MENU
  • Haberler
  • Video Galeri
  • Foto Galeri
  • Müzik
  • Sesli Köşe Yazıları
  • medya
  • Sinema
  • news
  • Aktüel
  • Para Kazanma
  • Tanıtım
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • Gizlilik Politikası
  • Haber Kaldırma talebi
  • Reklam ve Tanıtım
  • İLETİŞİM
  • Nöbetçi Eczaneler
Yeni İstiklal - Kıbrıs Haber- Kıbrıs Haberleri
DOLAR32.2053
EURO35.1156
GR ALTIN2500.6
ÇEYREK4111.0
Ankara
Yeni İstiklal - Kıbrıs Haber- Kıbrıs Haberleri
Yeni İstiklal - Kıbrıs Haber- Kıbrıs Haberleri
  • Ekonomi
  • Gündem
  • Magazin
  • Spor
  • Teknoloji
  • Sağlık
  • Eğitim
  • Dünya
  • Yemek Tarifleri
Kapat

Her 200 Kişiden 1'i Ankilozan Spondilit Hastası

Ana SayfaSağlıkHer 200 Kişiden 1'i Ankilozan Spondilit Hastası
Her 200 Kişiden 1'i Ankilozan Spondilit Hastası

GENÇ YAŞTA BAŞLAYAN VE 3 AYDIR GEÇMEYEN BEL AĞRISINA DİKKAT EDİN! TÜRKİYE’DE HER 200 KİŞİDEN 1’İ ANKİLOZAN SPONDİLİT HASTASI AS’LA ...

07 May, 2022, Saturday 10:22
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt
Abone ol

GENÇ YAŞTA BAŞLAYAN VE3 AYDIR GEÇMEYEN BEL AĞRISINA DİKKAT EDİN!

TÜRKİYE’DE HER 200 KİŞİDEN 1’İ ANKİLOZAN SPONDİLİT HASTASI

AS’LA KISITLANMIYORUZ HAREKET EDİYORUZ

Ülkemizde her 200 kişiden 1’inde görülen ankilozon spondilit (AS) hastalığı erken teşhis ve tedavi edilmezse omurgada şekil bozukluğu gibi kalıcı sakatlıklara neden olabiliyor. AS hastalığıyla daha kaliteli bir yaşamın anahtarı ise erken tanı ve tedavinin yanı sıra düzenli egzersiz. Türkiye Romatoloji Derneği’nin UCB Pharma Türkiye’nin koşulsuz desteğiyle 7 Mayıs Dünya Ankilozan Spondilit Günü kapsamında hayata geçirdiği “AS’la Kısıtlanmıyoruz” farkındalık kampanyası, omurgada kalıcı hasarla mücadelenin doğru tedavi ve egzersizlerle mümkün olabileceğine dikkat çekiyor

Halk arasında omurgayı tutan iltihaplı romatizma olarak bilinen ankilozan spondilit (AS), erken teşhis edilmemesi, tedaviye geç başlanması ve hastaların egzersizden uzak durması nedeniyle omurgada deformasyon ve kalıcı sakatlıklara neden olabiliyor. Toplumda çok fazla bilinmeyen, nadir görülen ve genelde bel fıtığıyla karıştırılan AS hastalığı hakkında farkındalık oluşturmak amacıyla her yıl mayıs ayının ilk cumartesi günü, Dünya Ankilozan SpondilitGünü olarak kabul ediliyor.

Kalıcı sakatlıkların önüne geçmek için erken tanı önemli

AS’nin sinsi bir hastalık olduğuna dikkat çeken Türkiye Romatoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Pamir Atagündüz, hastalıkta en riskli konunun tedavi sürecine geç başlanması olduğunu aktardı. İyi bir tedavi almayan hastalarda omurgaya ait kalıcı deformasyonlar yani şekil bozuklukları görülebildiğini belirten Prof. Dr. Atagündüz, tedavi süreciyle ilgili şunları söyledi: “Ağrının başlangıcından sonraki ilk 5-10 yıl hastalarımızda ortaya çıkacak olan eklem kısıtlanması ve omurgadaki şekil bozuklukları için önemli. Bu dönemde hızlı bir şekilde kısıtlanma hastaların yaklaşık üçte birinde görülüyor. Bir kez omurgada kısıtlanma geliştiğinde bu hasar geri dönüşümsüz gibi düşünülebilir. Tedavide gecikilmiş ve hastalığı ilerlemiş hastalarda işgücü kaybı, yaşam kalitesi ve yaşam süresinde azalma söz konusu olabiliyor. AS tedavisinde hastaların önerilen aralıklarla kontrollerini romatologlarıyla takip etmesi son derece önemli. Hastalar sigara kullanıyorlarsa mutlaka bırakmalı. Yeterli miktarda kalsiyum ve D vitamini almalı. Düzenli egzersiz yapmalı.”

Erkeklerde kadınlara kıyasla 2-3 kat daha sık görülüyor

Ankilozan spondilit hastalığının çoğunlukla genç yaşlarda ortaya çıktığını ifade eden Türkiye Romatoloji Derneği Üyesi İç Hastalıkları ve Romatoloji Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Özbek, AS’nin belirtilerinin genellikle 15-40 yaşları arasında olduğunu ancak hastalığın daha küçük çocuklarda veya 40 yaş üstünde de başlayabileceğini belirterek erkeklerde kadınlara kıyasla 2-3 kat daha sık görüldüğünü açıkladı. Prof. Dr. Özbek, çok erken yaşlarda çocukluk döneminde başlayan hastalığın ilk bulgularının diz ya da ayak bileği gibi eklemlerde olabileceğini söyledi.

3 aydan daha uzun süren bel ağrısı şikayetiniz varsa romatoloji uzmanına başvurmalısınız

AS hakkındaki farkındalığın ülkemizde henüz oluşmadığını ve çoğunlukla bel fıtığı ile karıştırıldığından hastaların teşhis için geç başvurduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özbek, “Üç aydan uzun süren şiddetli bel ağrılarınız varsa ve bu ağrılarınız dinlenmeyle artarken hareket halinde azalıyorsa bir an önce romatoloji uzmanına gidilmesini tavsiye ediyoruz. AS’nin kesin bir tedavisi bulunmuyor ancak şimdi sahip olduğumuz mevcut tedavi seçenekleri ve düzenli egzersizlerle hastalıkta beklenen deformiteler önlenebiliyor ve hastaların yaşam kalitesi yükseliyor” diye konuştu.

“AS’la Kısıtlanmıyoruz” farkındalık kampanyası

AS’la Kısıtlanmıyoruz farkındalık kampanyası hakkında Prof. Dr. Pamir Atagündüz şu bilgileri paylaştı: “Toplumu AS konusunda bilinçlendirmek, erken teşhis için bel ağrısı şikayetlerini doğru takip etmelerinin önemini anlatmak ve hastaların daha kaliteli bir yaşam sürmesinde egzersizin tedavi sürecinin değişmez bir parçası olduğuna dikkat çekmek üzere Dünya Ankilozan Spondilit Günü kapsamında Türkiye Romatoloji Derneği olarak UCB Pharma Türkiye’nin koşulsuz desteğiyle AS’la Kısıtlanmıyoruz farkındalık kampanyasını hayata geçiriyoruz. Kampanya kapsamında; hem sosyal medya üzerinden farkındalık çalışmaları gerçekleştireceğiz hem de Beşiktaş Jimnastik Kulübü ile yapacağımız anlamlı iş birliği ile Beşiktaş Fenerbahçe derbisinde stadyumda farkındalık mesajımızın yer aldığı pankart ile geniş kitlelere ulaşmayı hedefliyoruz.”

Prof. Dr. Süleyman Özbek’inankilozan spondilit hastalığıyla ilgili farkındalık oluşturmaya gönül vermiş hastaları Ahmet G. ve Barış G.’nin hikayesi:

ANKİLOZAN SPONDİLİT HASTASI DAYI VE YEĞEN

“Peki, dans edebilecek miyim?”

Ahmet G. 20 yıl önce hastalığını öğrendiğinde 6 yıldan bu yana özellikle sabahları ortaya çıkan, hareketle azalan ve artık ağrı kesicilerle dinmeyen ağrıları için doktora gitmişti. Aslında daha önce de çok defa bu ağrı için çare aramış; ama hep bel fıtığı olduğu söylenmişti. Dans etmeyi çok seven Ahmet G. hastalığının adını ilk öğrendiğinde doktoruna “Yani ben şimdi dans edemeyecek miyim?” diye sordu. Geç tanı konulması ve günümüzün etkili olduğu bilinen tedavilerinin o yıllarda mevcut olmamasından dolayı hastalık, belinden başlayıp ilerlemiş ve bütün omurgasını etkileyerek vücudunun öne doğru eğilmesi önlenememişti. Bu süreçte Ahmet G. dans etme hayallerinden uzak kaldı.

Barış G.’ye de dayısı gibi AS tanısı konuyor

Ahmet’in yeğeni Barış G. ilk doktora gittiğinde 16 yaşındaydı ve sağ diz eklemi 1-2 aydan beri şişmekteydi. Dayanılmaz ağrıları ve şişlik yürümesini engellemeye başlamıştı. Kucakta taşınarak gittiği son doktor ısrarla bel ağrısını soruyordu; ancak Barış G. hep dizini gösteriyordu. Doktor testlerine bel-omurga grafilerini de ekledi. Sonuçlardan sonra Barış G.’ye de Ahmet dayısının hastalığı tanısı konuldu: Ankilozan Spondilit.

Barış G.’nin tanısı konulduğunda annesi kardeşi Ahmet’in yaşadıklarını düşünüyor ve oğlu için endişelerine hakim olamıyordu. Ancak Barış G. hem erken tanı hem doğru ve etkin tedavi hem de sporla geleceğe umutla bakıyor.

Kaynak: (BHA) - Beyaz Haber Ajansı

Haberi Kaynağından oku: Beyaz Haber Ajansı

Not : Bu haber BEYAZ Haber Ajansı internet sitesinden, Yeniistiklal.com editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak geldiği şekliyle alınmıştır. Bu haberlerin hukuki muhatabı haber kaynaklarıdır. Haberlerle ilgili her tür şikayetinizi [email protected] adresimize gönderebilirsiniz.

  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Bizi Takip Edin
Facebook
Twitter
Instagram
Sağlık

24 saat boyunca aç kalırsak ne olur?

Saçlar Neden Beyazlar: Yaşlanmanın Görünür İzi ve Genetik Sırları

Yavaş ve Bilinçli Adımların Dansı: Japon Yürüyüşü

Matcha Çayı Nedir?

Ses Yalıtımlı panel

  • Radyofrekans ile Ağrı Tedavisi
  • Atardamar Nedir?
  • Bel Fıtığı Belirtileri Nelerdir?
  • Beyinde Damar Tıkanıklığı Neden Olur?
  • Damar Hastalıkları Belirtileri
  • Hemoraji Nedir?
  • Heparin Nedir?
  • Baş Ağrısında Orta Meningeal Arter Embolizasyonu
  • Kronik Subdural Kanamada Embolizasyon
  • Varis Tedavisinde Radyofrekans Yöntemi
  • Osteoid Osteoma Radyofrekans Ablasyon
  • Vertebroplasti Nedir?
  • TIPS Nedir?
  • Ameliyatsız Karaciğer Hemanjiomu Tedavisi
  • Kronik Prostatitte Embolizasyon Tedavisi
  • Bronşiyal Arter Embolizasyonu Nedir?
  • Karaciğer Tümör Ablasyon Tedavisi
  • Kemoembolizasyon (TAKE) Nasıl Yapılır?
  • Hemoroid Embolizasyonu Nedir?
  • Karaciğer Tümörü Tedavisinde Radyoembolizasyon
  • Prostat Embolizasyonu Başarı Oranı
  • Paratiroid Nodül Ablasyonu
  • Kafa İçi Basınç Artışına Neden Olan Serebral Venöz Bozukluk
  • Tiroid Nedir?
  • Sertleşme Sorunu Tanısında İleri Görüntüleme Teknikleri
  • Penil Venöz Kaçak Tedavisi
  • Miyom Ameliyatı ve Embolizasyonu Farkı
  • Eagle Sendromu Tedavisi
  • Beyin Anevrizması Embolizasyonu
  • Hidrosel Tedavisi
  • Ameliyatsız Fıtık Tedavisi
  • Tiroid Ameliyatı ve Embolizasyonu Farkı
  • Bel Fıtığı Tedavi Yöntemleri
  • Toplardamar Nedir?
  • Tıbbi Onkoloji Nedir?
  • Omurilik Nedir?
  • Omurga Anatomisi
  • Nodül Nedir?
  • Kanser Çeşitleri Nelerdir?
  • Ablasyon Nedir?
  • Anevrizma Nedir?
  • Topuk Dikeni Belirtileri
  • Kulak Çınlaması Neden Olur?
  • Biyopsi Alınması Tehlikeli Midir?
  • Diyabetik Ayak İyileşir Mi?
  • Serebrovasküler Hastalıklar
  • Karaciğer Kanseri Erken Evre Belirtileri
  • Stent Takıldıktan Sonra Nelere Dikkat Edilmeli?
  • Kanser Çeşitleri
Yeni İstiklal - Kıbrıs Haber- Kıbrıs Haberleri
Gizlilik PolitikasıHaber Kaldırma talebiReklam ve TanıtımRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

Kıbrıs Haber | Yazılım: Onemsoft

Haber GönderFirma Ekleİlan Ekle