Teknolojik ve Hasta Odaklı Yaklaşım

Modern Ofislerde Sessizlik ve Verimlilik: Akustik Çözümler Ön Plana Çıkıyor

İzmir’de Avukat Seçerken Dikkat Edilecekler

İlk Kez Av Tüfeği Alacakların Bilmesi Gereken 5 Yasal Zorunluluk

Yeni İstiklal - Kıbrıs Haber- Kıbrıs Haberleri
Gizlilik PolitikasıHaber Kaldırma talebiReklam ve TanıtımRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

Kıbrıs Haber | Yazılım: Onemsoft

Haber GönderFirma Ekleİlan Ekle