
ABD öncülüğündeki Batı, Rusya Federasyonu'nun NATO'nun genişlemesinin durdurulmasına yönelik sunduğu anlaşmalar karşısında, Ukrayna ve Doğu Avrupa'ya askeri ve silah yığınağını yoğunlaştırdı. Gerilim tırmandırılırken, ‘Rusya Ukrayna’ya saldıracak’ başlığı altında propaganda savaşı devreye sokuldu.
ABD ve müttefiklerinin benimsedikleri söylemler karşısında bizzat Ukrayna Savunma Bakan Yardımcısı Reznikov'un bunu yalanlayan açıklamaları ise dikkat çekti. ABD ve NATO, Ukrayna ittifakın üyesi olmamasına rağmen Acil Müdahale Gücü'nü teyakkuza geçirmekten bile bahsediyor.
ABD ve NATO'nun Rusya Federasyonu'na yönelik tehditleri, Ukrayna'ya asker ve silah yığınaklarının anlamı ve Ankara'nın krizi 'Rusya ile Ukrayna arasında' diye formüle ederek kalkıştığı arabuluculuk girişimini İstanbul Aydın Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Naim Babüroğlu ile konuştuk.
‘ABD ve NATO sözlerini tutmadı, üyesi sayısını ardırırken silah sistemlerini yerleştirdi, Rusya kendini kuşatılmış hissediyor'
Dr. Naim Babüroğlu’na göre, Rusya Federasyonu için Ukrayna jeopolitik olarak kritik önemde. Babüroğlu, ABD ve NATO'nun 1990'larda Moskova'ya verdikleri sözleri tutmadıklarını belirtirken, ittifakın üyesi sayısının aşamalı olarak 30'a çıkarıldığını ve Rusya’yı vuracak silah sistemlerinin Doğu Avrupa'ya yerleştirildiğini anımsattı. NATO'nun kuvvet havuzunu Rusya'yı 'birinci tehdit' görerek oluşturduğunu vurgularken, bu koşullarda Rusya'nın kendisini 'kuşatılmış' hissettiğine dikkat çekti:
'Ukrayna ve Gürcistan, Putin Rusyasının kırmızı çizgisidir ve Putin savaşı göze alır'
Babüroğlu, 30 yılda oluşan koşullarda silahların kontrolü anlaşmalarının da ortadan kaldırıldığına atıf yaparken, Moskova'nın sadece Ukrayna değil, Güney Kafkasya'dan Orta Asya'ya uzanan coğrafyada da 'kırmızı çizgileri' bulunduğunu belirtti. Babüroğlu'na göre bu kırmızı çizgiler aşılırsa 'Moskova savaşı göze alır':
'ABD Ukrayna geriliminden faydalanarak Rusya'ya karşı cephe oluşturmak istiyor'
Moskova'nın üç temel talebinin genişlemeye son verilmesi, Doğu Avrupa'da Rusya'yı menziline alan silah sistemlerinin ve askeri varlıkların çekilmesi olduğunu anımsatan Babüroğlu'na göre ABD ve NATO bunları 'kabul edilemez' bulur. Ancak Babüroğlu, ABD'nin diplomasiyi de çalıştırmak istediğini dile getirdi. Babüroğlu'na göre NATO 30 üye ama Rusya'ya karşı izlenen bu gerginlik politikasında Washington'ın yanında olmayan Almanya, Fransa ve Macaristan sorun yaratıyor:
“Rusya’nın ABD’den 3 tane talebi oldu. NATO’nun Doğu Avrupa’da genişlememesine dair garanti istedi. 1997’den sonra NATO’nun Açık Kapı politikası kapsamında Doğu Avrupa’ya yerleştirdiği ve Rusya’yı menzil içine alan silah sistemlerinin ve askeri varlıkların geri çekilmesi. NATO’nun Rus sınırına yerleştirdiği silahların geri çekilmesi. Bu üçüne kabul edilemez diyorum. Eğer ABD ve NATO bu üç maddeden birini kabul ederse NATO’nun kuruluş anlaşmasının 10. Maddesini reddetmiş oluyor. Ama ABD, diplomasiyi de çalıştırmak istiyor. NATO 30 üye ama Rusya’ya karşı izlenecek bu gerginlik politikasında yanında ABD’nin yanında olmayan Almanya, Fransa ve Macaristan gibi ülkeler var. Almanya, NATO’da önemli bir güçtür, AB’de en önemlisidir. Almanya ve İsveç, Ukrayna’ya bu aşamada silah satışını durdurdu. Çünkü İsveç’in bir korkusu var. İsveç, hemen Norveç’in sınırında ve Rusya’nın altında. Dolayısıyla NATO bunu kabul edemez. ABD, bu Ukrayna-Rusya gerginliğinden faydalanarak başta Almanya olmak üzere AB ülkelerini Rusya’ya karşı bir cephe oluşturmak istiyor."
'Almanya’yı küçümsemeyelim'
Babüroğlu, ABD'nin Türkiye'yi de yanına çekerek Karadeniz ve bölgede yanında görmek istediğini söylerken, bunu mümkün görmediğini belirtti. Babüroğlu, AB içinde bu olayın çözülmesini ve Rusya ile ilişkilerin kopmamasını isteyen ülkelere atıf yaptı:
"ABD, Türkiye’yi de kendi yanına çekerek Karadeniz ve bölgede yanında görmek istiyor. Ama bunu görmesi mümkün değil. Çünkü Avrupa Birliği’nin içinde Almanya, Fransa, Macaristan ve bazı ülkeler diplomasiyle bu olayın çözülmesini istiyor ve Rusya ile ilişkilerin kopmaması yönünde açıklamalar yapıyor. Almanya’yı küçümsemeyelim. NATO askeri karargahında daima komutan Amerikalı dört yıldızlı generaldir, komutan yardımcısı İngiliz general veya amiraldir, daima kurmay başkanı Alman general veya amiraldir. Almanya’nın NATO’da 3. ülke olarak önemli bir gücü var. Almanya’yı dinlemeyerek ABD böyle bir harekat yapamaz, çünkü oy birliği var.”
‘ABD, NATO’nun ‘acil müdahale gücüne’ atıf yapıyor ama Ukrayna üye değil, AB'li üyeler de Türkiye de buna yanaşmaz’
NATO’nun 5. maddeye dayanarak acil müdahale gücüne atıf yaparak blöf yaptığını söyleyen Babüroğlu, Ukrayna’nın ittifaka üye olmadığını anımsattı. İttifakın bu maddeyi kullanma isteğine Türkiye, Almanya, Fransa, Macaristan’ın ‘hayır’ diyeceğini belirten Babüroğlu’na göre, NATO içindeki AB ülkeleri bunu yapmaya yanaşmazlar. Babüroğlu, Türkiye'nin de tarafsız kalacağını öngördü:
“ABD şunun peşinde, diyor ki; NATO’nun acil müdahale gücü var. Bu NATO’nun 5 maddesi kapsamında kullanılıyor. Bir ülkeye yapılan saldırı bütün ülkelere yapılmış sayılır. Rusya, NATO ülkesine saldırmıyor. Ukrayna, barış için ortaklık şemsiyesinde. Yani NATO üyeliğine hazırlık sürecinde, Kazakistan, Ermenistan ve Gürcistan gibi. NATO açıklamasında, ‘Biz 5. maddeyi Ukrayna’da çalıştıramayız’ dedi. Zaten çalıştırabilmiş olsalardı 2008’de NATO, Gürcistan’a müdahale ederdi. Dolayısıyla ben bunun blöf olduğunu değerlendiriyorum. ABD, Irak ve Afganistan’da olduğu gibi 5. maddeyi çalıştırmak istiyor ama Türkiye, Almanya, Fransa, Macaristan ve birkaç ülkenin hayır diyeceğini düşünüyorum. Çünkü Almanya buna evet derse Rusya ile tamamen ipleri koparır. Türkiye, evet derse Libya, Suriye, Güney Kafkasya’da, Karadeniz’de tüm ulusal çıkarlar aleyhine Rusya’yı görür. Türkiye’nin tarafsız kalacağını değerlendiriyorum. ABD’nin bu hamlesinin de sonuçlanacağını düşünmüyorum. Eğer NATO’nun acil müdahale gücünü kullandığı zaman o zaman 5. maddeyi çalıştırmanız lazım Afganistan’da olduğu gibi. 5. maddeyi çalıştıracak AB üyesi bir NATO üyesi göremiyorum. Çünkü AB'nin 21 üyesi NATO üyesi. İngiltere, Kanada ve ABD çok istekli, ama Almanya ve Fransa ayrıca bazı Baltık ülkeleri istekli olmayacaktır. Çünkü ilk hedef onlar olacaktır.”
‘ABD Ukrayna’da Suriye'deki gibi bir hibrit savaşla istikrarsızlık yaratmak istiyor'
ABD, Britanya ve Kanada'nın Ukrayna'yı silahlandırdıklarını anımsatan Babüroğlu’na göre, bu ülkeler Ukrayna’da Suriye’deki gibi yeraltı terör örgütleri, paralı askerlerin de katkılarıyla iç savaşa benzer bir hibrit savaş ortamı yaratmak istiyor. Babüroğlu buna karşılık Rusya'nın Ukrayna'ya harekat düzenleyeceğini zannetmediğini dile getirirken, Moskova'nın Ukrayna ve Gürcistan'ın uzun süre NATO üyesi olamayacak koşulları sağladığını, bir sonraki adımın ise Donbass'ın bağımsızlığı olabileceğini dile getirdi:
'Türkiye’nin bir arabuluculuk şansı olduğunu değerlendirmiyorum'
Babüroğlu, Türkiye'nin konumu itibarıyla Rusya nezdinde arabulucu olamayacağını söyledi. Ankara'nın bu krizde Almanya dahil pek çok ülkeden daha fazla Ukrayna'yı desteklediğini ve SİHA'lar tedarik ettiğini anımsatan Babüroğlu, "Türkiye’nin bir arabuluculuk şansı olduğunu değerlendirmiyorum" dedi:
Haberi Kaynağından oku: TR Sputnik
Not : Bu haber TR SPUTNİK internet sitesinden, Yeniistiklal.com editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak geldiği şekliyle alınmıştır. Bu haberlerin hukuki muhatabı haber kaynaklarıdır. Haberlerle ilgili her tür şikayetinizi [email protected] adresimize gönderebilirsiniz.






Yorum Yazın