Belki de ilk kez böyle başladı: Marslıların saldırısına uğradık...
1938 yılında radyoda duyulan bu anons kitle iletişim araçlarının tahmin ve kontrol edilemez etkisini gözler önüne serdi.
Ne olmuştu?
Oyuncu, yönetmen, yazar Orson Welles, kurucusu olduğu Mercury Tiyatrosu'nu radyoya taşıdı. H. G. Wells’in yazmış olduğu Dünyalar Savaşı romanını işlediğinde ise tüm ABD'yi kaosa sürükledi. Romanda anlatılanlar bir haber bülteni gibi sunuldu ve ortalık karıştı.
Neler yaşandı?
Polis, itfaiye ve ambulansların telefonları, radyoların, gazetelerin telefon santralleri kilitlendi.
Birçok yerde hayat felç oldu.
Sokaklarda delice koşturan on binlerce insan rapor edildi.
Yollar kapandı, trafik kilitlendi.
Sokaklarda ellerinde av tüfekleri ile uzaylı avlamaya çıkanlar oldu.

1938'den günümüze...
Kitle iletişim araçları günümüzde hayatın her alanına girdi... Sanal ağlarla birbirine bağlanan toplumla beraber artık hakikat sonrası (post-truth) dönem... Doğrular, duygu, inanç ve düşüncelere göre belirleniyor. Gerçeği ortaya koyacak standartlar silikleşti.
İletişim teknolojilerinin gelişmesi ile propaganda savaşlarına dönüşen 2016 ABD Başkanlık Seçimleri ve Brexit referandumu süreçleri bunun en iyi deney alanı oldu. Ardından 2016 yılında Oxford Sözlüğü tarafından yılın kelimesi de 'post-truth' seçildi.
Özellikle sosyal medyada ortaya çıkan bu örnekler, bazen propaganda amacıyla yayılıyor, komplo teorileri ile bezeniyor, kimi zaman yabancı istihbaratların da parmağı çıkıyor. Bu içeriklerin doğruluğunu bilimsel bilgiler değil duygu, inanç ve düşünceler şekillendiriyor.
Bazıları zararsız görülen bu tarz içerik ve paylaşımlar ilk defa eline silah alarak belki de ABD Kongre Baskını'nda ortaya çıktı. Baskında 1'i polis 5 kişi hayatını kaybetmişti. Kongre baskınını soruşturan Temsilciler Meclisi özel komitesi, dün sosyal medya şirketleri Facebook, Twitter, Reddit ile Google ve Youtube'un ana şirketi Alphabet'i ifade vermeye çağırdı.
İçeriklere inanarak paylaşan kullanıcılar adeta bir kar topu büyütüyor iddiaları... Birden bine, binden milyona ulaşıyor ve doğruluğu nesnel olarak tartışılmadan kabul görmeye başlıyor. İnanmak istenilen doğru artık hayatının bir parçası oluyor...
Sosyal medyada çok konuşulan bazı örnekler:
QAnon ve Pizzagate...
2017'de Donald Trump'un başkanlığı sırasında ortaya çıkan aşırı sağ oluşum QAnon, ABD Kongre baskınında başı çekti. İlk olarak 2017 yılında '4chan' adlı sitede Q rumuzlu bir kişi, ABD'ye ait çok gizli belgelere erişebildiğini iddia etti. Belgelere göre 45. ABD Başkanı Donald Trump'ın Washington'ı ele geçiren pedofili demokratlardan kurtarmak amacıyla tanrı tarafından gönderilmişti. QAnon'a göre Trump, uluslararası şeytani bir pedofil ağına karşı savaşmaktaydı. Birçok QAnon destekçisi bu isimlerin aynı zamanda ömürlerini uzatmak için çocukları kullandıklarını iddia ediyordu.

Elvis Presley ölmedi...
16 Ağustos 1977'de kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Elvis Presley'nin ölümünün sahte olduğu yönündeki teoriler, cenazesinin kaldırılmasından bu yana sürüyor. Facebook'ta kurulan 'Elvis Presley'nin Yaşadığının Kanıtı' isimli sayfa, yüz bine yakın takipçiye sahip. Bazıları FBI'ın bir mafya örgütüne sızması için muhbirlik yaptığı, ölüm tehditleri sonrası da kimliğini gizleyerek saklandığını söylüyor. Bazıları da mezar taşında isminin yanlış yazılmış olmasını kanıt olarak gösteriyor.
Diegorianlar
Arjantin’de efsanevi futbolcu Diego Armando Maradona’nın peygamber olduğuna inanların sayısı 100 bini geçti. Rosario şehrinde “Maradona Kilisesi”ni hayata geçiren grup kendilerine “Diegorian” adını verdi. Diegorianlar, Christmas’ı Maradona’nın doğum günü olarak kabul ediyor. Kiliseye göre içinde bulunduğumuz yıl Milattan Sonra (MS) 2022 değil, Diego’dan sonra 61...

The Simpsons
30 seneden uzun süredir devam eden çizgi dizi Simpsons'ın geleceğe dair ipuçları verdiğine inananlar sayısı hiç de az değil... Dizinin yazarları bu durumun, birçok kişinin tahmin ettiğinin aksine komplo teorileriyle ilişkilendirilemeyeceğini, dizide birçok konuda geleceğe dair tahminler yürütüldüğü için bunların gerçekleşmesi ihtimalinin yüksek olduğunu söylüyor.
(Sosyal medyada yayılan sahte bir içerik)Diana öldürdü mü
31 Ağustos 1997'de kaza sonucu yaşamını yitiren Prenses Diana’yı İngiliz gizli servisi MI6’in öldürdüğüne yıllardır kamuoyunun gündeminde. İddialara göre kazanın ardında magazin muhabirleri değil başka bir el vardı. 3 iddia ortaya atıldı:
1- İngiliz Kraliyet ailesi Diana'yı başına buyruk olarak görüyordu. Ölüm emrini verdi.
2- Prenses Diana, şoför Henri Paul'ü hedef alan mafya tuzağının kurbanı oldu. Dodi'nin babası Muhammed el Fayed hakkında istihbarat sağlayacağını vaat eden Paul sonradan sözünden caymıştı.
3- Prenses Diana, yanlışlıkla casuslar tarafından öldürüldü. Kraliçe'nin Prenses Diana'nın öldürülmesini istediğini zannediyorlardı.

Üst akıl, dış güçler...
Türkiye'de özellikle 2014 yılı sonrasında ayyuka çıktı. "Esenyurt'a kaybedersek Kudüs'ü, İslam'ı ve Mekke’yi kaybederiz" de denildi, Netflix dizisi La Casa De Papel Gezi Parkı protestolarının ikinci dalgasını yaratmak amacıyla mesaj verdiği de iddia edildi. En son dün yaşamına son veren bir üniversite öğrencisinin ölümü 'dış güçlere' bağlandı.
Lozan'ın gizli maddeleri
Lozan Antlaşması’nın 100 yıl geçerliği olduğu ve gizli maddeleri olduğu yıllardır tartışılır. Türkiye’nin bor ve petrol başta olmak üzere madenlerini çıkarmasının 100 yıl yasaklandığı öne sürülür. Bu ilginç iddiaya göre antlaşmanın süresi 2023 yılında dolacak, dolayısıyla 2023’ten itibaren Türkiye madenleri yer üstüne çıkarıp kullanarak ve ihraç ederek dünya devi olacaktır.

Albaylar İnce'yi kaçırdı
24 Haziran 2018'de yapılan cumhurbaşkanlığı seçimi sonuçları sırasında CHP adayı Muharrem İnce'nin TV ekranlarına çıkmaması üzerine bu komik iddia ortaya atıldı. Paylaşımlara göre YSK'nın önünde olacağını söyleyen Muharrem İnce albaylar tarafından alıkonulmuştu. Sosyal medyada yapılan paylaşımlara göre Muharrem İnce'nin çok konuşulan "Adam kazandı" mesajını da albaylar atmıştı. Bu kocaman bir yalandı... Muharrem İnce yaptığı açıklamada "Bunlar delirmiş. Bunları yazanlar gerçekten hasta" ifadelerini kullanmıştı.

Atatürk vs Yossi Cohen
Türkiye Cumhuriyet'in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün aslında Yahudi bir iş adamı Yossi Kohen olduğuna dair tezvirat özellikle Facebook'ta yıllarca dolaştı. Youtube'da yüzbinler izlenen videolara konu oldu. Bu paylaşımlarda gerçek Mustafa Kemal'in 1911’de Trablusgarp’ta şehit olduğu yerine ise Yossi Kohen'in geçtiğine dair saçma iddialara yer verildi.
MANSUR YAVAŞ MONTAJLANDI
Donald Trump'ın ABD Başkanı olmadan önce ABD Başkanı olarak gösterildiği The Simpsons bölümüne Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş montajlandı.

Bunlar sınırlı sayıda örnekler olmasına rağmen, her siyasi partiden, her ideolojik görüşten insanların, kendine göre eğip büktüğü bir 'gerçeği' olduğu ortada...
Hazar Şahsuvar
Haberi Kaynağından oku: Oda TV
Not : Bu haber ODATV internet sitesinden, Yeniistiklal.com editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak geldiği şekliyle alınmıştır. Bu haberlerin hukuki muhatabı haber kaynaklarıdır. Haberlerle ilgili her tür şikayetinizi [email protected] adresimize gönderebilirsiniz.






Yorum Yazın