MENU
  • Haberler
  • Video Galeri
  • Foto Galeri
  • Müzik
  • Sesli Köşe Yazıları
  • medya
  • Sinema
  • news
  • Aktüel
  • Para Kazanma
  • Tanıtım
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • Gizlilik Politikası
  • Haber Kaldırma talebi
  • Reklam ve Tanıtım
  • İLETİŞİM
  • Nöbetçi Eczaneler
Yeni İstiklal - Kıbrıs Haber- Kıbrıs Haberleri
DOLAR32.2053
EURO35.1156
GR ALTIN2500.6
ÇEYREK4111.0
Ankara
Yeni İstiklal - Kıbrıs Haber- Kıbrıs Haberleri
Yeni İstiklal - Kıbrıs Haber- Kıbrıs Haberleri
  • Ekonomi
  • Gündem
  • Magazin
  • Spor
  • Teknoloji
  • Sağlık
  • Eğitim
  • Dünya
  • Yemek Tarifleri
Kapat

Türkiye 7 kedi türüne ev sahipliği yapıyor

Ana SayfaFoto GaleriTürkiye 7 kedi türüne ev sahipliği yapıyor
Türkiye 7 kedi türüne ev sahipliği yapıyor

Başkaya, dünyada son yapılan çalışmalarda 41 kedi türü tespit edildiğini, bunlardan 7'sinin Türkiye'de yaşadığını belirtti ...

12 February, 2022, Saturday 12:10
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt
Abone ol

Başkaya, dünyada son yapılan çalışmalarda 41 kedi türü tespit edildiğini, bunlardan 7'sinin Türkiye'de yaşadığını belirtti.

Türkiye'deki kedi türlerinin büyüklüğüne göre pars, vaşak, karakulak, saz kedisi, yaban kedisi, Asya yaban kedisi ile ev kedisi olarak sıralandığını ifade eden Başkaya, yayılış alanları olarak bakıldığında vaşak ve yaban kedisinin ön plana çıktığını, ülkenin hemen her coğrafyasında 7 türün hepsine rastlayabildiklerini aktardı.

Başkaya, kedigillerin aynı zamanda iyi bir avcı olduğuna dikkati çekerek, bu canlıların besin yelpazesinin bir hayli geniş olduğunu dile getirdi.

Parsın genellikle geyik, yaban keçisi, dağ keçisi, yaban domuzu ve yaban tavşanı avladığını, bazen kuşlar ve sürüngenlerle de beslendiğini anlatan Başkaya, şöyle devam etti:

"Kedilerin, kendilerinden büyük canlıları avladıkları da bir gerçek. Bir yaban kedisi bile büyük memelilerin yavrularını ve gençlerini yakalayabiliyor. Kedilerin geniş bir beslenme yelpazeleri var ve o yüzden hayatta kalma kabiliyetleri ve ortama uyum yetenekleri yüksek. Nereye giderlerse gitsinler bir şekilde hayata tutunuyorlar. Kurbağadan balığa, fareden sürüngenlere, yılanlara, küçük memelilerden büyük memelilere kadar kuşları bile yakalayıp yiyebilen ve bu yönden besin tedarikinde çok sıkıntı çekmeyen türlerdir. Ülkemizde de oldukça uyum sağlamış durumdalar."

Başkaya, bu türlerin genellikle gece ve sabah erken saatlerde avlandıklarının, insanların kendilerini rahatsız etmeyeceği zaman dilimini seçtiklerinin altını çizdi.

Kedi türlerinin avlanırken tırnaklarını silah gibi kullandıklarını kaydeden Başkaya, "Kedilerin tırnaklarını içeri çekme kabiliyetleri olduğunu biliyoruz. Yani kınında saklıyorlar, ihtiyaç duyduklarında dışarı çıkartıyorlar. Yürüyüş esnasında tırnaklarının ucu yere değmez. O yüzden ayak izine baktığınızda bir kedinin tırnak izlerini genelde görmezsiniz. Saldırı anında açarak, resmen bir bıçak gibi tırnaklar ortaya çıkar. Kullanılmayıp saklandıkları için hem uçları çok sivri kenarları da jilet gibi keskindir. Hem taktıkları yere saplanıp hem de çekip yırtabilme yeteneği olan çok keskin birer silahtır kedilerin tırnakları." diye konuştu.

Kedi türlerini tehdit eden etkenler

Başkaya, kedi türlerinin yaşamını tehdit eden unsurların başında habitatların yok edilmesinin geldiğini belirterek, şunları söyledi:

"Kediler için en büyük tehlike türlere göre değişiyor. Her biri için aynı tehdit var ama genel olarak baktığımızda habitatların parçalanması, kaybolması, değiştirilmesi ve dönüştürülmesi gibi habitatlarla ilgili kayıplar gözümüze ilk çarpan etkenler. Diğer bir konu da bilinçsiz insanlar. İnsanlar 'bilinçsiz avcılar' diyor ama bilinçsiz olan avcılar değil, bilinçsiz insanlar diyelim. Çünkü onlar avcı değiller. Adam alıyor tüfeğini, tavuklarını korumak için tilkiyle, vaşakla mücadele ediyor kendisine göre. Tuzakla kapanla hatta zehir kullananları biliyoruz maalesef. Olmaması gereken, yapılmaması gerekenler. Çünkü diğer canlılara da zarar veriyor."

Bu konuda bilinçlendirme yapılmasının önemli olduğunu vurgulayan Başkaya, ayrıca yabani hayvanların yol açtığı zararlar için ABD ve Avrupa'da olduğu gibi vatandaşın zararının tanzim edilmesi yoluna gidilmesinin de hayvanların korunmasında önemli etken olabileceğini aktardı.

"Her tür evcilleştirmeye müsait değildir"

Başkaya, Türkiye'deki kedi türlerinin hepsinin hayvanat bahçelerinde bulundurulduğunu, özellikle pars, karakulak ve vaşak gibi türlerin dikkat çekici olduğunu belirtti.

Kaplan ya da aslanı evcilleştirdiği görülen insanlar olduğunu ancak bunun çok büyük tehlikeye yol açabileceğini dile getiren Başkaya, "Bu hem doğru bir şey değil hem de onlar evcilleştirilmiş hayvan olmuyor. Aslanı ve kaplanı 'Evcilleştirdim.' diyemezsiniz. Besleyen kişi, onu bıraktığı anda bir daha tutamaz, alıkoyamaz. Acıktıysa sahibini bile yer. Bir parsı alıp 'Bunu evcilleştireyim.' diyemezsiniz. Her tür evcilleştirmeye müsait değildir. Köpeği, atı, kediyi bir yere kadar evcilleştirirsiniz ama bu bahsettiğimiz kedigilleri alıp evcilleştirmeniz çok zor." dedi.

"Bütün dünyada evcil hayvan besleme noktasında patlama yaşanıyor"

Başkaya, Türkiye'de yaşayan türlerin en alt katmanında ev kedilerinin yer aldığını, bu türün de kendi arasında alt türlere ayrıldığını ifade etti.

Türkiye'ye has Van kedisi, Ankara kedisi gibi cinslerin en çok bilinenleri olduğuna dikkati çeken Başkaya, Malezya, Endonezya, İskoçya gibi ülkelerden, dünyanın çeşitli yerlerinden gelen kedilerin evde beslendiği gibi sokakta da görüldüğünü anlattı.

Prof. Dr. Şağdan Başkaya, şu değerlendirmede bulundu:

"Kedi sevgisi son yıllarda bütün dünyada arttı. Sadece Türk halkı değil, bütün dünyada evcil hayvan besleme noktasında patlama yaşanıyor. Bunun da kontrollü olması, bilinçli yapılması gerekiyor. Kediyi bir heves üzerine alıyorlar, 'Çocuğu sevdi.' diye alıyorlar sonra bakamayınca sokağa atıyorlar. Ötekine özenmek, 'Bende de olsun.' demek ama herkesin bakabileceği bir şeyden bahsetmiyoruz. Kediye bakması çok zordur, kafes kuşuna, balığa bakması zordur, kolay değildir. Hakikatten bakabileceksiniz, ölene kadar sizinle kalabilecekse almaya yeltenmek lazım. Yoksa aldınız, bir yıl sonra sizin ne yapacağınız belli değil, çocuğunuzun ne olacağı belli değil, kimin ona bakacağı belli değil ama 'Alalım, aşağıya koyalım.' olmaz."

"Çocuk istiyor diye, hava atalım diye alınacak bir şeyden bahsetmiyoruz"

Kedi ve köpek sahipleneceklere çağrıda bulunan Başkaya, "Kediniz, köpeğiniz hastalandı ve sizin için artık hiçbir işe yaramıyor, size mali bir külfet ve sizin zamanınızı alıyorsa bile bunları göze alabilecekseniz sahiplenin. Aksi takdirde bu taşın altına elinizi sokmamanız gerekiyor. Çocuk istiyor diye, hava atalım diye alınacak bir şeyden bahsetmiyoruz. Bu sonuçta bir can. Sonra sokaklarda kedi patlaması yaşanıyor." diye konuştu.

Sokaklara terk edilmiş çok fazla kedi ve köpek bulunmasının iyi bir şey olmadığına dikkati çeken Başkaya, "Bunun sonu çok iyi değil. Bütün dünya biliyor ki kuşlara en çok zarar veren yırtıcı, kedilerdir. Her yerde kedi besliyoruz hummalı bir şekilde, bakamadıklarımızı sokağa salıyoruz. Kısırlaştırarak da ardını alabileceğimiz bir pozisyondan çoktan çıktık gittik." ifadelerini kullandı.

Haberi Kaynağından oku: Yeni Şafak

Not : Bu haber YENİŞAFAK internet sitesinden, Yeniistiklal.com editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak geldiği şekliyle alınmıştır. Bu haberlerin hukuki muhatabı haber kaynaklarıdır. Haberlerle ilgili her tür şikayetinizi [email protected] adresimize gönderebilirsiniz.

KediTürBaşkayaEvcilYaban
  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Bizi Takip Edin
Facebook
Twitter
Instagram
Foto Galeri

Red Bull BC One Dünya Finali heyecanına geri sayım başladı

Cumhuriyetin 99. Yılında Çankaya'dan İki Sergi Birden

Komedide Vodvil Rüzgarı 'Şimdi Yandık' Amazon Prime'da

Yahudi Kültürü Avrupa Günü 13 Kasım’da İstanbullularla Buluşmaya Hazır

Ses Yalıtımlı panel

  • Radyofrekans ile Ağrı Tedavisi
  • Atardamar Nedir?
  • Bel Fıtığı Belirtileri Nelerdir?
  • Beyinde Damar Tıkanıklığı Neden Olur?
  • Damar Hastalıkları Belirtileri
  • Hemoraji Nedir?
  • Heparin Nedir?
  • Baş Ağrısında Orta Meningeal Arter Embolizasyonu
  • Kronik Subdural Kanamada Embolizasyon
  • Varis Tedavisinde Radyofrekans Yöntemi
  • Osteoid Osteoma Radyofrekans Ablasyon
  • Vertebroplasti Nedir?
  • TIPS Nedir?
  • Ameliyatsız Karaciğer Hemanjiomu Tedavisi
  • Kronik Prostatitte Embolizasyon Tedavisi
  • Bronşiyal Arter Embolizasyonu Nedir?
  • Karaciğer Tümör Ablasyon Tedavisi
  • Kemoembolizasyon (TAKE) Nasıl Yapılır?
  • Hemoroid Embolizasyonu Nedir?
  • Karaciğer Tümörü Tedavisinde Radyoembolizasyon
  • Prostat Embolizasyonu Başarı Oranı
  • Paratiroid Nodül Ablasyonu
  • Kafa İçi Basınç Artışına Neden Olan Serebral Venöz Bozukluk
  • Tiroid Nedir?
  • Sertleşme Sorunu Tanısında İleri Görüntüleme Teknikleri
  • Penil Venöz Kaçak Tedavisi
  • Miyom Ameliyatı ve Embolizasyonu Farkı
  • Eagle Sendromu Tedavisi
  • Beyin Anevrizması Embolizasyonu
  • Hidrosel Tedavisi
  • Ameliyatsız Fıtık Tedavisi
  • Tiroid Ameliyatı ve Embolizasyonu Farkı
  • Bel Fıtığı Tedavi Yöntemleri
  • Toplardamar Nedir?
  • Tıbbi Onkoloji Nedir?
  • Omurilik Nedir?
  • Omurga Anatomisi
  • Nodül Nedir?
  • Kanser Çeşitleri Nelerdir?
  • Ablasyon Nedir?
  • Anevrizma Nedir?
  • Topuk Dikeni Belirtileri
  • Kulak Çınlaması Neden Olur?
  • Biyopsi Alınması Tehlikeli Midir?
  • Diyabetik Ayak İyileşir Mi?
  • Serebrovasküler Hastalıklar
  • Karaciğer Kanseri Erken Evre Belirtileri
  • Stent Takıldıktan Sonra Nelere Dikkat Edilmeli?
  • Kanser Çeşitleri
Yeni İstiklal - Kıbrıs Haber- Kıbrıs Haberleri
Gizlilik PolitikasıHaber Kaldırma talebiReklam ve TanıtımRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

Kıbrıs Haber | Yazılım: Onemsoft

Haber GönderFirma Ekleİlan Ekle