MENU
  • Haberler
  • Video Galeri
  • Foto Galeri
  • Müzik
  • Sesli Köşe Yazıları
  • medya
  • Sinema
  • news
  • Aktüel
  • Para Kazanma
  • Tanıtım
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • Gizlilik Politikası
  • Haber Kaldırma talebi
  • Reklam ve Tanıtım
  • İLETİŞİM
  • Nöbetçi Eczaneler
Yeni İstiklal - Kıbrıs Haber- Kıbrıs Haberleri
DOLAR32.2053
EURO35.1156
GR ALTIN2500.6
ÇEYREK4111.0
Ankara
Yeni İstiklal - Kıbrıs Haber- Kıbrıs Haberleri
Yeni İstiklal - Kıbrıs Haber- Kıbrıs Haberleri
  • Ekonomi
  • Gündem
  • Magazin
  • Spor
  • Teknoloji
  • Sağlık
  • Eğitim
  • Dünya
  • Yemek Tarifleri
Kapat

Hamilelikte En Çok İnanılan 12 Mite Dikkat!

Ana SayfaSağlıkHamilelikte En Çok İnanılan 12 Mite Dikkat!
Hamilelikte En Çok İnanılan 12 Mite Dikkat!

Anne adayları hamilelik haberini aldığı zaman hem heyecanlı hem mutlu bir döneme giriyor. Ortalama 40 haftalık yolculuğun başlamasıyla birlikte ...

22 April, 2022, Friday 13:41
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt
Abone ol

Anne adayları hamilelik haberini aldığı zaman hem heyecanlı hem mutlu bir döneme giriyor. Ortalama 40 haftalık yolculuğun başlamasıyla birlikte hemen hemen pek çok gebe gerek internetten gerek çevresinden hamilelik sürecine ilişkin bilgiler alıyor. Ancak uzmanından alınmayan kulaktan dolma bilgiler zaman zaman yanlış da olabiliyor ve hamilelik ile doğum sürecini olumsuz etkileyebiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Şakir Volkan Erdoğan, gebelikte doğru bilinen yanlışlar hakkında bilgi verdi.

Gelişen teknoloji ve iletişim çağı ile birlikte her bilgiye ulaşmak çok kolaylaşmışken beraberinde getirdiği sorun hangi bilginin doğru hangi bilginin yanlış olduğu konusudur. Pek çok anne adayı da bazen bu bilgi kirliliği içinde stres yaşayabilmektedir. Gebelik sürecinde; gerek hormonların, gerekse anne olmanın verdiği sorumluluk ile anne adaylarının kafaları duyulan yanlış bilgilerle karışabilmektedir. Bu bilgiler her ne kadar masum gibi görünse de, hem gebenin konforunu bozmakta hem de strese yol açmaktadır.

Bu mitler şöyle sıralanabilmektedir:

  1. “Her gebe tüm hamilelik boyunca en çok 7-9 kilo arasında almalıdır”: Genellikle gebe bir kadın hamilelik dönemini 8-12 kilo alır diye ortalama bir rakam vardır. Ancak gebelik döneminde alınan kilolar gebelik öncesi kadının kilosuna uygun olmalıdır; örneğin kilolu bir anne adayı ile zayıf bir anne adayının alması gereken kilo aynı olmamalıdır. Kilo alımı her kadına göre farklılık gösterebilir. Hamilelikte doktor kontrolünde kilo dengesinin doğru ayarlanması önemlidir.
  2. “Midesi bulanmayanın erkek çocuğu olur”: Bilimsel olarak kız bebeklerin anne adayında daha fazla bulantı yaptığı yönünde bazı çalışmalar bulunmaktadır ancak bulantı olmayan her anne adayının çocuğu erkek doğmamaktadır.
  3. “Gebe saç kestirirse bebeğin ömrü kısa olur”: Hamile kadınların saç kestirmesinde bir sakınca yoktur. Saç boyama konusunda ise dikkat edilmesi gereken tek konu boyadaki kimyasal maddelerdir. Bu nedenle saç boyası 12 haftaya kadar yapılmamalıdır.
  4. “Bir gebe kollarını havaya kaldırırsa bebeğin kordonu boynuna dolanır”: Bu da yanlış bir bilgidir. Hamilelerin yaptığı hareketle kordon dolanması gibi bir durum söz konusu değildir. Bilimsel araştırmalara göre uzun kordonu olan bebeklerde kordon dolanması görülmektedir. Bu durum gebenin hareketine bağlı değildir.
  5. “Hurma yemek düşüğe sebep olur”: Gebelikte hurmanın doğumu başlattığına dair birçok çalışma mevcuttur. Yapılan çalışmalar genelde doğuma yakın dönemde düzenli hurma yenmesi ile ilişkilidir. Araştırmalara göre hurma doğumu başlatmakta etkili bir besindir. Yiyeceklerle ilgili olarak gebeliğe ilişkin söylenebilecek tek şey hiçbir besinin abartılı tüketilmemesi gerektiğidir.
  6. “Bir hamile istediği besini yemezse, bebekte o besinin izi çıkar”: Gebelik boyunca her istenen şey tüketilmez. Örneğin sakatat, ağır metal ihtiva eden deniz canlıları, çiğ süt, çiğ et, çiğ balık ürünleri, sushi gibi besinler tüketilmemelidir. Bu tür gıdaların tüketilmemesi bebekte bir iz oluşturmaz ancak ciddi nöronal ve fiziksel hasarlara neden olabilmektedir.
  7. “Hamile kadın spor yapamaz”: Gebenin çevresindeki kişiler tarafından en sık dile getirilen konulardan biri de anne adayının eğilmemesi, bir yere uzanmaması, koşmaması, dans etmemesi gerektiğidir. Rutin ve iyi giden bir gebelikte hareket kısıtlaması önerilmemektedir. Genetik olarak sağlıklı ve takiplerinde bir patoloji görülmeyen bir bebek için hareket etmenin sorun oluşturmayacağı bilinmektedir. Riskli gebeliği olan kadınlara da her hareket önerilmez. Genel anlamda dikkat edilmesi gereken gebeliğin ileri haftalarında, özellikle doğuma yakın ağır sporların yapılmasından kaçınılması gerektiğidir.
  8. “Gebelikte vajinal muayene düşüğe neden olur ya da doğumu başlatır”: Bu bilgi anne adaylarının çok fazla dile getirdiği, jinekoloji uzmanlarının çok sık karşılaştığı bir konudur. Hatta pek çok anne adayı, anne ve bebek hayatının riskli olduğu durumlarda bile vajinal muayene konusunda direnç göstermektedir. Bu bilgi kesinlikle doğru değildir. Vajinal muayene bebeğe ya da anneye zarar vermemektedir, doğumu başlatmamaktadır.
  9. “Gebelikte cinsel ilişki bebeğe zarar verir”: Cinsel ilişki bebeğe zarar vermez. Fakat vücudumuzun ürettiği prostoglandin maddesi rahim ağzının açılmasına ve kasılmalara neden olan bir maddedir ve bu madde erkek menisinde de bulunmaktadır. Bununla birlikte yapılan çalışmalarda cinsel ilişki ile doğum olayının başladığına dair bir kanıt bulunamamıştır. Bu veriler ışığında güncel bilgimiz cinsel ilişkinin hamileliğe zarar vermeyeceği yönündedir. Ancak gebelikte cinsel ilişki dönemleri konusunda mutlaka doktora danışılmalıdır.
  10. “Doğum için acı eşiği yüksek olmayan doğum yapamaz”: Doğum, acı eşiği ile ilgili değil, kadın olmak, anne olmayı istemek ve neslin devamını sağlamak ile ilgilidir. Acı eşiği yüksek insanlar tabi ki de acıyı daha az hissedeceklerdir ama bunun doğurabilmek ile ilgisi yoktur.
  11. “8 aydan küçük doğan bebek yaşamaz”: Gelişen tıp ve teknoloji ile günümüzde 22-24 hafta üzerindeki; 500 gr ve üzeri bebekler yaşayabilmektedir. Tabi ki bebek anne karnında ne kadar kalırsa ileride sağlıklı yaşama oranı o kadar artar. Erken haftada doğum, bebeğin kuvözde kalacağı süreyi ve bakım ihtiyacını artırmaktadır.
  12. “Mide ekşimesi bebeğin saçlarıyla ilgilidir”: Gebelik sürecinde anne adayında bir takım fizyolojik değişiklikler meydana gelmektedir. Bunlardan bir tanesi de mide içeriğinin özellikle ilerleyen gebelik haftaları ile yemek borusuna geri kaçması durumudur. Reflü adı verilen bu durumda yemek borusunun mideye girdiği yerde yanma ve ekşime hissi olur; bebeğin saçları ile ilgisi yoktur.
Kaynak: (BHA) - Beyaz Haber Ajansı

Haberi Kaynağından oku: Beyaz Haber Ajansı

Not : Bu haber BEYAZ Haber Ajansı internet sitesinden, Yeniistiklal.com editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak geldiği şekliyle alınmıştır. Bu haberlerin hukuki muhatabı haber kaynaklarıdır. Haberlerle ilgili her tür şikayetinizi [email protected] adresimize gönderebilirsiniz.

  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Bizi Takip Edin
Facebook
Twitter
Instagram
Sağlık

24 saat boyunca aç kalırsak ne olur?

Saçlar Neden Beyazlar: Yaşlanmanın Görünür İzi ve Genetik Sırları

Yavaş ve Bilinçli Adımların Dansı: Japon Yürüyüşü

Matcha Çayı Nedir?

Ses Yalıtımlı panel

  • Radyofrekans ile Ağrı Tedavisi
  • Atardamar Nedir?
  • Bel Fıtığı Belirtileri Nelerdir?
  • Beyinde Damar Tıkanıklığı Neden Olur?
  • Damar Hastalıkları Belirtileri
  • Hemoraji Nedir?
  • Heparin Nedir?
  • Baş Ağrısında Orta Meningeal Arter Embolizasyonu
  • Kronik Subdural Kanamada Embolizasyon
  • Varis Tedavisinde Radyofrekans Yöntemi
  • Osteoid Osteoma Radyofrekans Ablasyon
  • Vertebroplasti Nedir?
  • TIPS Nedir?
  • Ameliyatsız Karaciğer Hemanjiomu Tedavisi
  • Kronik Prostatitte Embolizasyon Tedavisi
  • Bronşiyal Arter Embolizasyonu Nedir?
  • Karaciğer Tümör Ablasyon Tedavisi
  • Kemoembolizasyon (TAKE) Nasıl Yapılır?
  • Hemoroid Embolizasyonu Nedir?
  • Karaciğer Tümörü Tedavisinde Radyoembolizasyon
  • Prostat Embolizasyonu Başarı Oranı
  • Paratiroid Nodül Ablasyonu
  • Kafa İçi Basınç Artışına Neden Olan Serebral Venöz Bozukluk
  • Tiroid Nedir?
  • Sertleşme Sorunu Tanısında İleri Görüntüleme Teknikleri
  • Penil Venöz Kaçak Tedavisi
  • Miyom Ameliyatı ve Embolizasyonu Farkı
  • Eagle Sendromu Tedavisi
  • Beyin Anevrizması Embolizasyonu
  • Hidrosel Tedavisi
  • Ameliyatsız Fıtık Tedavisi
  • Tiroid Ameliyatı ve Embolizasyonu Farkı
  • Bel Fıtığı Tedavi Yöntemleri
  • Toplardamar Nedir?
  • Tıbbi Onkoloji Nedir?
  • Omurilik Nedir?
  • Omurga Anatomisi
  • Nodül Nedir?
  • Kanser Çeşitleri Nelerdir?
  • Ablasyon Nedir?
  • Anevrizma Nedir?
  • Topuk Dikeni Belirtileri
  • Kulak Çınlaması Neden Olur?
  • Biyopsi Alınması Tehlikeli Midir?
  • Diyabetik Ayak İyileşir Mi?
  • Serebrovasküler Hastalıklar
  • Karaciğer Kanseri Erken Evre Belirtileri
  • Stent Takıldıktan Sonra Nelere Dikkat Edilmeli?
  • Kanser Çeşitleri
Yeni İstiklal - Kıbrıs Haber- Kıbrıs Haberleri
Gizlilik PolitikasıHaber Kaldırma talebiReklam ve TanıtımRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

Kıbrıs Haber | Yazılım: Onemsoft

Haber GönderFirma Ekleİlan Ekle