MENU
  • Haberler
  • Video Galeri
  • Foto Galeri
  • Müzik
  • Sesli Köşe Yazıları
  • medya
  • Sinema
  • news
  • Aktüel
  • Para Kazanma
  • Tanıtım
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • Gizlilik Politikası
  • Haber Kaldırma talebi
  • Reklam ve Tanıtım
  • İLETİŞİM
  • Nöbetçi Eczaneler
Yeni İstiklal - Kıbrıs Haber- Kıbrıs Haberleri
DOLAR32.2053
EURO35.1156
GR ALTIN2500.6
ÇEYREK4111.0
Ankara
Yeni İstiklal - Kıbrıs Haber- Kıbrıs Haberleri
Yeni İstiklal - Kıbrıs Haber- Kıbrıs Haberleri
  • Ekonomi
  • Gündem
  • Magazin
  • Spor
  • Teknoloji
  • Sağlık
  • Eğitim
  • Dünya
  • Yemek Tarifleri
Kapat

Türkiye'yi "Girdap"a sokan ilişkiler deşifre oldu

Ana SayfaVideo GaleriTürkiye'yi "Girdap"a sokan ilişkiler deşifre oldu
Türkiye'yi "Girdap"a sokan ilişkiler deşifre oldu

Türkiye’de üst düzey yetkililer hangi şirketler için kime ricada bulunuyor? Eski Büyükşehir Belediye Başkanı, hangi şirketin sahibiyle yakın ...

11 February, 2022, Friday 17:15
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt
Abone ol

Türkiye’de üst düzey yetkililer hangi şirketler için kime ricada bulunuyor? Eski Büyükşehir Belediye Başkanı, hangi şirketin sahibiyle yakın ilişkiler kurdu? Paris İklim Anlaşması’nı imzalayan, Yeşil Kalkınma Devrimi’ni ilan eden Türkiye’de neler oluyor? Çevreyi korumak, karbondioksit salınımını azaltmak için atılması gereken adımlar atılıyor mu? İşte bu soruların yanıtları bir kitapta toplandı. Gazeteci İbrahim Gündüz, “Altın Girdap” ta Türkiye’nin yağmalanan ve talan edilen doğasını anlatmaya devam ediyor.

Bu röportajımızda İbrahim Gündüz’le “Altın Girdap”ı konuşacağız.

ODATV: Yaklaşık bir yıl önce “Altın Ölüm” kitabınızı yayınlamıştınız, şimdi de “Altın Girdap.” Nereden çıktı bu “Altın Girdap”?

İBRAHİM GÜNDÜZ:

Bildiğiniz gibi Türkiye’de adına madencilik denilen bir yağma-talan düzeni yıkıcı etkisini artırarak devam ediyor. “Altın Ölüm” kitabımız yayınlandıktan sonra bu alandaki çalışmalarımız durmadı. Altın Girdap, aslında Altın Ölüm’ün bir devam kitabı; Altın Ölüm’ün tamamlayıcı ekidir.

KÖŞE BAŞI AÇILAN OCAKLAR

Birilerinin ne iklim krizini anladığı var ne de koronavirüsü dinlediği. Onlar için iklim krizi, birtakım fonlardan yararlanmadan ibaret. Koronavirüs ise “ölen ölür, kalan sağlar bizimdir” felsefesini hatırlatıyor onlara. Fatsa’dan yola çıkarak Türkiye’de adına altın madenciliği denilen sistemin ülkeyi nasıl yıkıma ve çöküşe sürüklediğini dilimiz döndüğünce ve gücümüz yettiğince “Altın Ölüm” kitabımızda anlatmaya çalıştık. Ancak Türkiye’de altın madenciliğinin ötesinde bir yıkım ve talanın yaşandığı da zaman içinde daha da belirginleşti. Her köşe başına açılan taş ocakları, mermer ocakları ve kömürlü termik santrallerin de en az altın madenleri kadar yıkıcı etkilere sahip olduğu artık net bir şekilde görülüyor.

TÜRKİYE DERİNLERE ÇEKİLİYOR

Türkiye çok tehlikeli bir yol ayrımında. Birileri ülkenin dağlarını, ormanlarını, yaylalarını, meralarını, köylerini, su kaynaklarını “meta” olarak görüp satılığa çıkarmış durumda. Bunu da millete, “iş, istihdam, ekonomi” diye pazarlıyorlar. Onların “iş” dediği milletin köyünün yıkılması; onların “istihdam” dediği yüz binlerce ağacın bir çırpıda içindeki trilyonlarca canlıyla birlikte yok edilmesi; onların “ekonomi” dediği bu ülkenin can damarları olan yaylaların-meraların ve su kaynaklarının acımasızca zehirlenmesi. Bu bir ekonomi değil olsa olsa “ekokırım” olabilir. Tıpkı bir girdap gibi, adına madencilik denilen sistemle Türkiye derinlere doğru çekiliyor. Türkiye Cumhuriyeti toprakları üzerindeki her varlığı satılık bir meta olarak gören bir iktidar anlayışının 20 yılda geldiği nokta, ülke topraklarının satılması noktasıdır. Bu bir abartı olmadığı gibi mübalağa hiç değildir. Bu satırların her bir kelimesi acıtan doğrulardır.

ODATV: Kitabınızda çok dikkat çekici iddialar dile getiriliyor. Üst düzey yetkililerin bakanları araması, eski bir Büyükşehir Belediye Başkanı’nın şirket sahibiyle yakın ilişkiler geliştirmesi, bunların yazılması neden önemli sizce?

İBRAHİM GÜNDÜZ:

Altın Ölüm kitabımızı yazarken bazı bilgilere ulaşmak kolay olmamıştı. Kılı kırk yararak yaptığımız araştırmalar sırasında özellikle şirketlerin kazançları üzerinden devlete ödedikleri paylar konusunda net bir bilgiye sahip değildik. Ayrıca her yağma-talan ve vurgun sisteminde olduğu gibi siyaset ve ticaret arasındaki ilişkileri biliyor, duyuyor ama bazı detaylara ulaşmakta zorlanıyorduk. Vatandaşların oylarıyla kendisine “şehrül emin” sıfatı layık görülen belediye başkanlarının, vatandaşlarının haklarını, sağlığını ve topraklarını koruması gerekirken, tam tersine vatandaşı zehirleyen birtakım şirketlerle yakın ilişkilere girmesi ve bunun da “reel siyaset” diye sunulması karşı karşıya olduğumuz acı gerçeklerin bir yansımasıydı.

BELEDİYE BAŞKANLARI-KARTELLER İŞ BİRLİĞİ

Bu ülkede bir imzayla milletin bağları, bahçeleri, dağları, ormanları birilerine teslim ediliyor. Peki bu nasıl oluyor? Bu kararların arkasındaki ilişkiler neler? Siyaset-ticaret ilişkileri olmadan bu kararlar bu kadar kolay alınabilir mi? Nasıl oluyor da bu imzalar atılıyor? Bunları sorguluyorum. Bu dostluklar, arkadaşlıklar bazı belediyelerde kapıları açarken, bazı belediyelerde neden işlemiyor? Hekimhan’da, Bozüyük’de, Çanakkale’de belediye başkanları siyanür-sülfürik asit kartellerine karşı mücadele ederken, bazı belediye başkanları neden bu kartellerle iş birliğini tercih ediyor? İşte “Altın Girdap” ta bu sorulara yanıt vermeye çalışıyoruz.

FETÖ İLTİSAKLI ŞİRKET

Kitap kesinlikle sadece Fatsa’nın veya Ordu’nun zehirlenmesinin hikayesi değil. Ama Ordu-Fatsa çarpıcı bir örnek ve Türkiye’nin hemen hemen bütün bölgelerinde de benzer süreçler yaşanıyor. Siyanürlü madeniyle Ordu ve Fatsa bölgesini zehirleyen Bahar Madencilik, yeni bir ÇED başvurusu yaptı. Hem madeni daha da büyütmek hem de Fatsa’nın tepesine 50 metre derinliğinde bir zehir barajı kurmak istiyor. Bahar Madencilik’in bir özelliği var. Bahar uzun yıllar, FETÖ iltisakı nedeniyle devletin el koyduğu KOZA Altın’ın “alt taşeronluğunu” yapmış bir şirket. 2007-2013 yılları arasında neredeyse Koza’nın çalıştığı tek şirket. İşte bu Bahar Şirketi ÇED onayını bir türlü alamayınca, eski bir büyükşehir belediye başkanından yardım istiyor, o belediye başkanı da üst düzey bir yetkiliden yardım istiyor. Eski belediye başkanıyla Ordu ve Fatsa’yı zehirleyen Bahar Madencilik’in sahipleri arasında zaten yakın ilişkiler kurulmuş. Hatta bu ilişkiler Milas-Ören’de bir otel projesi yapacak kadar ilerlemiş.

ODATV: Devlet bu madenlerden ne kazanıyor? Her zaman soru işareti olmuştu. Sanırım kitabınızda bu konuda da yeni bilgiler ve çarpıcı detaylar var.

İBRAHİM GÜNDÜZ:

Evet sizin de altını çizdiğiniz gibi bu yağmacı-talancı şirketlerin bu kadar yıkıma ve ülkede sebep oldukları toplumsal çöküntüye rağmen devletin ne kazandığı konusu bazı noktalarda soru işaretiydi. Çünkü şirketler ve resmi kurumlar bu konuda ketum davranıyordu. İşte bu süreçte CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in soru önergeleri aydınlatıcı oldu. Çünkü Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’in Gürer’in soru önergelerine verdiği yazılı yanıtlar, bu konudaki eksikliği tamamlamış oldu. Yüzde 2’ydi bu kadar yıkımın karşılığı. Yani bu ülkenin toprakları, dağları, ormanları sadaka payıyla yağmalanıyordu. Köylüler topraklarından koparılıyor, üretim ağır darbe alıyor, şehirlerimiz daha yaşanmaz hale geliyordu.

HİÇBİR YERDE YAYINLANMAYAN BÖLÜMLER

Altın Girdap, Altın Ölüm’ün eksiklerini tamamlamayı, canı yanan vatandaşlarımıza yol göstermeyi; bu alanda çalışma yürüten gazetecilere, akademisyenlere ışık tutmayı amaçladı. Söylenen kuyruklu yalanlara, anlatılan masallara karşı insanlarımızın gerçekleri öğrenmesi ve neyle karşı karşıya olduklarını anlamaları için yazıldı. Kitapta daha önce hiçbir yerde yayınlanmayan bölümler olduğu gibi, bazı bölümleri ise “odatv” ve “medyaport” haber sitelerinde yayınlanan makalelerden oluşuyor. Aslına sadık kalarak kitaba aldığımız bu makalelerde gerekli güncellemeler yapıldı ve son gelişmeler eklendi.

YÜZEYSEL AÇIKLAMALAR

İnsanlık, Asurlulardan bu yana madenlere sahip olmak için savaşlar çıkarmış, milyonlarca insan bu savaşlarda ve iç çatışmalarda yaşamını yitirmiştir… Bugün de aynı anlayışla Türkiye dahil ülkelerin her türden maden varlığını ne pahasına olursa olsun ele geçirmek için politikalar üreten veya uygulayan devletler ve kurumlar bulunuyor. Ancak bugün durum çok farklı. Bugün yok olmakta olan bir dünyayla karşı karşıyayız. Bugün yer yüzüne vurulacak her kazma, kesilecek her ağaç ve yok edilecek tarım toprakları ve su kaynakları insan varlığının yer yüzündeki geleceğiyle yakından ilgilidir. Bugün adına madencilik denilen şey, üç bin yıl önce yapıldığı gibi yapılmıyor. Bir günde milyonlarca ton hacmindeki yer yüzü paramparça ediliyor ve ardından binlerce ton zehirli kimyasal topraklara, kayalara, sulara boca ediliyor. Yıkım, tahribat ve zararın boyutları üç bin yıl öncesiyle kıyaslanamaz. Yani “her şeyimizi madenlere borçluyuz, binlerce yıldır yapılıyor, doğanın kanunu bu” gibi yüzeysel ve basit açıklamalarla, yaşanan katliamları ve ekokırımları meşrulaştıramayız.

BU GEMİ BATTIĞINDA...

Bugün dünya ve insanlık, “olmak ya da olmamak” noktasındadır. Tüm ülkeler birbirlerine göbekten bağlı olduğu gibi, atılacak her adım bütün insanlığı ilgilendiriyor artık. Yapılan son bilimsel araştırmalara göre, bütün dünyadaki yeni doğmuş çocuklar hayatları boyunca, büyükanne ve büyükbabalarından yedi kat daha fazla aşırı sıcaklık dalgalarıyla karşı karşıya kalacaklar. Ayrıca üç kat daha fazla kuraklık, seller ve hasat felaketleri ile ayrıca 60 yıl önce doğmuş çocuklara göre iki kat daha fazla orman yangınlarıyla karşı karşıya kalacaklar. Çevresel faktörler dünya üzerinde 5 yaşın altındaki 1 milyon 700 bin çocuğun ölümünden sorumludur. İklim değişikliği bu çocukların en temel ihtiyaçları olan beslenme, su, temiz hava, eğitim ve sağlık hizmetlerine ulaşımını daha da zorlaştırmaktadır. Dünya uzay boşluğunda yüzen bir gemiyse eğer, bu gemi battığında ya da yaşanmaz hale geldiğinde kimsenin şansı olmayacaktır. Koronavirüs salgını bize dünyada kimsenin güvende olmadığını, olamayacağını göstermiştir. Milyonlarca yılda oluşmuş bir mekanizmayı kendi ellerimizle yerle bir edersek altında kalırız. Bunun “ama”sı, “fakat”ı yok.

Haberi Kaynağından oku: Oda TV

Not : Bu haber ODATV internet sitesinden, Yeniistiklal.com editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak geldiği şekliyle alınmıştır. Bu haberlerin hukuki muhatabı haber kaynaklarıdır. Haberlerle ilgili her tür şikayetinizi [email protected] adresimize gönderebilirsiniz.

İşMadenAltınÜlkeİlişkiler
  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Bizi Takip Edin
Facebook
Twitter
Instagram
Video Galeri

Yaparsa Kadın Yapar

Güney Kore'den Kuzey Kore'nin devriye gemisine uyarı ateşi

Zamlar AKP’li belediyeyi de vurdu

“485 bin üniversite mezunu kadın işsiz”

Ses Yalıtımlı panel

  • Radyofrekans ile Ağrı Tedavisi
  • Atardamar Nedir?
  • Bel Fıtığı Belirtileri Nelerdir?
  • Beyinde Damar Tıkanıklığı Neden Olur?
  • Damar Hastalıkları Belirtileri
  • Hemoraji Nedir?
  • Heparin Nedir?
  • Baş Ağrısında Orta Meningeal Arter Embolizasyonu
  • Kronik Subdural Kanamada Embolizasyon
  • Varis Tedavisinde Radyofrekans Yöntemi
  • Osteoid Osteoma Radyofrekans Ablasyon
  • Vertebroplasti Nedir?
  • TIPS Nedir?
  • Ameliyatsız Karaciğer Hemanjiomu Tedavisi
  • Kronik Prostatitte Embolizasyon Tedavisi
  • Bronşiyal Arter Embolizasyonu Nedir?
  • Karaciğer Tümör Ablasyon Tedavisi
  • Kemoembolizasyon (TAKE) Nasıl Yapılır?
  • Hemoroid Embolizasyonu Nedir?
  • Karaciğer Tümörü Tedavisinde Radyoembolizasyon
  • Prostat Embolizasyonu Başarı Oranı
  • Paratiroid Nodül Ablasyonu
  • Kafa İçi Basınç Artışına Neden Olan Serebral Venöz Bozukluk
  • Tiroid Nedir?
  • Sertleşme Sorunu Tanısında İleri Görüntüleme Teknikleri
  • Penil Venöz Kaçak Tedavisi
  • Miyom Ameliyatı ve Embolizasyonu Farkı
  • Eagle Sendromu Tedavisi
  • Beyin Anevrizması Embolizasyonu
  • Hidrosel Tedavisi
  • Ameliyatsız Fıtık Tedavisi
  • Tiroid Ameliyatı ve Embolizasyonu Farkı
  • Bel Fıtığı Tedavi Yöntemleri
  • Toplardamar Nedir?
  • Tıbbi Onkoloji Nedir?
  • Omurilik Nedir?
  • Omurga Anatomisi
  • Nodül Nedir?
  • Kanser Çeşitleri Nelerdir?
  • Ablasyon Nedir?
  • Anevrizma Nedir?
  • Topuk Dikeni Belirtileri
  • Kulak Çınlaması Neden Olur?
  • Biyopsi Alınması Tehlikeli Midir?
  • Diyabetik Ayak İyileşir Mi?
  • Serebrovasküler Hastalıklar
  • Karaciğer Kanseri Erken Evre Belirtileri
  • Stent Takıldıktan Sonra Nelere Dikkat Edilmeli?
  • Kanser Çeşitleri
Yeni İstiklal - Kıbrıs Haber- Kıbrıs Haberleri
Gizlilik PolitikasıHaber Kaldırma talebiReklam ve TanıtımRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

Kıbrıs Haber | Yazılım: Onemsoft

Haber GönderFirma Ekleİlan Ekle