MENU
  • Haberler
  • Video Galeri
  • Foto Galeri
  • Müzik
  • Sesli Köşe Yazıları
  • medya
  • Sinema
  • news
  • Aktüel
  • Para Kazanma
  • Tanıtım
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • Gizlilik Politikası
  • Haber Kaldırma talebi
  • Reklam ve Tanıtım
  • İLETİŞİM
  • Nöbetçi Eczaneler
Yeni İstiklal - Kıbrıs Haber- Kıbrıs Haberleri
DOLAR32.2053
EURO35.1156
GR ALTIN2500.6
ÇEYREK4111.0
Ankara
Yeni İstiklal - Kıbrıs Haber- Kıbrıs Haberleri
Yeni İstiklal - Kıbrıs Haber- Kıbrıs Haberleri
  • Ekonomi
  • Gündem
  • Magazin
  • Spor
  • Teknoloji
  • Sağlık
  • Eğitim
  • Dünya
  • Yemek Tarifleri
Kapat

Wilson Hastalığında Tanı Erken Koyulamazsa Süreç Karaciğer Nakline Kadar Gidebilir

Ana SayfaSağlıkWilson Hastalığında Tanı Erken Koyulamazsa Süreç Karaciğer Nakline Kadar Gidebilir
Wilson Hastalığında Tanı Erken Koyulamazsa Süreç Karaciğer Nakline Kadar Gidebilir

Nadir bir hastalık olan Wilson hastalığıyla ilgili Çocuk Gastroenteroloji Hepatoloji ve Beslenme Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Doğan, tanının erken ...

22 April, 2022, Friday 13:25
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt
Abone ol

Nadir bir hastalık olan Wilson hastalığıyla ilgili Çocuk Gastroenteroloji Hepatoloji ve Beslenme Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Doğan, tanının erken konulmasının önemine vurgu yaptı. Doğan, “Ülkemizde yaklaşık olarak 2.500 Wilson hastası olduğu tahmin edilmektedir. Ancak ülkemiz gibi akraba evliliğinin yüksek olduğu toplumlarda hasta sayısının daha fazla olabileceği unutulmamalıdır. Wilson hastalığı birincil olarak karaciğer ve beyinde aşırı miktarda bakır depolanmasına yol açan anormal bakır metabolizmasıyla ilişkili kalıtsal bir hastalık olup erken tanı hayati bir öneme sahiptir, karaciğer tedavisi mümkün olmayan bir hasara uğradıktan sonra hastada karaciğer nakline kadar gidebilecek bir süreç gelişebilir. Dolayısıyla erken tanı; karaciğerin korunmasında, nakil sürecine gitmeyi engellemede önemli bir süreçtir. Özellikle merkezi sinir sistemi tutulumu olan Wilson hastalarında erken tanı konulması geri dönüşümsüz bir beyin hasarını önlemede gene çok önemli bir unsurdur.” dedi ve ekledi: “Wilson hastalığında erken tanı konulması ve fazla bakırın vücuttan atılmasına yönelik tedavilerin erken dönemde başlanması ile hastalar normale yakın bir hayat sürebilir.

Wilson hastalığını, bakırın anormal birikimi ile karakterize kalıtımsal bir metabolizma hastalığı şeklinde tanımlayan Çocuk Gastroenteroloji Hepatoloji ve Beslenme Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Doğan, bu hastalığa dair önemli açıklamalarda bulundu.

Wilson hastalığının belirtileri genellikle yaş grubuna bağlı olarak değişmekle birlikte, en sık karaciğer ve merkezi sinir sistemi olmak üzere vücudun hemen hemen tüm organlarında bakır birikimine neden olabilecek bir hastalık olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yaşar Doğan, “Bakır birikiminin görüldüğü organa veya sisteme göre klinik belirtiler değişkenlik gösterebilir. Eğer bakır birikimi karaciğerde ise bu belirtiler karaciğer enzimlerinde yükselme veya tek başına karaciğerde büyüme olabileceği gibi, akut bir hepatit (karaciğer iltihabı) tablosundan kronik bir hepatit tablosuna veya karaciğer yetmezliğinin görülebileceği bir aşamaya kadar ilerleyebilir. Hastalık tutulumu yani bakır birikimi merkezi sisteminde olan Wilson hastalarında klinik belirtiler; hareketin aşırı olması (hiperkinetik) veya yavaşlığı (hipokinetik) şeklinde görülebilen hareket bozuklukları, konuşma bozukluğu, psikozlar (düşünce ve duyunun ağır oranda bozulumu), duygu durum değişiklikleri ya da kişilik değişiklikleri olabilir. Okul başarısının azalması çoğu hasta yakınının dikkatini çeken ilk kognitif (bilişsel) belirti olabilir. Hastadan hastaya bu belirtiler değişkenlik gösterebilir. Bunun dışında, her sisteme özgü belirtiler hastalarda gözlenebilir. Kemik bulguları, kalp tutulumu, hemolitik anemi (kırmızı kan hücrelerinin azalması) ya da akut hemolitik kriz şeklinde görülebilir. Böbrek tutulumu varsa böbrek fonksiyon bozukluğuna neden olabilecek çok sayıda klinik belirtilerle karşımıza çıkabilir.” şeklinde konuştu.

Wilson hastalığının tanısını koymak için ayrıntılı bir öykü ve fiziksel muayeneden sonra gerekli laboratuvar testlerinin yapılmasıyla mümkün olabileceğini söyleyen Prof. Dr. Yaşar Doğan, “Bu laboratuvar testleri; kan seruloplazmin düzeyi, serum bakır düzeyi, 24 saatlik idrarda bakır atılımı düzeyi, gerekirse karaciğerde biyopsi alımından sonra kuru karaciğer bakır düzeyi, alınmış olan biyopsinin histolojik incelenmesi, muayene esnasında gözde kayser-fleischer halkalarının ve sunflower katarakt dediğimiz katarakt belirtilerinin olması. Bu bulguların birkaç tanesinin yan yana gelmesiyle rahatlıkla tanı konulabilir.” dedi.

TANININ ERKEN KONULMASI HAYATİ BİR ÖNEM TAŞIYOR
Wilson hastalığında tanının erken konulmasının çok önemli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Yaşar Doğan şöyle devam etti: “Wilson hastalığı birincil olarak karaciğer ve beyinde aşırı miktarda bakır depolanmasına yol açan anormal bakır metabolizmasıyla ilişkili kalıtsal bir hastalık olup erken tanı hayati bir öneme sahiptir, karaciğer tedavisi mümkün olmayan bir hasara uğradıktan sonra hastada karaciğer nakline kadar gidebilecek bir süreç gelişebilir. Dolayısıyla erken tanı; karaciğerin korunmasında, nakil sürecine gitmeyi engellemede önemli bir süreçtir.”

Özellikle merkezi sinir sistemi tutulumu olan Wilson hastalarında tanı konmasında geç kalınır ise klinik süreçte görülen belirtiler ve organ hasarı geri dönüşümsüz bir aşamaya gelebilir. Merkezi sinir sisteminde klinik belirtiler belirginleşmiş ve süreç uzamış ise tedavi başlansa bile organ hasarı ve klinik bulgular geri döndürülemez olacağından dolayı Wilson hastalığında santral sinir sistemi bulguları kalıcı olabilir. Erken tanı konulması hayati önem arz edecek konulardan biridir.”

Geç dönemde tanı konulmuş çocuk hastalarda tabii ki organ fonksiyon bozukluklarının yanı sıra büyüme-gelişme geriliği olabileceğini ve büyümenin etkileneceğini ifade eden Prof. Dr. Yaşar Doğan, “Dolayısıyla büyümenin etkilenmesinde ve karaciğer fonksiyon bozukluklarına bağlı olarak sosyal yaşamında eksiklikler ve hastanın sosyal yaşamını etkileyen olumsuzluklar meydana gelecektir. Çocukluk döneminde Wilson hastalığının erken tanısı; çocukta oluşabilecek hem fiziksel hem organik zedelenmelerin önlenmesini sağlayacaktır hem de ileriki dönemde gelişebilecek olumsuz durumların oluşmamasına zemin hazırlayacaktır.” şeklinde açıklamalarda bulundu.

WİLSON HASTALIĞINDA TEDAVİ HİÇ AKSATILMADAN DEVAM ETMELİ
Wilson hastalığında tedavinin devamlılığının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Yaşar Doğan, “Eğer hasta düzeldikten sonra tedaviyi belli bir noktada kesmiş olursak daha önceki dönemde görmüş olduğumuz klinik bulgular tekrarlanma eğilimi göstereceğinden dolayı mutlaka tedavi hiç aksatılmadan devam etmeli, hayat boyu sürdürülmesi gereken bir tedavi süreci olduğunu hastalarımıza mutlaka bildirmemiz gerekli.” diye konuştu.

Kaynak: (BHA) - Beyaz Haber Ajansı

Haberi Kaynağından oku: Beyaz Haber Ajansı

Not : Bu haber BEYAZ Haber Ajansı internet sitesinden, Yeniistiklal.com editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak geldiği şekliyle alınmıştır. Bu haberlerin hukuki muhatabı haber kaynaklarıdır. Haberlerle ilgili her tür şikayetinizi [email protected] adresimize gönderebilirsiniz.

  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Bizi Takip Edin
Facebook
Twitter
Instagram
Sağlık

24 saat boyunca aç kalırsak ne olur?

Saçlar Neden Beyazlar: Yaşlanmanın Görünür İzi ve Genetik Sırları

Yavaş ve Bilinçli Adımların Dansı: Japon Yürüyüşü

Matcha Çayı Nedir?

Ses Yalıtımlı panel

  • Radyofrekans ile Ağrı Tedavisi
  • Atardamar Nedir?
  • Bel Fıtığı Belirtileri Nelerdir?
  • Beyinde Damar Tıkanıklığı Neden Olur?
  • Damar Hastalıkları Belirtileri
  • Hemoraji Nedir?
  • Heparin Nedir?
  • Baş Ağrısında Orta Meningeal Arter Embolizasyonu
  • Kronik Subdural Kanamada Embolizasyon
  • Varis Tedavisinde Radyofrekans Yöntemi
  • Osteoid Osteoma Radyofrekans Ablasyon
  • Vertebroplasti Nedir?
  • TIPS Nedir?
  • Ameliyatsız Karaciğer Hemanjiomu Tedavisi
  • Kronik Prostatitte Embolizasyon Tedavisi
  • Bronşiyal Arter Embolizasyonu Nedir?
  • Karaciğer Tümör Ablasyon Tedavisi
  • Kemoembolizasyon (TAKE) Nasıl Yapılır?
  • Hemoroid Embolizasyonu Nedir?
  • Karaciğer Tümörü Tedavisinde Radyoembolizasyon
  • Prostat Embolizasyonu Başarı Oranı
  • Paratiroid Nodül Ablasyonu
  • Kafa İçi Basınç Artışına Neden Olan Serebral Venöz Bozukluk
  • Tiroid Nedir?
  • Sertleşme Sorunu Tanısında İleri Görüntüleme Teknikleri
  • Penil Venöz Kaçak Tedavisi
  • Miyom Ameliyatı ve Embolizasyonu Farkı
  • Eagle Sendromu Tedavisi
  • Beyin Anevrizması Embolizasyonu
  • Hidrosel Tedavisi
  • Ameliyatsız Fıtık Tedavisi
  • Tiroid Ameliyatı ve Embolizasyonu Farkı
  • Bel Fıtığı Tedavi Yöntemleri
  • Toplardamar Nedir?
  • Tıbbi Onkoloji Nedir?
  • Omurilik Nedir?
  • Omurga Anatomisi
  • Nodül Nedir?
  • Kanser Çeşitleri Nelerdir?
  • Ablasyon Nedir?
  • Anevrizma Nedir?
  • Topuk Dikeni Belirtileri
  • Kulak Çınlaması Neden Olur?
  • Biyopsi Alınması Tehlikeli Midir?
  • Diyabetik Ayak İyileşir Mi?
  • Serebrovasküler Hastalıklar
  • Karaciğer Kanseri Erken Evre Belirtileri
  • Stent Takıldıktan Sonra Nelere Dikkat Edilmeli?
  • Kanser Çeşitleri
Yeni İstiklal - Kıbrıs Haber- Kıbrıs Haberleri
Gizlilik PolitikasıHaber Kaldırma talebiReklam ve TanıtımRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

Kıbrıs Haber | Yazılım: Onemsoft

Haber GönderFirma Ekleİlan Ekle