MENU
  • Haberler
  • Video Galeri
  • Foto Galeri
  • Müzik
  • Sesli Köşe Yazıları
  • medya
  • Sinema
  • news
  • Aktüel
  • Para Kazanma
  • Tanıtım
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • Gizlilik Politikası
  • Haber Kaldırma talebi
  • Reklam ve Tanıtım
  • İLETİŞİM
  • Nöbetçi Eczaneler
Yeni İstiklal - Kıbrıs Haber- Kıbrıs Haberleri
DOLAR32.2053
EURO35.1156
GR ALTIN2500.6
ÇEYREK4111.0
Ankara
Yeni İstiklal - Kıbrıs Haber- Kıbrıs Haberleri
Yeni İstiklal - Kıbrıs Haber- Kıbrıs Haberleri
  • Ekonomi
  • Gündem
  • Magazin
  • Spor
  • Teknoloji
  • Sağlık
  • Eğitim
  • Dünya
  • Yemek Tarifleri
Kapat

'Yoğun stres siğile sebep oluyor'

Ana SayfaHaberler'Yoğun stres siğile sebep oluyor'
'Yoğun stres siğile sebep oluyor'

Human Papilloma Virüs (HPV) diye bilinen virüs grubunun yaptığı bir hastalık olan siğil, virüsün derinin üst tabakasına yerleşerek kalınlaşmasına ...

28 January, 2022, Friday 00:40
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt
Abone ol

Human Papilloma Virüs (HPV) diye bilinen virüs grubunun yaptığı bir hastalık olan siğil, virüsün derinin üst tabakasına yerleşerek kalınlaşmasına neden oluyor. Sonrasında üreyerek çevre dokulara yayılan siğiller, derinin üst tabakasına yerleştiğinden genellikle deri renginde olsa da koyu renkli olanlarına da rastlanıyor. Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Gökhan Okan, siğiller hakkında merak edilenleri anlattı.

Deriyle aynı hizada olabildikleri gibi, deriden kabarık şekilde de görülebilen siğillerin her kişiye bulaşmadığını belirten Okan, “Yayılabilmesi için deri bütünlüğünün bozulması, bağışıklık sisteminin zayıflığı, bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullanımı önemli etmenlerdir. Alınan virüsün yayılmasında bağışıklık sistemi etkilidir. Yoğun stres, sıkı diyet, düzensiz beslenme, aşırı çalışma ve yorgunluk bağışıklık sistemini etkileyerek siğillerin yayılmasında kolaylaştırıcı etkiye sahiptir. Deride bulunan yaralar, çizikler ve tırnak yeme alışkanlığı, deri bütünlüğünü bozarak, virüsün içeriye girmesini kolaylaştırır” dedi.

‘Cinsel yolla en çok bulaşan hastalık olan genital siğilde, partner tedavisi şart’

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar arasında en sık görülenin siğiller olduğunu vurgulayan Okan, “Direkt kişiden kişiye temas yoluyla bulaşır. Nadiren dolaylı yollarla da geçebilir. Havuz, sauna, jakuzi, duş ve spor salonları siğillerin dolaylı bulaşma yerleridir. Açık kıyafet giyilmesi, çıplak ayak yere basılması, açık ayakkabı ve terlik kullanımı, sık havuza girme, tatilde kalınan yerlerin hijyenik olmaması gibi nedenler; siğillerin daha çok yaz mevsiminde bulaşmasının sebebidir. Genital siğiller genellikle cinsel temasla bulaşır. Bulaştıktan sonra hemen belirti vermeyebilir. Kuluçka dönemi aylarca sürebilir. Yakın temas sonrası bireyler birbirine bulaştırır. Farklı şekillerde, farklı renklerde görülür. Sıkı takip gerektirir. Partner tedavisi şarttır” açıklamasında bulundu.

Siğil en çok nerelerde görülür?

Okan, siğillerin eller, ayaklar ve yüz bölgesinde sık görülmekle birlikte vücudun her yerine yerleşebileceğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Verruca vulgaris dediğimiz yaygın siğiller, ayak tabanına yerleşen siğiller, düz siğiller ve genital siğiller sık karşılaşılan siğil çeşitleridir. Yaygın siğiller ellerde parmak çevresinde en sık görülür. Tek tırnak çevresini tutabildikleri gibi, koparma sonrası tüm tırnak çevrelerine de yayılabilir. Erkeklerde sakal bölgesi, kadınlarda bacak bölgesi siğillerin sık görüldüğü diğer alanlardır. Bu bölgelerde bulunan siğillerin yayılma ihtimali çok yüksektir. Ayak tabanına yerleşen siğiller genellikle deri yüzeyinden aşağıya doğru iner. Bu sebepten baskıya neden olup, ağrı yapar ve nasırla çok karıştırılır. Sayının birden fazla olması nasırdan daha çok siğil olduğuna işaret olabilir.”

‘Seyrini tahmin etmek mümkün değil’

Dermatoloji Uzmanı Okan, “Siğillerin nasıl seyir göstereceğini tahmin etmek mümkün değildir. Bazen yıllarca sabit kalabileceği gibi, bazen çok kısa sürede artış gösterebilir ve tedavi edilmesi önemlidir. Tedavi edilmediği zaman virüs yayılır, bu da tedaviyi güçleştirir” diyerek geç kalınmaması için uyarılarda bulundu.

Siğil için hangi tedavi yöntemleri kullanılıyor?

Siğillerin çeşitli şekilde tedavi edilebileceğini söyleyen Okan, “Seçilecek tedavi yöntemi hastanın yaşına, siğilin yerleştiği bölgeye ve hastanın kozmetik beklentilerine göre değişir. Siğillerin tedavisi zordur ve zaman alıcıdır. Tedavi yöntemlerinden hiçbirinin de yüzde yüz garantisi yoktur. Harici uygulanan ilaçlar, kriyoterapi, elektrokoterizasyon ve lazer yöntemi ile siğiller tedavi edilir. Bazı durumlarda siğiller tedavisiz kendiliğinden geçebilir. Özellikle çocuk hastalarda, tedavinin zor olduğu durumlarda, yayılma görülmüyorsa belirli süre tedavisiz beklenebilir. Harici uygulanan ilaçlar; ya deriyi eriterek ya da bağışıklık sistemi üzerine etki ederek siğilin ölmesini sağlar. Deriyi incelten ilaç kullanıldığında; sağlıklı derinin ilaçtan korunması, her uygulama öncesinde lezyonun enfekte olmamasına dikkat edilmesi ve ölü derinin aralıklı olarak uzaklaştırılması önemlidir. Bağışıklık sistemi üzerine etkili ilaçlar, bağışıklığı güçlendirerek siğilin tedavisine yardımcı olur” dedi.

‘Lazerle tedavi diğer yöntemlere göre daha pahalı’

Dermatoloji uzmanı, diğer üç tedaviden de bahsederek şu ifadeleri kullandı:

“Deriye sıvı nitrojen sıkılarak yapılan bir tedavi yöntemi olan krioterapi siğil tedavisinde sık tercih edilen bir yöntemdir. Aşırı soğuk olan sıvı nitrojen ile deri üzerindeki istenmeyen doku dondurularak öldürülür. Belirli aralıklarla tekrarlanması gerekir. Uygulamanın yapıldığı alanda kabuklanma ya da su toplanması görülür. Birkaç seans gerekebilir. Tedavi sonrası yaraya antibiyotikli pomat kullanılması önerilir. Anestezi gerektirmeyen bir işlemdir. Kozmetik sonuçları iyidir. Çalışma hayatında zorluğa neden olmaz. Koterizasyon işleminde, elektrik akımıyla siğiller yakılarak deriden uzaklaştırılır. Anestezi altında yapılan bir işlemdir. Siğilli olan deri çıkartıldığından, oluşacak açık yara bakımı önemlidir. İz kalma ihtimali vardır. Lazer yöntemi, siğil tedavisinde uygulanan bir diğer yöntemdir. Diğer tedavi yöntemlerine göre daha pahalıdır ve tekrarlama riski diğer yöntemlerden üstün değildir.”

Siğillerin tekrarlamaması için neler yapılmalı?

Siğillerin tekrar çıkıp çıkmayacağı ve nerede tekrarlayacağının önceden bilinemeyeceğini aktaran Okan, “En sık tekrarlama riski ilk 6 aylık sürededir. Bu sürede hastaların takip edilmeleri önemlidir. Tedavi, sadece görünen siğilleri ortadan kaldırmaktadır. Fakat hücrelerin içine yerleşen, görünmeyen virüsler de bulunmaktadır. Genelde tekrarlama cilt altında görünmeyen siğillerden dolayı olur. Tedavi sonrası kişinin yaşam tarzına dikkat etmesi, hastalığın tekrarlamasını geciktirmede önemlidir” dedi.

‘Siğili olan kişi ağda, manikür, pedikür yaptırmamalı’

Siğillerin bulaşmaması için bazı önlemler almak gerektiğini belirten Okan, bu önlemleri sıraladı:

“Çıplak ayakla yerlere basılmamalıdır. Havuz, sauna, plaj ve hamam gibi ortak kullanım alanlarında terliksiz dolaşılmamalıdır. Başkalarının terlikleri giyilmemelidir. Başkalarıyla ortak eşya kullanılmamalıdır. Yüz siğilleri olan kişiler tıraşa dikkat etmelidir. Bacaklarında siğil olan kadınlar ağda yaptırmamalıdır. Ellerinde, ayaklarında siğili bulunan kişiler manikürden, pedikürden kaçınmalıdır. El siğilleri tokalaşma yoluyla yayılabileceğinden dikkatli davranmalıdır. Genital siğiller açısından HPV aşısı koruyucu özellik taşımaktadır.”

Haberi Kaynağından oku: TR Sputnik

Not : Bu haber TR SPUTNİK internet sitesinden, Yeniistiklal.com editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak geldiği şekliyle alınmıştır. Bu haberlerin hukuki muhatabı haber kaynaklarıdır. Haberlerle ilgili her tür şikayetinizi [email protected] adresimize gönderebilirsiniz.

DeriTedaviSiğilSıkTek
  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Bizi Takip Edin
Facebook
Twitter
Instagram
Haberler

DAHA 17’DE “MANİFEST” SÜRPRİZİ

Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları Hadis Tarihi Külliyatını Genişletiyor

Bir Satışın Gerçek Değerini Ancak Tahsilat Tamamlandığında Anlarsınız

Veri Güvenliği Açısından Avusturya Kurumsal Hosting Hizmetlerinin Önemi

Ses Yalıtımlı panel

  • Radyofrekans ile Ağrı Tedavisi
  • Atardamar Nedir?
  • Bel Fıtığı Belirtileri Nelerdir?
  • Beyinde Damar Tıkanıklığı Neden Olur?
  • Damar Hastalıkları Belirtileri
  • Hemoraji Nedir?
  • Heparin Nedir?
  • Baş Ağrısında Orta Meningeal Arter Embolizasyonu
  • Kronik Subdural Kanamada Embolizasyon
  • Varis Tedavisinde Radyofrekans Yöntemi
  • Osteoid Osteoma Radyofrekans Ablasyon
  • Vertebroplasti Nedir?
  • TIPS Nedir?
  • Ameliyatsız Karaciğer Hemanjiomu Tedavisi
  • Kronik Prostatitte Embolizasyon Tedavisi
  • Bronşiyal Arter Embolizasyonu Nedir?
  • Karaciğer Tümör Ablasyon Tedavisi
  • Kemoembolizasyon (TAKE) Nasıl Yapılır?
  • Hemoroid Embolizasyonu Nedir?
  • Karaciğer Tümörü Tedavisinde Radyoembolizasyon
  • Prostat Embolizasyonu Başarı Oranı
  • Paratiroid Nodül Ablasyonu
  • Kafa İçi Basınç Artışına Neden Olan Serebral Venöz Bozukluk
  • Tiroid Nedir?
  • Sertleşme Sorunu Tanısında İleri Görüntüleme Teknikleri
  • Penil Venöz Kaçak Tedavisi
  • Miyom Ameliyatı ve Embolizasyonu Farkı
  • Eagle Sendromu Tedavisi
  • Beyin Anevrizması Embolizasyonu
  • Hidrosel Tedavisi
  • Ameliyatsız Fıtık Tedavisi
  • Tiroid Ameliyatı ve Embolizasyonu Farkı
  • Bel Fıtığı Tedavi Yöntemleri
  • Toplardamar Nedir?
  • Tıbbi Onkoloji Nedir?
  • Omurilik Nedir?
  • Omurga Anatomisi
  • Nodül Nedir?
  • Kanser Çeşitleri Nelerdir?
  • Ablasyon Nedir?
  • Anevrizma Nedir?
  • Topuk Dikeni Belirtileri
  • Kulak Çınlaması Neden Olur?
  • Biyopsi Alınması Tehlikeli Midir?
  • Diyabetik Ayak İyileşir Mi?
  • Serebrovasküler Hastalıklar
  • Karaciğer Kanseri Erken Evre Belirtileri
  • Stent Takıldıktan Sonra Nelere Dikkat Edilmeli?
  • Kanser Çeşitleri
Yeni İstiklal - Kıbrıs Haber- Kıbrıs Haberleri
Gizlilik PolitikasıHaber Kaldırma talebiReklam ve TanıtımRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

Kıbrıs Haber | Yazılım: Onemsoft

Haber GönderFirma Ekleİlan Ekle